9. BÖLÜM | YENİ BİR BAŞLANGICIN
Yazar: Rossoball

#TenisRaketi veya #tenisraketiwattpad kullanarak X'de paylaşımlar yaparsanız beni etiketlemeyi unutmayın. Hepsine bakıyorum. X : pinklilylza / Ig : ballrosso Keyifli okumalar. ❥ Chappell Roan • Good Luck, Babe 9. BÖLÜM | YENİ BİR BAŞLANGICIN İLK ADIMLARI "İlk maç." dedi. Dalgındı. Başımı hafifçe ona çevirdim. "Nasıldı?" Koralp karşıya bakmaya devam etti. Havanın karanlığı denize vuruyordu. Karşıdaki evlerin ışıkları ise gecenin karanlığını aydınlatıyordu. "Küçüklüğümden beri o anı bekliyordum. Hep maça çıkmak için hazırlandım. O gün geldiğinde ise sanki hâlâ hayal görüyor gibiydim." Derin bir nefes aldı. "Ailemle beraber gitmiştik. Üniversitenin de ilk dönemiydi. Okulun yarısında maça çıktım. O süreçte hiç odaklanamamıştım derslere." O için kendi kendime benim gibi dedim. Şimdi ben nasıl derslere odaklanamıyorsam o da odaklanamıyormuş. Bu arada Koralp bende bir yaş büyük. Bu yüzden o zamanlar hiç karşılaşmadık. Zaten karşılaşmış olsaydık onu asla unutmazdım. Hatta belki de Doğu ile değil de onunla sevgili olmak bile isterdim. Peki şimdi? Şimdi istemezdim. Çünkü Doğu beni bir enkaza çevirdi. Daha yeni yeni kendime geliyorken, onunla olmak hem ona hem de kendime yapacağım en büyük kötülük olurdu. "Maç... Çok güzel geçti. İlk maçım olmasına rağmen oldukça güzel bir sayı aldım. Karşımdaki oyuncu bile beni tebrik etti. İlk ödülümü Yunanistan'da aldım. Boynuma astıkları o madalya bana verilen en güzel şeydi." Koralp'in dudakları yukarı doğru kıvrıldı. Bunu görünce bende tebessüm ettim. "Zor geldi mi peki? İlk maç." diye sordum. Koralp başını evet dercesine salladı. "Hem okul hem de maç çok zordu. Bende zaten bir tarafı seçtim o zaman... Bu arada ikinci dönem düzelttim derslerimi. Sadece ilk dönem maça odaklandım. Her gün hiç durmadan çalıştım." Başına bana çevirdi. "Bazen sahada sabahlıyordum." Ona şaşkınca baktım. "Hiç sahada sabahlamadım. Yani belki de ben senin kadar çalışmıyorumdur. Belki de ilk maçı kazanamam." Koralp başını yana eğdi ve gözlerini kıstı. "Benim yaptığımda çok büyük bir hataydı." "Nasıl?" "Kendimi çok zorladım. Kimseyle arkadaş olmadım. Kimseyle tanışmadım. Yani her şeyi boş verdim. Sadece tenis vardı hayatımda." Gözlerimi kaçırdım. Ellerim baktım. "Galiba şimdi bende öyle yapıyorum." "Yapma." dedi Koralp. Başımı ona çevirdiğimde konuşmaya devam etti. "Tenis güzel bir spor. İnsanı içine çekiyor ama bizden hayatımızı onun için bırakmamızı da istemiyor." "Bencil olmayayım yani?" dedim güler gibi. O gülmedi. "Bencil değilsin. Sadece sevdiğin bir şey için çok fazla uğraşıyorsun." Yutkundum. Beni anlaması beni her defasında afallatıyordu. Bir an için İdil'in dediğini düşündüm. Gerçekten Doğu değil de ilk onunla karşılaşsaydım... İşte o zaman belki de hayatım daha güzel olabilirdi. Koralp nedensizce bana bunu hissettiriyordu. Ben bunları düşünürken ise o maçın ince ayrıntılarından bahsetti. Nelere dikkat etmeliyim ya da nelerden ilham almalıyım. Hepsini teker teker anlattı. Başını tekrardan denize çevirdi. "Maçtan sonra ikinci maçım için çalışmaya da başladım. Fakat bu defa çok farklıydı." Artık ilk maçını konuşmamız bitmişti. O dayanamamış bana ikinci maçını da anlatmaya başlamıştı. Ben ise onu hiç sıkılmadan dinliyordum. "İkinci maçın neredeydi?" diye sordum. "Almanya." "Nasıl geçti?" Bunu sordum çünkü sanki bu maçı istediği gibi geçmemiş gibiydi. "Güzeldi. Sadece..." Ne olmuştu? Neden böyle dalgındı anlamadım. "Üniversitenin ilk senesi bitmişti. İkinci senesinin sonundaydım. Artık üçüncü seneye geçecektik. Her şey oldukça güzel ilerliyordu. Eskisi gibi kendimi sıkıp sadece tenisle ilgilenmedim. Okulumu ve tenisi aynı anda yürütmeye alıştım. Hatta arkadaşlarım oldu. Furkan mesela... Onunla tanıştım ilk ve sonra daha birçok arkadaşım oldu." Durakladı. Derin bir nefes aldı. "Sevgilimde oldu." İşte o an ondan gözlerimi kaçırdım. Bende denize bakmaya başladım. Yine ellerimle de oynuyordum. Aslında küçüklüğümden beri yaptığım büyük bir saçmalık vardı. Parmaklarımın kenarlarını soymaya çalışırdım. Yine onu yapıyordum. Bi…