❥ GİRİŞ
Yazar: Rossoball

Bölüm görselleri

Hoş geldiniz!!! Eğlenceli bir kurguyla geldim. Uzun zamandır böyle eğlenceli bir kurgu yazmak istiyordum. Bence çok güzel bir kitap oldu. Umarım sizde severek okursunuz. Bu kitap iki serilik olacak. Diğer kitab bu kitap final olduktan sonra yayınlanacak. X : pinklilylza #TenisRaketi veya #tenisraketiwattpad kullanarak X'de paylaşımlar yaparsanız beni etiketlemeyi unutmayın. Hepsine bakıyorum. Instagram : ballrosso Buradan da bölüm alıntıları, bölüm sayaçları ve bölüm hakkında sohbetler ediyoruz. Gelebilirsiniz. Oy verdiyseniz ve yorum yapmaya hazırsanız başlıyoruz!! Keyifli okumalar. ❥ Gracie Abrams • That's So True GİRİŞ Kendimi şu an parçalanmış bir raket gibi hissediyordum. Çünkü az önce aldatıldığımı öğrenmiştim. Evet, tam olarak az önce. Karşıma geçip sanki yaptıkları çok normalmiş gibi bana seni aldattım demişti. Sadece bunlarda değildi söyledikleri. "Sen bencil bir kızsın, Esin." "Senin kendinden başka kimsen yok." "Özür dilerim ama böyle giderse zaten kimsen de olmayacak. Çünkü tek düşündüğün kendin ve şu saçmalık olan tenis sevdan." "Kafanı kaldırıp etrafına bile bakmıyorsun sen. " "O maçı da kaybedeceksin. Bu bencilliğin ve hırsın yüzünden." Sahanın içine girdim. Yıllardır çalıştığım saha bir anda gözüme yabancı geldi. Yavaşça, elimdeki raketi sıkıca tutarak sahanın ortasına geldim. Bu raketin, sahanın kapısına bırakılmış olduğunu görünce elime almıştım. Yine onun sesi yankılandı kulaklarımda. "Beni bu yüzden mi aldattın?" Diye sormuştum ona. "Evet! Evet, çünkü ben bencil bir kadını sevmek istemiyorum. Elindeki o raketini seçerek beni yok saymandan nefret ediyorum. Bak, ben gerçekten denedim ama olmuyor. Sen ve ben olamıyoruz, anla." "O seni çok mu seviyor?" Diye sordum. Sadece düz bir yüz ifadesiyle karşısına geçip bu soruları sordum. Ağlamadım. "Bilmiyorum ama senden çok sevdiğine eminim." Solumda duran tenis toplarının olduğu sepetten, bir tenis topu aldım. Elimde çevirerek ilk önce topu inceledim. Yıllarımı vermiştim tenise. Daha altı yaşındayken bir televizyon ekranından görmüştüm. İki kadın ellerindeki tenis raketiyle bu elimde tutuğum tenis topuna vuruyorlardı. Maç o kadar heyecan vericiydi ki, bazen heyecanlanıp yerimden kalkıyordu. Babam benim bu hallerimi görünce bana bir soru yöneltmişti. "Esin, o maçta ki kadınlardan biri olmak ister misin kızım?" Bir süre beklemiştim. Kafamı çevirip kadınlara baktım. Ne güzel duruyorlardı sahanın içinde. Üstlerinde sporcu atletleri ve kısa şort etekler vardı. Kafalarına da güneşten korunmak için şapka takmışlardı. Fakat benim gözlerim ellerinde tenis raketlerindeydi. Babama döndüm tekrardan. "Benimde tenis raketim olsun istiyorum, baba. Hem belki üstünde ismim de yazar." Babam güldü. "Peki, ama o rakette ismini yazdırmak için harika bir tenisçi olman gerekiyor. Eğer olamazsan, isminde üstünde yazmaz." O gün kararlı bir ses tonuyla. "Olacağım. Raketimde de adım yazacak göreceksin baba." Fakat daha olamamıştım. Bir süre sonra topu havaya atarak raketimle topa vurdum. Sahanın karşısına düşen topla zihnimde anılar canlanmaya devam etti. "Sevgilim. Hadi gel beraber yemek yiyelim." "Olmaz, bugün tenis hocamla çalışacağız." Bir tenis topu daha aldım elime. Yine bütün gücümle, raketle topa vurdum. Top yerde sekerek sahanın dışına çıktı. "Esin! Bak şu oyun aşırı güzel. Gel sana da öğretiyim beraber oynarız." "Sevgilim, tenis raketimi tamir ediyorum gelemem şu an sen oyna." Bir top daha çekip aldım sepetten. "Seni çok seviyorum." "Bende, seni çok seviyorum." "Okul bittikten sonra beraber mi yaşasak." "Olur, ama benim maçlarım olacak durmadan. Yurt dışına falan çıkmam gerekecek, o zaman ne yapacaksın sen bensiz?" "Bende seninle gelirim." Bir top daha aldım sepetten ve daha da sert vurdum. "Bende seninle gelirim!" Diye bağırdım. Durmadan zihnimde onunla olan anılarım canlanıyordu. Bu da beni sinirlendirdiği için durmadan tenis topu alarak, raketimle sahanın diğer tarafına atıyordum. "Bak böyle tutuyorsun." Ona raket nasıl tutulur göstermiştim. İlk defa tutuğu için yamuk tutsa da bi…