Temas Hattı (+18)

Hafifleyen Yük, Derinleşen Hikâye

Yazar:

Temas Hattı (+18) - Almina kitap kapağı
Temas Hattı (+18) kitap kapağı

🎶 Ekin Uzunlar&Kimbureyhan-Enkaz "Sesimi duyan var mı?" Bu sesi son kez işittiğim gün, sessizliğin nasıl can yaktığını öğrendim. Kardeşimle birlikte çocukluğumu da bırakmıştım o enkazın altında. Arda, ikizim, daha beş yaşındaydı. Sanki benden önce gideceğini biliyormuş gibi, hayata da benden beş dakika önce tutunmuştu . O gün, henüz tam donmamış betonun üzerine çıkıp, "Sen de gelsene Ada, hadi birlikte zıplayalım," demişti elini uzatarak. Her zıplamada biraz daha derine batıyordu minik ayakları. Onu indirebilmek için uzanmış ama batmaktan korktuğum için birden geri çekilmiştim. "Burada biri daha var, sinyal alıyorum." Uğultulu bir ses sızdı düşüncelerimin arasına, beni geçmişten çekip bugüne savuran derin bir acıyla. "Sessiz olun, tekrar dinliyorum." Bugün olduğu gibi o gün de tepkisiz kalmış, Arda'yı betonun üzerinde bırakıp Tarçın'ın yanına koşmuştum. Onu görünce, aklımdan Arda'da dahil her şeyi unutmuştum. O unutkanlığın bedeliyse, aynı gün içinde iki kayıp vermek olmuştu. "Tahtaların altından bir uğultu geldi!" "Yaklaşın, ama dikkatli olun tavan hâlâ oynuyor." Bedenim bulunduğum yerdeydi, ruhum ise geçmişin derinliklerindeydi hâlâ. "Sesimi duyan var mı?" Duyuyordum ama dayanamıyordum. Özlemek, geri dönüşü olmayan bir cana duyulduğunda, zamanla acıların en büyüğünü yaşatıyordu insana. "Duyuyorsan eğer, küçükte olsa bir tepki ver!" Verememiştim, önce Tarçın'ın dikenleri batar diye, sonra da ayaklarım betona gömülür diye korkup hiçbir tepki verememiştim. "Biraz daha açın!" Sesler giderek yaklaşırken ben uzaklaşıyordum. Göğsümdeki baskı arttığında hatırladım, bir enkazın altında değil bir bedenin içine sıkışmıştım . Dudaklarım kanla örtülü teninde, zorlukla aldığım her nefes sanki onun içindeydi. Orada döndüm hayata. Eğer şimdi vazgeçersem, bu defa da onu kaybedecektim. Yavaşça parmaklarımı oynatmaya çalıştığımda başardım, elim sert bir şeye değdi. Kendimi biraz daha zorlayıp üzerimdeki bedeni yokladım. Yüzü ıslak fakat sıcaktı. N'olur ölme yabancı, bana bu acıyı bir kez daha yaşatma. "Buradayız!" Nefesim elverdiğince bağırırken yan tarafıma dönüp ağzımdaki kum ve kanlı tadı tükürmeye çalıştım. "Bulduk! Ses, tam buradan geliyor." Yaklaştıklarını artık sadece duymuyor, hissediyordum. Her nefesimde içime dolan o keskin tatla birlikte, "İki kişiyiz," diye seslendim. Metalin sürtünmesi, tahtanın kırılışı yankılandı, üzerimizdeki ağırlık hissedilir derecede azalıyordu. "Üzerimde bir deli var!" Tanımadığı biri için kendi hayatını hiçe sayacak kadar deli. "Seni duyuyoruz, konuşmaya devam et. Nefes alıyor mu?" Kalbim sıkışırken içimden sadece umarım demek geçti. Elim titreyerek yüzüne gittiğinde tozun, ağır kan kokunun içine tarçın kokusu sızdı. Çok hafifti ama beni geçmişe çekmeye yetecek kadar oradaydı. "Bilmiyorum," dedim o kokuya tutunarak. Yüzünü avuçlayıp başını yavaşça kendime doğru çevirdim. Dudaklarım yüzüne değiyordu, belki de dudaklarının hemen yanına. Böyle bir anda bunu fark etmenin ne kadar anlamsız olduğunu bilsem de içimden tuhaf bir utanç yükseldi. Başımı hafif çevireceğim sırada çok hafif bir hava dokundu yüzüme. "Yaşıyor!" diye bağırdım nefes nefese. "Duyabiliyor musunuz beni? Sanırım yaşıyor!" "Nabzını kontrol edebilir misin?" Bedenimdeki ağrıları bir anlığına unutup elimi yavaşça kaydırdım, parmaklarım teninde gezine gezine boynunu bulduğunda belirgin bir şekildi bastırdım ve tam orada, çok hafif bir atış hissettim. "Var!" dedim heyecanla. "Çok zayıf ama atıyor!" Sanki bunu ona da söylemem gerekiyormuş gibi başını biraz daha kendime yaklaştırdım, kolum acıyla karşılık verse de bırakmadım. Dudaklarımı yüzüne iyice yaklaştırıp nefesini aradım; karanlığın içinde bir iz, bir işaret bulur gibi. Ve başarmış, bulmuştum, nefes alıyordu, artık emindim. Gözlerim dolarken, "Yaşıyor!" diye bağırdım yeniden. "Lütfen elinizi çabuk tutun!" "Güzel," dedi başka biri. "Seni duyuyor olabilir, konuştur onu, uyanık tut!" "Hey! Seni sersem!" diye bağırdım bir anda kulağına. Öyle bir durumdaydım ki, sağlıklı düşünemiyordum haliyle. Ye…

Bölümün tamamını WritePad'de oku