Temas Hattı (+18)

Kalbim Anlaşmaya Uymadı

Yazar:

Temas Hattı (+18) – Almina kitap kapağı
Temas Hattı (+18) – Almina kitap kapağı

🎶 Niran Ünsal-Haktan Ada İnsan evlenmek istemediği bir adamın kendisini gelinlikle görmesini bu kadar merak etmemeliydi. Bense kapının kolu aşağı inerken elimdeki buketi biraz daha sıkı tutmuş, Atlas'ın yüzünde belirecek ilk ifadeyi kaçırmamak için gözlerimi kapıya dikmiştim. Ona hâlâ kırgındım, hâlâ kızgındım. Üstelik az önce söylediklerini de o kadını unutmaya da hiç niyetim yoktu. Ama bütün bunlar, beni ilk kez böyle göreceği gerçeğinin içimde yarattığı heyecanı susturmaya yetmiyordu. Gururum başka, üzerimdeki gelinliğin içinde kıpır kıpır olan kadın başka tarafa çekiyordu beni. Kapı açılıp Atlas eşikte belirdiğinde olduğum yere çivilendim. O an kırgınlığımın, öfkemin, gururumun arasından son derece uygunsuz bir düşünce sıyrıldı. Bu kadar yakışmaması gerekiyordu. Bir insanın damatlık giymesi gerekiyorsa damat gibi görünmeliydi; fazla şık, biraz ciddi, alıştığından daha derli toplu... Atlas ise damat gibi görünüyordu ama yalnızca damat değildi. Üzerindeki sıcak tütün tonundaki takım, geniş omuzlarından aşağı kusursuz bir çizgiyle iniyor, uzun bedenini olduğundan bile daha heybetli gösteriyordu. İçine giydiği gömlek gelinliğimin vanilyaya çalan rengindeydi. Kravat takmamıştı. İyi ki de takmamıştı. Taksaydı fazla düzgün, fazla törensel, belki de Atlas'tan başka biri gibi görünürdü. Gömleğinin açık bıraktığı ilk düğmesi ve göğüs cebine iliştirilmiş tek küçük vanilya çiçeği, takımın bütün ciddiyetini bozuyordu. Gür saçları ne tam derli toplu ne de alıştığım kadar dağınık görünüyordu. Tıpkı kendisi gibi, tıpkı üzerindeki takım gibi. Bir yerde karar kılmayı reddediyor ama her hâliyle insanın gözünü üzerinde tutmayı başarıyordu. Sonra yosun yeşili gözlerine ulaştım ve asıl hatayı orada yaptığımı anladım. Çok fazla yakışıklı adam görmüştüm. Hayatım boyunca güzelliğiyle ne yapacağını şaşırmış erkeklerle aynı masaya da oturmuştum. Fakat böyle bir damat görmemiştim. Damat . Bu kelimeyi ona yakıştırdığım an, bütün bu oyunun gerçekliğine istemediğim kadar yaklaştım. Dakikalar sonra benim damadım olacaktı. Hayır, kocam olacaktı. "Olamaz," diye mırıldandığımda Yeliz'in bakışları bana döndü. "Ne oldu?" "Hiçbir şey." Hiç değildi, hiçbir yanı hiç değildi. Atlas da bana bakıyordu, ancak yüzündeki ifadeyi okuyamıyordum. Eşikten içeri adım attığında bakışları önce yüzümde kaldı. Sonra saçlarımın bir yanını tutan küçük inciye, oradan omuzlarıma ve köprücük kemiklerime indi. Gelinliğin belimde toplandığı yerde biraz durdu, eteklerine, elimde tuttuğum vanilya ve limon çiçeklerine kadar ilerledi. Ardından yeniden elalarıma çıktı. Öyle uzun baktı ki bir noktadan sonra ne yapacağımı şaşırdım. Bir tepki bekliyor oluşuma sinir oldum. Özellikle de birkaç saat önce beni kendi gururunun meselesi hâline getiren adamın, şimdi hakkımda ne düşündüğünü bu kadar merak ettiğim için kendimden nefret ettim. Yine de bekledim. Atlas bana doğru yürümeye başladığında Yeliz'in odada olduğunu bile unuttum. Bir kaç adım attı, aramızda az bir mesafe kaldığında durdu. Başımı kaldırmak zorunda kalacak kadar yakınımdaydı artık. Odunsu tarçın kokusu vanilya kokusuna karışırken küçük bir flaş sesi duyuldu. Başımı çevirdiğimde Yeliz telefonu yan tutmuş, yüzünde suçüstü yakalanmış olmaktan hiç utanmayan bir ifadeyle bize bakıyordu. "Yeliz, ne yaptın sen?" "İleride inkâr edemeyeceğiniz bir anı ölümsüzleştiriyorum." Telefonunun ekranına bir kez bakıp memnuniyetle başını salladı. "Yan profilden ikiniz de insanlığa ayıp olacak kadar iyi çıkmışsınız. Devam edin." "Neyini inkâr edecekmişiz?" Çantasını kaptığı gibi yanımızdan geçti. Atlas'ın hizasına geldiğinde durup, "Bu anı bozarsan ben de seni bozarım," dediğinde Atlas kaşını hafifçe kaldırırken Yeliz kapıya yöneldi, sonra aklına bir şey gelmiş gibi dönüp ekledi. "Arkadaşımı üzersen iki kere çarpar, dokuz yerinden bölerim seni." Atlas hiç beklenmedik bir masumlukla, "Sanırım tehdit edildim," deyince Yeliz'in sesi yükseldi. "Şimdilik bilgilendirildin." Gülerek kapıdan çıktı. "Ben aşağıda bekliyorum. En azından bugünlük birbirinize g…

Bölümün tamamını WritePad'de oku