Temas Hattı (+18)

Kıskandım

Yazar:

Temas Hattı (+18) – Almina kitap kapağı
Temas Hattı (+18) – Almina kitap kapağı

Bölüm görselleri

Temas Hattı (+18) - Kıskandım bölüm görseli 1
Temas Hattı (+18) - Kıskandım bölüm görseli 1

🎶 Volkan Konak-Ömrüm "Sonrasında bütün gece seninim." Doruk'un karşı taraftan ne söylediğini duyamadan Atlas hızla yanıma ulaştı. Ne diyeceğini anlamama fırsat bırakmadan telefonu kulağımdan çekip aldı. "Ver şu telefonu bana!" "Vereceğim ama önce beni iyi dinle. Ben senin her inadını çekebilirim, Ada. Bana meydan okumana, sinirden ağzına geleni söylemene, yaptığım her şeyi tersine çevirmek için uğraşmana da eyvallah. Ama başka bir adamı düğün gecesi karşıma dikip beni sınamaya kalkma." "Sınamak mı?" dedim ihtimal bile vermeyerek. "Sen kendini bu konuşmanın neresine koydun?" "Tam ortasına. Beni oraya koyan da sensin." Telefonu kaldırıp avucuma bıraktığında parmaklarını çekmedi. "Doruk denen adamı Madrid'e çağırdın. Benim gözümün içine bakarak bütün gece onunla olacağını söyledin. Şimdi de karşıma geçmiş benim olduğum yeri sorguluyorsun. Yürek mi yedin sen, Ada?" Telefonu elinden sertçe çekip aldım. "Yok, ben o dediğin şeyi yemiyorum ama belli ki sen kendini gerçekten kocam sanmaya başlamışsın." Üzerine yürüdüm. "Telefonumu elimden alacak, kimi arayacağıma karışacak, sonra da bana hesap soracaksın öyle mi? Daha nikâh masasına oturmadan bu kadar cesaretlendiysen iki yılın sonunda seni hangi kıtaya gömeceğimi şimdiden düşünmeye başlayabilirsin." Atlas geri adım atmadı aksine aramızdaki mesafeyi aşıp yosun yeşillerini gözlerime dikti. "Beni nereye gömeceğini düşünmek için bol bol vaktin olacak." Bakışları sertleşirken sesi bir ton daha düştü. "Ama önce şunu aklına sok. Doruk'u da başka bir adam ihtimalini de unut. Bu gece, yarın ya da aylar sonra fark etmez. Benimle evli olduğun sürece geceni başka bir adamla geçirmeyeceksin. Aklında böyle bir ihtimal varsa, daha şimdiden çıkar." Sinirle gülmeye başladım. Günlerdir beni evliliğe ikna etmeye çalışan adam gitmiş, yerine nikâhı kıyılmış da karısının namus bekçiliğine soyunmuş bir Atlas gelmişti. "Sen bu evlilik işini biraz yanlış anlamışsın." "Tam olarak neresini?" "Beni," derken gülümsemem çekildi. "İmzayı atınca hayatımı sana teslim etmeyeceğim. Kiminle görüşeceğime, nereye gideceğime, geceyi nerede bitireceğime de sen karar vermeyeceksin." "Doğru," dediğinde hazırladığım bütün itirazlar sahipsiz kaldı. Bu kadar kolay kabul etmesini açıkçası beklemiyordum. "Ama beni gözümün içine baka baka başka bir adamla sınayıp sonra hiçbir şey olmamış gibi o adamın koluna girip gideceğini düşünüyorsan, hayatının yanlışını yaparsın." "Benim seni sınadığım falan yok." "Doruk'a o cümleyi söylerken bana bakıyordun, Ada." "Tam karşımda, gözlerimin önündeydin," dedim anında. Ukalalığından ödün vermeden, "Kesin öyledir," deyince dayanamadım hırsla ittim. "Sen şuna, seni hayvan gibi kıskandım, şimdi de hırsımdan nereye sardıracağımı şaşırdım desene." Dürüstçe, "Evet," dediğinde yalnız benim değil, Yeliz'in de ağzı açık kaldı. İspanyol güzeli bile kelimeyi anlamışçasına gözlerini kısıp Atlas'a baktı. "Doruk'un adını ilk duyduğumda sinirlendim, Madrid'e çağırdığında öfkelendim ama gözümün içine baka baka geceyi onunla geçireceğini söylediğinde..." Durup yutkundu, öfkesini saklayamıyordu. "Deliye döndüm. Elinden telefonu almak yetmedi, aramayı kapatmak yetmedi, içimden o adamı arayıp Madrid'e gelirse ayaklarını kıracağımı söylemek bile geçti. Hatta..." diyerek beni kendine çektiğinde itiraz etmedim. Oysa edebilirdim, göğüslerimizin arasına bir elimi koymam bile aramıza yeniden mesafe sokmaya yeterdi. Yapmadım. Çünkü o an geri çekilmekten çok, devamında ne söyleyeceğini duymaya ihtiyacım vardı. "Seni alıp götürmek, o geceyi de Doruk'u da ihtimallerinin arasından kendi elimle çıkarmak istedim." Artık kızamıyordum, gülemiyordum, düşünemiyordum, sadece duymak istiyordum. "Bunun adına hayvan gibi kıskanmak diyorsan..." Belimi kavrayan eliyle beni kendine bastırdığında aramızdaki mesafe tamamen silindi. Bedenimin onunkine bu kadar kolay uyum sağlaması sinir bozucuydu. "Evet. Hayvan gibi kıskandım, Ada. Hâlâ da kıskanıyorum." Sözleri, öyle yanlış bir yere değmişti ki orada kalmasına izin verirsem anlamını değiş…

Bölümün tamamını WritePad'de oku