Temas Hattı (+18)

Benimle Gel

Yazar:

Temas Hattı (+18) - Almina kitap kapağı
Temas Hattı (+18) kitap kapağı

🎶 Göksel İpekçi-Büyülü Ada "Kerem'le evleniyoruz." Kelimeler dudaklarımdan çıktığı anda salondaki bütün sesler kesildi. Saniyeler önce aynı anda konuşan insanlar şimdi nefes almayı bile unutmuş gibiydi. Gözlerim Atlas'ın yosun yeşillerine kilitliydi. Babamın ne düşüneceğini elbette merak ediyordum ama o an, ondan çok Atlas'ın gözlerinde ne göreceğimi merak ediyordum. Öfke mi, hayal kırıklığı mı, yoksa o sarsılmaz sakinliğinin ilk kez çatladığını mı? İlk konuşan İdil oldu: "Vay canına!" dedi göz ucuyla Atlas'a bakarken. "Kime niyet, kime kısmet. Hayat gerçekten şaşırtmayı seviyor." "Hayat değil İdil," dedim soğukkanlılıkla. "Sadece sen yeterince hızlı düşünemiyorsun." İdil'in gülümsemesi silinirken Doruk derin bir nefes verdi. "Bunu gerçekten beklemiyordum." Gözünü devirip kısa bir tebessüm gönderdi. "Yine de sizin adınıza mutlu olmaya çalışacağım." Çalışacağım... Kelimeyi özellikle seçtiğinde Kerem elimi tuttu. Parmaklarının sıcaklığı bu kez bana güven vermiyor, sadece oynadığımız oyunun gerçek olduğunu hatırlatıyordu. "Teşekkür ederiz," dedi sakin bir sesle. Neva'nın şaşkın bakışları Atlas'a döndü. "Yakışıklı? Sen bunu biliyor muydun?" Atlas sessiz kaldığında odadaki herkes bir sonraki cümlenin kimden geleceğini beklemeye başlamıştı. Ve beklenen ses sonunda duyuldu. Babam, ellerini masanın üzerine koyup her zamanki gibi sakin ama o sakinliğin altında ince, keskin bir hayal kırıklığıyla konuştu. "Bu haberi, önce aile arasında konuşmanı tercih ederdim." Acı bir tebessüm kondu dudaklarıma. "Keşke," dedim kırgınlıkla. "Keşke ben de bazı kararları ailemden, herkesten önce öğrenebilseydim." "İkisi aynı şey değil, Ada." "Bence tam olarak aynı şey. Demek ki bazı haberler insanların hayatını değiştirirken önceden haber vermek gerekmiyormuş. Ben de bunu sizden öğrenmiş oldum." Salonda yeniden sessizlik üstün geldiğinde, gözlerim Atlas'a kaydı, hâlâ aynı yerde duruyordu. Ne öfkelenmişti ne şaşırmış ne de tek bir mimik oynatmıştı. Dosyasını yavaşça kapatıp kravatını düzeltti. "Size mutluluklar diliyorum." Durgun yeşillerini Kerem'e çevirdi. "Kerem Beyi..." Hemen ardından bana baktı. "Ve sizi tebrik ederim, Ada Hanım." Dosyasını kolunun altına aldığı gibi kapıya doğru yürüdü, Sema Hanım ve Neva da sessizce peşine takıldı. Gözlerim kapanan kapıya kaldığında içimdeki gurur, "Tam da bunu yapacaktı," diye fısıldıyordu. Kalbimse sessizce itiraz ediyordu. Yalan. Gitmesini değil, kalıp bütün planımı altüst etmesini beklemiştim. Bunu kesinlikle kabul etmiyorum. "Bizi Ada Hanım'la yalnız bırakır mısınız?" Babamın sakin ama tartışmaya yer bırakmayan sesiyle, salondaki bakışlar yavaşça birbirinden kopup bize çevrildi. "Tekin Bey," dedi Kerem sakin ama kararlı bir sesle. "Ada'yı bu halde yalnız bırakmak istemiyorum." Babam gözlerini ondan ayırmadan, "Kerem," dediğinde Kerem ilk kez onu çiğnercesine yanımdan ayrılmadı. "Çık Kerem," dedim yorgun bir nefesle. "Lütfen." Gözlerimin içine baktı Kerem. Birkaç saniye daha kaldı, sonra pes eden taraf o oldu. "Tamam Ada Prensesi, istediğin gibi olsun." Dudaklarının kenarı burukça kıvrıldı. "Koridorda olacağım." Kapı sessizce kapandığında, aynı odada iki yabancı gibi durduğumuzu fark ettim. Oysa biz hiçbir zaman sadece baba kız olmamıştık. Bütün otoritesine, bütün kurallarına rağmen arkadaş olabilmeyi de başarmıştık. En azından ben öyle sanıyordum. Şimdi ise aramızdaki sessizlik, içimdeki kırgınlıktan daha kırıcı gelmişti. "Yaptığının sonuçlarını düşündün mü?" Dudaklarıma acı bir tebessüm kuruldu. "Sen benim yerime düşünürsün babacığım." "Laflarına dikkat et, Ada." Başımı yazık der gibi iki yana salladım. "Bunu gerçekten bana mı söylüyorsun? Bugüne kadar benim yerime düşünmeyi hiç bırakmadın ki. Hangi okul, hangi bölüm, hangi proje, hangi toplantı, hatta bugün aynı masada kimin oturacağını bile en son ben öğrendim. Kararını sen verdin ve bana sadece oturup izlemeyi bıraktın." "Konuyu çarpıtıyorsun." "Hayır, olanları olduğu gibi anlatıyorum." Gözlerimi kırgınlıkla kaçırıp masanın üzerinde gezdirdim. Ne garipti…

Bölümün tamamını WritePad'de oku