Temas Hattı (+18)

Güzelim

Yazar:

Temas Hattı (+18) - Almina kitap kapağı
Temas Hattı (+18) kitap kapağı

🎶 Oria-Une Belle Histoire Ada Öğle saatlerinin durgunluğu koca konser salonunu terk edilmiş bir tiyatroya çevirmişti. Koltuklar bomboştu, sahnenin tam ortasında yalnızca ben ve vanilya rengindeki çellom vardık. Cilası loş ışıkta yumuşakça parlıyor, gövdesi sanki benden daha sakin nefes alıyordu. Üzerimdeki somon rengi zarif elbisemin yırtmacı, oturduğumda bacağımın bir kısmını açıkta bırakmıştı. Normalde bunu fark eder etmez kumaşı düzeltirdim. Umursamadım, bugün hiçbir şey umurumda değildi. Savcılıktan çıkalı bir saat bile olmamıştı. Yine aynı imzalar, aynı bakışlar, aynı şehir dışına çıkamazsınız cümlesi... Yetmezmiş gibi o kadın hâlâ yoğun bakımdaydı, durumuysa stabil. Herkesin ağzında aynı kelime vardı; stabil. Bir insanın hayatı tek kelimeyle düzgün bir yere oturabilirmiş gibi. Ben stabil değildim. Yayı tellere yerleştirip sol elimin parmaklarını tuşeye bastırdım. Çalmam gerekiyordu; onun ateşler içinde bana nasıl baktığını, beni tutup dudaklarını dudaklarıma nasıl bastırdığını ve sonra hiçbir şey olmamış gibi bunun bir hata olduğunu söyleyişini, düşünmemem gerekiyordu. İlk notayı çatlayarak çıktığımda dişlerimi sıkıp, "Harika," diye mırıldandım. "Bir sen kalmıştın bana ihanet etmeyen." Tekrar denedim fakat ne yaparsam yapayım parmaklarım istediğim yere oturmuyor, yay elimde gittikçe ağırlaşıyordu. Ellerim titrediğinde gözlerimi kapatıp nefesimi saymaya başladım. Bir, iki, üç... Kahretsin! Olmuyordu. Böyle zamanlarda hep birine tutmak isterdim. Arda'dan bana kalan en ağır miras buydu bana. Ne zaman içime bir huzursuzluk çökse, parmaklarım farkında olmadan birini arardı. Sanki bir ele tutunabilirsem hayat benden bir şeyleri çalamayacaktı. Tam yayı yeniden tellere bastıracakken arkamdan boğuk bir ses yükseldi. "Yayı sıkıyorsun." Ses çellonun gövdesinde yankılanan titreşime karıştığı için seçemedim, ama çello Hocam Orhun'dan başkası olamadığına emindim. "Bugün beceremiyorum," dedim gözlerim kapanırken. "Olmuyor, kendimi bir türlü veremiyorum." "Sorun parmaklarında değil, kendini fazla sıkıyorsun. Biraz bırak..." diye mırıldandı çok ama çok kısık bir sesle. "Müziğin sana gelmesine izin ver, Ada." Bir eli bileğimin üzerine hafifçe kapandı. Ne çok hafifti ne de fazla sert, daha çok düşmek üzere olan bir şeyi kırmadan yerine koymak gibiydi. Başparmağımı yavaşça gevşetti, yayı tutuşumu düzeltiyordu. "Korkunu tellere taşıyorsun. Onlar bunu senden önce hisseder." "Normalde gözümü kapattığım an gerisi kendiliğinden gelirdi," dediğimde parmakları sol omzuma değip beni hafifçe yönlendirdi. "Ama bugün parmaklarım beni dinlemiyor." "Omzunu indir. Bütün öfkeni buraya toplamışsın." Çelloyu usulca bana doğru çekti. Duruşumu düzeltirken çalgının gövdesini dizlerimin arasına yerleştirdim. Parmakları, açıkta kalan bacağımın üzerinde yavaşça kaydığında irkilsem de tepki vermedim. Dokunuşunda en ufak bir tereddüt, en ufak bir niyet yoktu. Sadece doğru pozisyonu arayan, ölçülü ve profesyonel bir yönlendirme vardı. "Bugün hiçbir şeye direnme." Sesi yine o tok dinginliğiyle kulağıma ulaştı. "Sadece nefes al ve dinle.. Çello seni yarı yolda bırakmayacak." Gözlerimi kapalı tutup dediğini yaptım. Çok geçmeden çellodan yükselen sesin kırılmadan salonun içine yayıldığını işittim. İnce, derin ve yumuşak bir tınıyla dolanıyordu. Sanki çello ilk defa bana cevap veriyor, içimde saatlerdir bağıran şey, tellerin arasından usulca sızıp gidiyordu. Nefesim düzene binip düşüncelerim beni usulca terk ederken yüzüme düşen bir tutam saçı geriye itti. Dokunuşunda öyle ince bir ölçü vardı ki, tenime değmeden bile içimde tuhaf bir sükûnet bırakıyordu. Uykusuzluğun ve çellodan yükselen derin tınının tesiriyle başım hafifçe yana düştüğünde, aramızdaki mesafeyi hissettirmeden kapattı. Eli, ensemin hemen üstüne usulca yerleşti. "Boynunu kasıyorsun, kasma." Kulağımın hemen dibindeydi. "Kendini ona bırak." İstemeden o desteğe biraz daha yaslanacak gibi oldum; belki bir saniyeliğine, belki daha kısa. Öyle huzur vericiydiki, içimde günlerdir unuttuğum bir sessizlik filizlen…

Bölümün tamamını WritePad'de oku