6.KISIM
Yazar: BÜŞRA

Ateşte yanan odunlardan biri çıtırdayarak ikiye ayrıldı. Kulübenin içini ağır bir sessizlik kapladı. Nora hâlâ olduğu yerde donmuş gibiydi. Duyduklarını zihni kabul etmek istemiyordu. "...Ben..." diye fısıldadı. "...Koca bir ömrü, kim olduğumu bilmeden yaşamışım." Kael sessizce ona baktı. Onun gözlerindeki acı, kendi vicdanını daha da ağırlaştırıyordu. Yaşlı şifacı bastonuna dayanarak yeniden sandalyesine oturdu. "Keşke anlatacaklarım burada bitseydi." Nora başını kaldırdı. "...Daha fazlası mı var?" Yaşlı kadın ağır ağır başını salladı. "Elyndor yalnızca büyük bir kâhin değildi." "Onun sahip olduğu güç..." "...dünyada başka hiç kimsede yoktu." Kael kaşlarını çattı. "Nasıl bir güç?" "Yıldızların kaderini okuyabiliyordu." "Geçmişi de..." "...geleceği de görebiliyordu." Kulübede yeniden sessizlik oluştu. "İşte bu yüzden Varyth, Elyndor'un soyunu hiçbir zaman unutmadı." "Neris..." Şifacı gözlerini kapatır. Nora ayağa kalkar. "Onu neden kaçırdılar?" "Neden kardeşimi seçtiler?" "Ben dururken neden Neris?" Kael de aynı soruyla yaşlı kadına bakar. "Evet..." Nora dikkat kesildi. "Sen Elyndor'un mührünü taşıyorsun, Nora." "Kanındaki mühür..." "...doğduğun gün sessiz kaldı." "Hiçbir belirti vermedi." "Bu yüzden Varyth senin varlığından haberdar olmadı." "Varyth'ın amacı neydi?" Yaşlı şifacı derin bir nefes alır. "Bunu anlayabilmeniz için..." "...Neris'in doğduğu geceye gitmemiz gerekiyor." Yaşlı kadın derin bir nefes aldı. "Neris doğduğu gece..." "...gökyüzünde yıllardır görünmeyen Mavi Yıldız yeniden parladı." VARYTH Yıllar önce... İskara'nın ikiye bölünmesinin üzerinden uzun yıllar geçmişti. Varyth Kalesi'nin en yüksek kulesinde siyah cüppeli baş büyücü diz çökmüş, önündeki kadim kehanet aynasına bakıyordu. Bir anda aynanın yüzeyi mavi bir ışıkla parladı. Gökyüzünde tek bir yıldız diğerlerinden daha parlak yanmaya başladı. Büyücünün gözleri dehşetle açıldı. "...İmkânsız." Elindeki asayı sıkıca kavradı. "Mavi Yıldız..." "...yeniden doğdu." Hiç vakit kaybetmeden karanlık koridorlardan geçerek taht salonuna koştu. Varyth, siyah taşlardan yapılmış tahtında sessizce oturuyordu. Büyücü diz çöktü. "Majesteleri..." Varyth başını kaldırdı. "Ne oldu?" Büyücü titreyen sesiyle konuştu. "Elyndor'un kanı..." "...yok olmamış." Varyth'ın gözleri daraldı. "Ne diyorsun sen?" "Bu gece..." "...kahinin soyundan bir çocuk dünyaya geldi." Salon bir anda sessizleşti. Varyth ağır ağır ayağa kalktı. "Emin misin?" Büyücü başını eğdi. "Kadim Ayna asla yanılmaz." "Doğduğu anda Mavi yıldız gökyüzünü uyandırdı." Varyth'ın dudaklarında soğuk bir gülümseme belirdi. "Demek..." "...Elyndor'un soyu hâlâ nefes alıyor." Tahtın basamaklarından yavaşça indi. "O çocuk nerede?" Büyücü asasını aynaya doğrulttu. Mavi ışığın içinde küçük bir köy göründü. Kucağında yeni doğmuş bir bebek tutan genç bir kadın ve bır erkek. Yanlarında ise birkaç yaşlarında kızıl saçlı küçük bir kız çocuğu... "Çocuğun adı..." "...Neris." Varyth uzun süre görüntüye baktı. Sonra sessizce gülümsedi. "Hayır..." "Onu şimdi almayacağız." Büyücü şaşkınlıkla başını kaldırdı. "Majesteleri?" "Bir bebek hiçbir işe yaramaz." "Büyümesini bekleyeceğiz." "Yetenekleri ortaya çıktığında..." "...onu kendi ellerimle alacağım." Varyth aynadaki görüntüye son kez baktı. "Ve o gün geldiğinde..." "...Elyndor'un bana bıraktığı zincirleri kendi kanıyla kıracak." "O çocuk..." "...benim anahtarım olacak." "'Kahinin soyu yeniden doğdu.''dediler. "Fakat..." "...hangi çocuk olduğunu bilmiyorlardı." "Neden?" diye sordu Kael. "Çünkü Elyndor'un mührü sende uyuyordu." "Ama Neris..." "...doğduğu ilk andan itibaren farklıydı." "Henüz konuşamazken bile uykusunda aynı sembolü çizermiş." "Sarmaşık mührünü..." "Neredeyse her gece." Nora'nın gözleri doldu. "Evet..." "Hep çizerdi." "Toprağa..." "Duvarlara..." "Hatta oyuncaklarına bile." Yaşlı kadın başını salladı. "Yıllar geçtikçe..." "...rüyalarında hiç gitmediği yerleri görmeye başladı." "Olmamış olayları anlatıyordu." "Bazıları günler sonra gerçekten yaşanıyordu." "İşte o zaman..." "...Var…