Teğmenin Güzidesi

SİS VE KAN SIKLIĞINDA BİR MASAL

Yazar:

Teğmenin Güzidesi – Hanife kitap kapağı
Teğmenin Güzidesi – Hanife kitap kapağı

Kimseye açmamıştım kalbimin kapılarını; sürgülemiş, dış dünyaya kapatmıştım... Güzide geldi, o kapıya ısrarla dokundu. Şimdi ise yokluğu yüreğimi bin parçaya böldü. Ben meğer daha önce hiç aşık olmamışım; Güzide’m, ben sevmenin ne demek olduğunu ilk kez onunla tattım. Birbirimizi belki iki ay içinde sevdik ama geçmişine dair hiçbir şey bilmiyordum. Şimdi kendi kendime soruyorum: Keşke ilk başlarda ona inansaydım... Acaba geç mi kalmıştım? Karanlığa gömüldüm yıllarca; dağlarda, patikalarda düşman kovaladım. Rütbem yükseldi, Yüzbaşı oldum. Hainlerin her köşe başını tuttuğu, sağın ve solun ayrıldığı, herkesin kendi seçiminin ağır yükünü taşıdığı çetin bir dünyada yaşıyorduk. İç karışıklıklar bitmek bilmiyor, en çok da vatanı bölmeye çalışan terör belası canımızı yakıyordu. Bağımsızlığımıza göz dikenlere karşı her defasında dağlarda mücadele ediyorduk. Yüreğimde kişisel bir acı vardı evet, ama vatan acısı hepsinden baskındı; ona kimse dayanamazdı. O amansız mücadelede, siper arkadaşım henüz doğmamış bebeğinin hayalini kurarken "Vatan sağ olsun" deyip gözlerini yumdu. Bir diğer Mehmetçik, üç evladının ve eşinin özlemiyle yanıyordu. Bir gün eve döndüğünde eşinin kapıyı açışını, bir elinde ekmek, diğer elinde üç çikolatayla çocuklarının boynuna sarılıp kokularını içine çekeceği anı hayal ederdi. Üniformasının göğsündeki aile fotoğrafı kurşunla delindiğinde, o da gözlerini sonsuzluğa kapattı. Gencecik bir er, anasına babasına sarılmanın, evden yükselen o sıcak yemek kokusunun ve babasının kulağına küpe olan nasihatlerinin hasretiyle son nefesinde "Vatan sağ olsun" dedi. Bir başka Mehmetçik kardeşim elimden tuttu son anlarında. Sesi titriyordu: "Yavukluma söz verdim komutanım, 'Eğer dönersem gelip seni isteyeceğim' diye... Söyle yavukluma, Ayşe'me komutanım, beni beklemesin. Evlensin, çok mutlu olsun. Ona söyle komutanım, benden yana içi rahat olsun..." Son kelimesi yine "Vatan sağ olsun" oldu; yüzünde huzurlu bir tebessümle şehit oldu. Kimse bilmiyordu bizim yaşamla ölüm arasındaki o ince çizgide nasıl gidip geldiğimizi... Belki de içten içe "Güzide’nin gitmesi iyi oldu" diyordum. Benim hayatım belirsizliklerle doluydu; ona bir ömür vadedebileceğimi bile bilmiyordum. Ama yine de içimden atamıyordum onu. Her gece o mavi gözleri, o çocuksu gülüşü geliyordu aklıma. Yıllar sonra beni ilk kez o gülümsetmişti. Oysa ben annem öldüğünden beri hiç gülmemiştim. Annem... Canım annem Esma. Yüzü o kadar güzeldi ki... Sinoplu’ydu annem, Manisa’da yaşıyorduk. Babamla görücü usulü tanışmıştı. Babam kimi seviyordu ki bu hayatta kendinden başka? Annemi sürekli aşağılardı, ama annem yine de "kocam" diye severdi onu. Ben henüz beş yaşındaydım. Maruz kaldığı stres annemde psikolojik bir rahatsızlığa dönüştü; sürekli temizlik yapıyordu. Kirli tek bir nokta görse temizlemeden içi rahat etmezdi. O zamanlar 5. katta oturuyorduk. O gün annem babamla yine şiddetli bir kavga etmişti. Babamın hayatına giren başka kadınlar, annemi küçük görmesi onun yüreğini paramparça ediyordu. Babam kapıyı her zamanki gibi sertçe çekip çıktı evden. Annem gidip bir kova su doldurdu. Dünyayı, beni unuttu o an. Ben odamda misketlerimle oynuyordum. Annem pencereye çıktı; sanki ölmek ister gibi delice camı siliyordu. Canını hiç düşünmeden camın dışına doğru sarktı. Ben misketlerimi yuvarlarken, birden o korkunç çığlık yükseldi. Beş yaşımda annemin son çığlığını duydum. Ayağa kalkıp yavaşça salona geçtim, açık olan pencereden aşağı baktım. Annem yerde hareketsizce yatıyordu. Bir süre öylece baktım; etrafında büyük bir kalabalık toplanmıştı. Ağzımdan çocukça şu kelimeler döküldü: "Annemin kanatları kırılmış..." Aşağıdan bakan komşulardan biri bana "Gel aşağı!" diye bağırdı. Beş yaşındaki bir çocuğu aşağı çağırmak ne kadar mantıklıydı? "Benim kanatlarım yok ki?" dedim kendi kendime. Bana "Aşağı gel" dediklerinde, çocuk aklımla camdan uçmamı istediklerini sanıyordum. Babam haberi alınca koşarak geldi. Bana hep disiplin vermiş, "Mert olacaksın, delikanlı olacaksın" demişti ama anneme hiç…

Bölümün tamamını WritePad'de oku