Taş ve ateş

Bölüm 4

Yazar:

Taş ve ateş - vurgunkalem kitap kapağı
Taş ve ateş kitap kapağı

​4. Bölüm: Yaralı Topraklar ​Patlamanın etkisiyle ilçe merkezine yayılan sessizlik, yerini kesif bir uğultuya bıraktı. Zeynep, elleri kan içinde, son yaralıyı da güvenli bir noktaya taşıdıktan sonra derin bir nefes aldı. O sırada Demirhan, alevlerin yuttuğu deponun gölgesinde, telefonla hararetli bir görüşme yapıyordu; gözleri ise bir an bile Zeynep'in üzerinden ayrılmıyordu. ​"Sana burada durmanı söylemiştim," dedi Demirhan, telefonu kapatıp Zeynep'in yanına gelirken. Sesi sertti ama içinde, ilk kez saklayamadığı bir endişe kırıntısı vardı. ​Zeynep, önlüğündeki isi eliyle sildi ve doğrudan Demirhan'ın gözlerinin içine baktı. "Burası senin krallığın olabilir ama hayat, senin kurallarına göre akmıyor Demirhan Ağa. İnsanlar ölüyor." ​O an, aralarındaki o "taş" (Demirhan'ın katı otoritesi) ve "ateş" (Zeynep'in sarsılmaz insani tutkusu) arasındaki sınır iyice belirsizleşti. Demirhan, bir anlık duraksamanın ardından Zeynep’in yanındaki yaralı gence eğildi, ona yardım etmek için hamle yaptı. Bu, onun otoritesinden ödün vermesi değil, Zeynep'in dünyasına doğru ilk adımını atmasıydı. ​Fakat tam o anda, uzaktan gelen bir siren sesiyle ikisi de irkildi. Gelen sadece ambulans değildi; Cihan’ın adamları, karışıklığı fırsat bilerek ilçenin merkezine doğru hareketlenmişti. Demirhan'ın yüzü bir anda kaskatı kesildi. ​"Zeynep, hemen araca dön," dedi Demirhan, sesi bu kez emir değil, bir uyarı gibiydi. "Savaşın yeni başladığını şimdi anladın mı?"

Bölümün tamamını WritePad'de oku