BÖLÜM 6
Yazar: Büşra Nur

Bölüm görselleri
Merhaba, yukarıdaki hesaplar kitabımızın modellerine ait. Tanyeliofficialll Instagram hesabında hepsini takip ediyorum, oradan bulabilirsiniz fakat birkaç notum var. Bunlar tamamen okur isteği üzerine rahat edip yapabilin diye ana kadroya bulunmuş modeller. Yani birebir benzemiyor, istediğiniz gibi hayal etmeye elbette devam edebilirsiniz. Maalesef kalabalık kurgu olduğundan birebir uyan model bulmak imkansız. Lütfen oy vermeyi ve BOOL BOL yorum yapmayı unutmayın! Yorumlarınızı okumayı çok seviyorum ve benim için büyük bir motivasyon kaynağı! Keyifli okumalar ^^ 6 "Hoş Geldin Partisi" Dersler bitmek üzereydi ve ben ne hissedeceğimi bilemeyecek kadar karmaşık hissediyordum. Son dersimiz İngilizce olduğu için test kitabı çıkarmış hocaya çaktırmadan matematik çözmeye çalışıyordum. Sebebi dil dersini umursamamam değildi. Sadece yeterince iyi İngilizce biliyordum ve dil öğrenmeye ihtiyaç duymuyordum. Fakat aklım aşağıda yaşananlarda olduğundan şu an için matematik çözmeyi becerebildiğimde söylenemezdi. Ne düşünmem gerektiğine emin bile değildim. Alara mı almıştı bandanamı? Tamam ama neden? Masaya geri döndüğünde inadımdan hiçbir şey sormamıştım. Kızlar da yaşanan her şey çok normalmiş gibi konu açmamış, başka şeylerden konuşmuşlardı. "Ne düşünüyorsun sen?" Dedi Eylül fısıltıyla. "Hiçbir şey?" Hocaya göz ucuyla göz atarak ona aynı şekilde cevap verdiğimde bana inanmadığını belli ederek baktı yüzüme. "Alara'ya mı bozuldun?" "Konuşmuyoruz bu konu hakkında," dedim kurallarımızı hatırlatarak. "Peki, Yaman'a mı kızdın o zaman?" "Ne kızacağım ona ya?" Kalemimle defterin üzerini karalamaya devam ettim. Gördüğüm sayılar zihnimde birbirine karışırken bir yandan Eylül'ü dinliyordum. "Bunu yarın hazırlanırken konuşacağız," dedi Eylül konuyu daha fazla uzatmayarak. Ne konuşacağımızdan bile emin değildim. Bu kadar ters yaptığım bir oğlana bozulduğum için mi kızıyordum kendime? Yoksa ona gerçekten kızgın mıydım bilmiyordum. Alara haklıydı. Yaman'la flört bile değildik. Adı konmuş hiçbir şey değildik. Sadece ona sebebini bilmediğim, çözemediğim bir sinirim vardı ve bana rağmen hâlâ bu kadar toksik masküleniten sıyrılmış halde iletişim kuruyor olması hoşuma gidiyordu. Bütün okul öyle ya da böyle onu konuşuyor veya takip ediyordu. Buna neredeyse emindim. Ve hatta bizim üzerimizde olan gözlerin artık Basketbol takımına döndüğünü de fark edebiliyordum. Bu da sinir bozucuydu. Yıllarca okulumuzu çok güzel yerlerde temsil etmiş, sayısız kupa ve madalya getirmiştik ama zarların tersine dönmesi için yakışıklı ve popüler basketbolcu oğlanın gelmesi yeterli olmuştu. Bu bile ona karşı negatif hissetmemde yeterli bir sebepti. Sonunda zil çaldığında test kitabımla oynamayı bırakıp eşyalarımı kaldırmaya başladım. Yavaş yavaş toparlandığımdan Eylül bana bakarak söylendi. "Hadi hızlı olsana Yasmin. Geç kalamamam lazım bugün." "Sen git ya ben zaten otobüse yürüyorum her türlü." "Tamam o zaman görüşürüz." "Görüşürüz!" Eylül çantasını alarak sınıftan çıktığında benimle birlikte toparlanan sadece Kuzey kalmıştı. Kalemliğimi de çantama yerleştirip fermuarlı kapatacağım sırada Kuzey bana seslenerek duraksamama sebep oldu. "Yasmin!" "Efendim?" Başımı hafif ona döndürdüm. "Bir şey soracaktım ya," eli sarı saçlarına gitti ve gergin bir şekilde saçını kaşıdı. "Dinliyorum," dedim kibar davranmaya çalışarak. "Eylül yarınki partiye biriyle geliyor mu?" Ona şaşkınlıkla baktığımda hemen cümlesine ekleme yaptı. "Meraktan yani. Bugün şu şey muhabbeti dolaştı ya." "Ne muhabbeti?" Dedim anlamayarak. "Şey işte," "Ney?" "Öpüşme muhabbeti," dedi Kuzey sonunda ağzındaki baklayı çıkararak. "Yok öyle bir şey şakaydı o. Biriyle geliyor mu bilmiyorum ama." "Cidden mi?" Kuzey yüzünde hafif bir sırıtışla konuştuğunda kaşlarımı çattım. "Kuzey mal mısın? Daha mantıklı sorun var mı yoksa gidebilir miyim?" "Git tabii de bu aramızda kalırsa sevinirim." "Kalır elbette." Eh, yalan söylemiştim tabii ki. Belki diğer kızlara anlatmazdım ama Eylül'e kesinlikle anlatacaktım. Sonuçta Kuzey'e doğru söylem…