Tanyeli

BÖLÜM 2

Yazar:

Tanyeli – Büşra Nur kitap kapağı
Tanyeli – Büşra Nur kitap kapağı

Bölüm görselleri

Tanyeli - BÖLÜM 2 bölüm görseli 1
Tanyeli - BÖLÜM 2 bölüm görseli 1

2 “23 NUMARA” “Komik olduğunu sanıyorsan çok yanılıyorsun!” Bana uzattığı eline bakarken bir yandan içine düştüğüm bu saçma durumu çözmeye çalışıyordum. “Derdin ne senin? Git kendine başka türlü bir eğlence bul. Mümkünse kadınları rahatsız etmeyen türden.” Tepkimin ardından elini indirdi. Yüzündeki ifade yerini ciddiyete bırakırken sinirlerime hâkim olmaya çalışıyordum. Hoş değildi, hele ki buraya bilerek girdiyse hiç hoş değildi. Bir takıntılı erkekle daha uğraşacak halim yoktu. “Hop, sakin!” kaşları çatıldı. “Altı üstü yol yaptık. Hoşlanmadıysan rahatsız edecek halimiz yok.” “Hoşlanmadım,” dedim yeşillerine gözlerimi ayırmadan inatla bakarken. “Mümkünse bir daha olmasın.” “Olmaz zaten,” sert mimikleriyle bana bakmaya devam ettiğinde daha da sinirlendim. Tavır yapması gereken o değildi, bendim. “Rahatsız etmek gibi bir derdim de yoktu. Sapık değiliz ya. Tanışmaya çalışıyordum.” “Bunun daha kibar yolları da var ama sen bilirsin.” “Eyvallah, öğreniriz.” Arkasını döndüğünde bakışlarımı hâlâ ondan çekmemiştim. “Mümkünse önce soyunma odalarının yerini öğren!” “Herife bak! Gülücük çizmiş, kamera koymuş. Ben nereden bileyim kadın mı gülüyor, fotoğraf mı çekiyor? Tövbe tövbe!” kendi kendine söylenerek koridordan ayrıldığında bir süre arkasından onu izledim. Kendime gelmem birkaç dakikayı bulurken kalktığım yere geri oturdum. Hadi ama! Sabahtan beri koskoca takımın dilinden düşürmediği Yaman Alp, o çocuk muydu yoksa benimle dalga mı geçiyordu? Sabah telefonumu neden ondan alamadığımı yakından görünce daha iyi anlamıştım. Neredeyse iki metreydi. Türkiye’nin boy ortalamasına göre oldukça uzun olmama rağmen aramızda yirmi santimden fazla mesafe olmalıydı. Telefonumu elime alarak hızlıca ismini arama motoruna yazdım ve sosyal medya hesabına tıkladım. Gördüğüm görüntü kaşlarımın şaşkınlıkla havalanmasına sebep oldu. Yüz elli bin takipçi mi? Hem de sadece üç tane maç fotoğrafının olduğu hesapta. Kimdi bu çocuk? Fenomen miydi? Biyografisinde etiketli olan takımı gördüğümde taşlar yavaş yavaş yerine oturdu. Antalya Spor Kulübünün Basketbol oyuncusuydu. Bu takipçinin sebebi ise etiketlenenler kısmına girdiğimde gördüğüm editler olmalıydı. Maç görüntüleri sosyal medyaya bir şekilde düşmüştü yahut kendisi düşürmüştü ve bir noktada gündeme yerleşmiş olmalıydı. Etiketli olduğu son gönderiyi izledim. Rakibini geride bırakarak potaya geçerken maç kesiti alınmış, topu potaya attığı anda efekt ve şarkıyla video düzenlenmişti. Bir aşağıya kaydırdığımda yine efektli bir videosu vardı fakat bu sefer yerel kanallara yahut spor kulübüne verdiği röportajlardan eğlenceli halleri kırpılmıştı. Videonun başından arkadaşına yumruğunu uzatırken kameraya doğru dil çıkarıyor ve göz kırpıyordu hemen peşinden gelen geçişli videoda maç sonu sevinci olduğunu tahmin ettiğim, elinde hoparlörle soyunma odasında dans ediyordu. Videonun üzerine erkeğin hafif zillisi makbuldür, yazılmış arkasına ise Sibel Can, Kıskıvrak konuşmuştu. İstemsizce sesli güldüm. Big Boys ve on iki dev adam editlerinin yanında bir anda zilli erkek editi görmeyi ben de beklemiyordum. Video tutmuş olmalıydı ki altında yüzlerce yorum vardı. Yorumlara girdiğimde Yaman’ın videoya yorum yaptığını, videoyu paylaşan hesap başa tutturduğu için gördüm. @yamanalptanyeli: Engelle, BATUHAN’I ÇABUK ENGELLE @batuhanyildiz: ilk yeniden paylaşımı ben yaptım, önden yürü ZİLLİM Yaman bir cevap vermemişti ya da ben görmemiştim. Eylül’den gelen aramayla hesapta daha fazla oyalanmayarak ayağa kalktım. “Kızım neredesin sen?” “Soyunma odasında,” dedim ayağa kalktım eşyalarımı kirli sepetine bırakırken. Okulun en güzel yanı kıyafetlerimizi her seferinde hazır ediyor olmasıydı. Telefonu hoparlöre alıp önüme koydum ve saçlarımı tarayarak yukarıdan at kuyruğu yaptım. “Bir saattir mi?” “Oha,” dedim saate bakarak. “Ders bitti mi?” “Günaydın, öğle arası geldi. Bekliyorum seni yemekhanede.” “Anlatacaklarım var zaten.” “Ne oldu? Doruk mu geldi yine?” sesi telaşlı geldiğince aceleyle ona cevap verip telefonu elime aldım, bir yanda…

Bölümün tamamını WritePad'de oku