BÖLÜM: 11
Yazar: Büşra Nur

11 “TRİBÜN” Yaman’ı gerçekten anlamaya çalışmak gibi bir niyetim yoktu. En azından kendime söylediğim buydu. Bir insanı anlamaya çalışmak zaten başlı başına yorucu bir işti. Hele karşınızdaki insan, bir gün hayatın ne kadar kısa olduğunu anlatıp sizi okuldan kaçırıyor, ertesi gün hayatının en önemli parçalarından biri olması gereken antrenmanı unutabiliyorsa iş daha da karmaşıklaşıyordu. Ben karmaşıklığı sevmiyordum. Belki de Matematiği sevmememin sebebi de buydu. Bir sorunun cevabı ya doğruydu ya yanlış. Çözüm yolu uzun olabilirdi, bazen birden fazla yöntem kullanılabilirdi ama sonunda ulaşacağınız sonuç netti. İnsanlar öyle değildi. Yaman hiç değildi. Son birkaç gündür, onunla ilgili kafamda oluşturduğum her düşüncenin hemen arkasından onu bozan başka bir düşünce geliyordu. Sorumsuzdu ama ailesine karşı değildi. Tembeldi ama sahaya girdiğinde kimse onun çalışmadan oraya geldiğini söyleyemezdi. Umursamazdı ama ilk beşteki yerinin başka birine verildiğini öğrendiği anda yüzünde gördüğüm ifade umursamayan birine ait değildi. Ve bütün bunların en sinir bozucu tarafı, Yaman’ın kendisini bile benim onu düşündüğüm kadar düşünmediğinden neredeyse emin olmamdı. Ben çocuğun davranışlarının altında sebep ararken o muhtemelen Mert’le bir yerde saçma sapan videolar izliyordu. Telefonum tam bunu düşündüğüm sırada titredi. Masamın üzerinde duran ekran aydınlandığında kaşlarım hafifçe kalktı. 23 NUMARA Adını hâlâ değiştirmemiştim. Değiştirmeyi düşünmüştüm fakat sonrasında bunun için telefonumu açıp rehbere girmenin gereksiz bir eylem olduğuna karar vermiştim. Mesaja bastım. 23 NUMARA: Yarın boş musun? Ekrana birkaç saniye baktım. Yarın cumartesiydi. Sabah takım antrenmanımız vardı, öğleden sonra ise özel dersim iptal olmuştu. Annem büyük ihtimalle bunu henüz bilmiyordu ve öğrendiği anda hayatımda oluşan üç saatlik boşluğu başka bir programla doldurmaya çalışacaktı. Yaman’a bunu açıklamak gibi bir niyetim yoktu. Yasmin: Neden? Mesajın görülmesi birkaç saniye sürdü. 23 NUMARA: Soruya soruyla cevap verme. Dudaklarımı istemeden birbirine bastırdım. Yasmin: Soran kişiye göre cevap değişiyor. 23 NUMARA: Ben soruyorum. Yasmin: Fark ettim. Üç nokta ekranda belirdi. Kayboldu. Tekrar belirdi. 23 NUMARA: Madem kariyerimi benden fazla düşünüyorsun gel antrenmanımı izle. Telefonu elimde tutarken bir süre ekrana baktım. Cümleyi iki kere okudum. Üçüncüde bile bunun gerçekten bir davet mi yoksa bana laf sokmanın oldukça uzun bir yolu mu olduğundan emin olamamıştım. Yasmin: Niye? Bu kez cevabı daha hızlı geldi. 23 NUMARA: İnanılmazsın. İstemsizce güldüm. Yasmin: Gayet mantıklı bir soru. 23 NUMARA: Sürekli “şöyle çalış, böyle yap, antrenmana git” diye konuşuyorsun. 23 NUMARA: Gel de gerçekten ne yaptığımı gör. Mesajlara bakarken yüzümdeki gülümseme yavaşça kayboldu. Haklıydı. Bu durumdan hoşlanmadım. Yaman’ın basketbol hayatıyla ilgili fikirlerimin büyük kısmı dışarıdan gördüklerime dayanıyordu. Onu okul antrenmanında görmüştüm, kısa videolarını izlemiştim, hakkında insanların konuştuğu şeyleri duymuştum. Ama profesyonel kulüpte nasıl çalıştığını gerçekten bilmiyordum. Belki de ona haksızlık ediyordum. Bu ihtimali düşünmek istemedim. Çünkü haksızsam özür dilemek zorunda kalabilirdim ama daha kötü ihtimal, haklı olmamdı. Yaman’ın gerçekten düşündüğüm kadar yetenekli olup aynı ölçüde sorumsuz olduğunu kendi gözlerimle görmek nedense bana daha sinir bozucu geliyordu. Telefon tekrar titredi. 23 NUMARA: Korktun mu kaptan? Gözlerimi devirdim işte tam olarak bunu yapmasa belki onunla normal bir konuşma yürütmek mümkündü. Yasmin: Saat kaç? Cevap iki saniyede geldi. 23 NUMARA: 15.30 23 NUMARA: seni alırım Parmaklarım ekranın üzerinde durdu. Yasmin: Kendim gelirim. 23 NUMARA: Niye Yasmin: Çünkü kendim gelebiliyorum. 23 NUMARA: Biliyorum? Sonundaki soru işareti bile sinir bozucuydu. Yasmin: O zaman sorun yok. 23 NUMARA: Peki :) İlla keçilik yapacaksın. Yasmin: Görüşürüz sorumsuz adam. Gönder tuşuna bastığım anda hafifçe durdum. Mesajın tonu kafamda düşündüğümden daha…