Takıntı (Texting)

Bölüm 8

Yazar:

Takıntı (Texting) – Tuğçe kitap kapağı
Takıntı (Texting) – Tuğçe kitap kapağı

Telefonumu çantama koyup tekrar Mert'e baktım. Mert: Lina? Lina: Efendim? Mert: Bir şey soracağım. Lina: Sor. Mert: Sen son zamanlarda biraz dalgınsın. Bir şey mi oldu? Lina: Yok ya. Neden sordun? Mert: Bilmem. Derste de birkaç kere seni izledim, aklın başka yerde gibiydi. Lina: Beni mi izledin? Mert: Yani... şey... gözüme takıldın sadece. Lina: Hı hı. 😏 Mert: Ne var? Lina: Hiçbir şey yok. Mert: Gülme ya. Lina: Tamam tamam. Ama biraz şüpheli konuştun. Mert: Neyi şüpheli? Lina: Beni izlediğini söylemen. Mert: İzlemek kötü bir şey mi? Lina: Kime göre baktığına bağlı. Mert birkaç saniye sustu. Mert: Aslında seni beğendiğim için bakıyorum. Bir an ne diyeceğimi bilemedim. Lina: Ne? Mert: Ya boş ver. Söylemiş bulundum. Lina: Mert... Mert: Rahatsız mı oldun? Lina: Hayır. Sadece beklemiyordum. Mert: Uzun zamandır söylemek istiyordum aslında. Lina: Neden şimdi söyledin? Mert: Çünkü bugün seni görünce cesaret ettim. Lina: Bilmiyorum ne diyeceğimi. Mert: Bir şey deme. Sadece bil istedim. Lina: Tamam... Bilmiş oldum. Mert gülümsedi. Mert: Peki kötü bir şey mi öğrendin? Lina: Hayır. Mert: O zaman güzel. Lina: Ama sana hemen bir cevap veremem. Mert: Zaten hemen cevap vermeni beklemiyorum. Lina: Teşekkür ederim. Mert: Bir şey değil. Garip bir sessizlik oldu. Kahvelerimizden birer yudum aldık. Tam o sırada telefonum yeniden titredi. Ekrana baktığımda yine aynı isim vardı. Bilinmeyen Numara: Senden hoşlandığını söyledi, değil mi? Kalbim bir anda hızlandı. Başımı kaldırıp etrafa baktım. Mert bana şaşkın şaşkın bakıyordu. Mert: İyi misin? Lina: Evet... Telefonu avucumun içinde sıktım. Bilinmeyen Numara: Cevap verme ona. Lina: Sen kimsin? Uzun bir süre cevap gelmedi. Sonunda ekranımda tek bir mesaj belirdi. Bilinmeyen Numara: Seni gerçekten seven biri. Telefonumun ekranını kapatıp çantama koyduğum sırada Mert'in telefonu çaldı. Mert: Alo? Telefonu açıp birkaç saniye dinledi. Mert: Ne? Ciddi misin? Kısa bir sessizlik oldu. Mert: Tamam, geçmiş olsun. Sonra konuşuruz. Telefonu kapattığında yüzünü buruşturdu. Lina: Ne oldu? Mert: Arkadaşımın işi çıkmış. Bugün gelemeyecekmiş. Lina: Eee? Mert: Eee'si... Sanırım bugün yalnız kaldım. Lina: Ben de yalnızım. Mert gülümsedi. Mert: O zaman yalnız değiliz. Lina: Ahahah doğru. Mert: Madem ikimiz de boşuz, bütün günü beraber geçirelim mi? Lina: Olur. Zaten eve dönmek istemiyorum. Mert: Tamamdır. Önce ne yapıyoruz? Lina: Bilmiyorum. Sen seç. Mert: O zaman hesabı ödeyip çıkıyoruz. Sana güzel bir yer göstereceğim. Lina: Güzel bir yer mi? Neresi? Mert: Sürpriz. Lina: Sen de bugün gizemli olmaya başladın. Mert: Benim gizemim zararsız ama. Lina: Umarım. Kafeden çıktıktan sonra uzun uzun yürüdük. Mert beni şehrin daha önce hiç gitmediğim bir tarafına götürdü. Küçük dükkânlara girdik, sokaklarda dolaştık, bol bol konuştuk. Öğle yemeğini beraber yedik. Sonra bir kitapçıya girdik. Mert: Sen kitap okumayı seviyor musun? Lina: Seviyorum ama son zamanlarda pek okuyamıyorum. Mert: Neden? Lina: Dersler, ödevler... Bir de sürekli telefona bakıyorum. Mert: Telefonu biraz bırakman lazım. Lina: Bunu bana bugün ikinci kez söylüyorlar. Mert: Kim söyledi başka? Lina: Boş ver. Mert bana baktı ama üstelemedi. Bir süre sonra birlikte sahile indik. Hava serinlemeye başlamıştı. Mert: Üşüdün mü? Lina: Biraz. Mert üzerindeki montu çıkarıp bana uzattı. Lina: Yok, gerek yok. Mert: Al. Lina: Ama sen üşüyeceksin. Mert: Ben iyiyim. Lina: Emin misin? Mert: Eminim. Montu alıp üzerime geçirdim. Lina: Teşekkür ederim. Mert: Rica ederim. Telefonum cebimde titredi. Elimi cebime atıp ekrana baktım. Bilinmeyen Numara: Üşüyeceğini söylemiştim. Kaşlarım çatıldı. Lina: Ne? Bilinmeyen Numara: Üzerindeki mont... Bir anda başımı kaldırdım. Mert hâlâ yanımdaydı. Lina: Sen... Mesajın devamı geldi. Bilinmeyen Numara: Ben sana dikkat et demiştim. Lina: Beni nereden biliyorsun? Cevap gelmedi. Lina: Neredesin? Yine cevap yoktu. Mert bana döndü. Mert: Lina? Lina: Efendim? Mert: Bir şey mi oldu? Telefonu kapatıp cebime koydum. Lina: Yok. Hiçbir şey olmadı. Mert: E…

Bölümün tamamını WritePad'de oku