Bölüm 7
Yazar: Tuğçe

Lina: Bugün gerçekten çok sıkıcı bir gün. Bilinmeyen Numara: Ne yapıyorsun güzelim? Lina: Oturuyorum. Sıkıldığımı mı hissettin? Bilinmeyen Numara: İçime doğmuş diyelim ;) Lina: İyi ki yazdın o zaman sıkılmıştım. Bilinmeyen Numara: Bugün ne yapmayo düşünüyorsun? Lina: Bilmem, belki dışarı çıkarım. Bilinmeyen Numara: Bugün yağmur yağacağı söyleniyor. Hastalanma. Lina: Yağmurdan kim ölmüş? Bilinmeyen Numara: Yağmurdan ölen yok ama hastalanmanı istemem. Lina: Çok şekersin. Bilinmeyen Numara: Teşekkür ederim :) Bilinmeyen Numara: Annenle konuştun mu? Lina: Evet. Nereden biliyorsun? Bilinmeyen Numara: Tahmin ettim. Lina: Yine mi tahmin? 😒 Bilinmeyen Numara: Bu sefer gerçekten tahmin. Lina: Hı hı, aynen. Bilinmeyen Numara: Bana güvenmiyorsun. Lina: Seni tanımıyorum ki. Nasıl güveneyim? Bilinmeyen Numara: Ama yine de her mesajıma cevap veriyorsun. Lina: Çünkü merak ediyorum. Bilinmeyen Numara: Neyi? Lina: Seni. Bilinmeyen Numara: Bunu duymak hoşuma gitti. Lina: Ama hâlâ kim olduğunu söylemiyorsun. Bilinmeyen Numara: Sana söz verdim. Vakti gelince öğreneceksin. Lina: Ya o vakit hiç gelmezse? Bilinmeyen Numara: Gelir. Lina: Nereden bu kadar eminsin? Bilinmeyen Numara: Çünkü seni görmeden önce de tanıyordum. Lina: ... Lina: Ne demek o? Bilinmeyen Numara: Boş ver. Lina: Hayır, şimdi söyle. Bilinmeyen Numara: Benim gitmem lazım. Lina: Bir gün gerçekten karşıma çıkarsan, ilk soracağım şey bu olacak. Bilinmeyen Numara: Neyi? Lina: Beni ne zamandır tanıdığını. Bilinmeyen Numara: O gün geldiğinde her şeyi anlatırım. Lina: Söz mü? Bilinmeyen Numara: Söz. Lina: Görüşürüz Gizemli Bey. Bilinmeyen Numara: İyi geceler, Lina. Öğlen olmuştu. Evde oturmaktan sıkılmıştım. Biraz hava almak için dışarı çıkmaya karar verdim. Telefonumu cebime koyup evden çıktım. Biraz yürüdükten sonra her zamanki kafelerden birine uğramaya karar verdim. Hava güzeldi. İnsanlar dışarıdaydı ve sonunda evde oturup durmaktan kurtulmuştum. Kafeye yaklaşırken arkamdan bir ses duydum. Mert: Lina? Arkamı döndüğümde yüzünü tanıdım. Lina: Mert! Sen burada ne yapıyorsun? Mert: Asıl sen ne yapıyorsun? Seni burada göreceğimi hiç düşünmezdim. Lina: Ben de seni görmeyi beklemiyordum. Mert: Tek misin? Lina: Evet. Sıkıldım, biraz dolaşayım dedim. Mert: İyi yapmışsın. Ben de arkadaşları bekliyordum ama daha gelmediler. Lina: O zaman birlikte oturalım mı? Mert: Olur tabii. Birlikte kafeye girip boş bir masaya oturduk. Mert: Bu arada kompozisyonu yaptın mı? Lina: Yaptım. Cuma gecesi bitirdim. Mert: Ben daha başlamadım. Lina: Mert, son günlere bırakma şu ödevleri. Mert: Sen varsın ya, senden isterim. Lina: Hayatta vermem. Mert: Neden? Lina: Çünkü sonra hoca ikimizi de yakalar. Mert: Tamam, bari konusunu anlat. Lina: Günümüzde Gözetim ve Mahremiyet. Mert: Vay. Senin seçtiğin konuya bak. Lina: Niye? Mert: Bilmem. Sana biraz uyuyor. Lina: Nasıl yani? Mert: Her şeyi merak ediyorsun ya. Lina: Ayıp ediyorsun. Mert: Ahahah şaka yapıyorum. Telefonum masanın üzerinde titredi. Ekrana baktığımda yine aynı isim vardı. Bilinmeyen Numara: Kim o? Kaşlarımı çattım. Lina: Ne? Bilinmeyen Numara: Yanındaki çocuk. Bir an elim telefonda dondu. Lina: Sen burada mısın? Beni mi takip ettin? Bilinmeyen Numara: Soruma cevap ver. Lina: Mert. Bilinmeyen Numara: Mert... Lina: Evet. Sınıftan arkadaşım. Bilinmeyen Numara: Arkadaşın mı? Lina: Evet. Bilinmeyen Numara: Sana biraz fazla yakın duruyor. Lina: Ne demek istiyorsun? Bilinmeyen Numara: Hiç. Lina: Saçmalama. Bilinmeyen Numara: Ben saçmalamıyorum Lina. Lina: O zaman ne yapıyorsun? Bilinmeyen Numara: Sadece seni izliyorum. Telefon elimden neredeyse düşecekti. Bilinmeyen Numara: O çocuğun sana nasıl baktığını gördüm. Lina: Sen... Mesajı yazarken başımı kaldırıp etrafa baktım. Kalabalık, masalar, insanlar... Ama gizemli kimseyi göremiyordum. Lina: Neredesin? Mesajın hemen altında üç nokta belirdi. Sonra kayboldu. Tekrar belirdi. Ve cevap geldi. Bilinmeyen Numara: Sana düşündüğünden daha yakınım.