Sylworth Krallığı; Üç Kartın İzi

Kimin İçin?

Yazar:

Sylworth Krallığı; Üç Kartın İzi – Nisanur Tamer kitap kapağı
Sylworth Krallığı; Üç Kartın İzi – Nisanur Tamer kitap kapağı

Duyduğu sesin geldiği yöne bakışlarını çevirdiğinde bir belirsizlik karşıladı onu. Az önce Tanrı'nın sesini duymuş ve ondan bir karşılık almıştı. Herkesin geldiği kasabada halkın bildiği şeylerden biri net olarak Tanrı'nın varlığıydı ancak en büyük sorun onun nerede olduğuydu. Kral Dominic ve Kraliçe Diana bundan hiç bahsetmemişti ancak o burada, birkaç adım ötesindeydi. Kaderi ellerinde tutan birinin karşısında olması ne garipti. Kalbinin hızla çarptığını hissedebiliyordu. Bir kez daha konuşsa mı yoksa kaçıp gitse mi emin olamıyordu Selene. Yanan mumlardan bazıları sönünce irkildi. Esen fakat hissedemediği bir rüzgardandır belki diye düşündü. Sözcüklerin çıkmak için istekli olduğunu bilse de susmaya zorladı kendini. Ne diyebilirdi ki? Sizi görmek istiyorum mu? Ya da orada ne işiniz var mı? Kendi iç savaşını yaptığı sırada nerede olduğunu unutmuştu bir anlığına ve onu kendine getiren ses az öncekiyle aynıydı. "Neden buradasın?" "Ben...Ben-" Selene panikle ne diyeceğini düşünürken cümlesi kesildiğinde derin bir nefes aldı. Kızlar gibi uykuda olmak ve bunun bir kabus olduğuna inanmak istiyordu. "Günahlarından mı arınacaksın?" "Hayır?" "Peki ya öyleyse neden buradasın?" "Sadece profesörü buradan çıkarken gördüm ve merak ettim." Bu olanlara inanmakta zorlanırken koridordan gelen sesle ne yapacağını şaşırdı Selene. Burada görülmek istemiyordu. Onlarca merdivenin ve koridorun arasına sıkıştırılmış kaç odanın böyle olduğunu düşündü kendi kendine. Her birinin arkasında böyle büyük sırlar olmamalıydı, onlara karşı şeffaf olunmalıydı çünkü herkesin bu şekilde daha fazla rahat edebileceğini biliyordu. Arkasını dönüp gidecekken yeniden durmak zorunda kaldı. Yalnızca bir sesti fakat otoritenin onda olduğunu biliyordu, bunu yalnızca o tınıyla bile aktarabiliyordu. "Her zaman böyle meraklı mısındır? Aklına eseni yapar mısın?" "Evet. Genelde." Kaçıp gitmek seçenekti o an ama cümlenin devamının geleceğini biliyordu Selene. Ona söylenecek bir şeylerin olduğunu hissedebiliyordu. "Merak iyidir. İnsanı diri tutar." Bu sözleri duyduğunda zihninde hızla çakan şimşeklere engel olamadı. O tanıdık ses varlığını belli edince kusacağını hissetti. Selene o yemekte ne olduğunu sorduğunda, Valentina ona kelimesi kelimesine “Merak iyi bir şeydir Selene. İnsanı canlı tutar.” demişti. O da bunu Tanrı'dan mı öğrenmişti? "Ancak her zaman merakının peşinden gitmen seni doğru yola sokmaz. Bunu kaldırabilir misin? Ya da şöyle söyleyelim. Merak ettiklerin seni yıkacak sonuçlar ortaya koyarsa buna dayanabilir misin?" Selene ne diyeceğini bilemedi bir anlığına. Bu ne anlama geliyordu, hiçbir fikri yoktu. Ona göre merak bir kamçı, sonuçlarda yolun sonunda ulaşılacak amaçtı. Elbette sonuna kadar gitmek, gerçekleri öğrenmek isteyecekti. "Tabi ki dayanabilirim. Bu yüzden buradayım. Bu yüzden savaşacağım." Duyduğu ses bir gülme miydi? Yoksa kulaklarının oynadığı bir oyun muydu emin olamıyordu. "Pekala Selene. Yolun aydınlık, zihnin hep açık, duygularınsa en büyük zırhın olsun. Yolun karardığında zihnine, zihnin sana oyunlar oynadığında duygularına sarılacaksın. Unutma, aşılamayan en büyük engel kişinin kendine ördüğü duvarlardır. O duvarları yıkamazsan da aşmak için daima yukarı bakmalısın." Hiçbir şey söylemeden çıktı içeriden ve kapı onun kapamasına fırsat vermeden kapandı. Kilitlendi. Elbisesinin uzun eteklerini tutup koşarak merdivenlere yöneldi Selene. Yarım yamalak aldığı nefesle onlarca katı yeniden çıktığında karşısında çatık kaşlı Carla'yı görünce durdu. "Bir sorun mu var küçük hanım?" "Hayır. Her şey yolunda." "Biraz solgun, hatrı sayılır derecede de-" Ona eğilerek gülümsedi. "Korkmuş görünüyorsunuz." Ondan aldığı enerjiyi sevmedi Selene. Yüzüne ona ait olmayan, samimiyetten çok uzak bir tebessüm yerleştirerek baktı karşısındaki kadına. O da anlamış olmalıydı ki takındığı bilmiş ifade gitmiş, yerine sıfır duyguyla bakan bir Carla geçmişti. "Oldukça iyiyim. Merak ediyorsanız diye de söylemiş olayım. Yaşadığım yerde kendimi güvende hissettiğimi bilmem önemli. Ufak…

Bölümün tamamını WritePad'de oku