Süngü ve Neşter

1. Bölüm

Yazar:

Süngü ve Neşter - Habibe şahan kitap kapağı
Süngü ve Neşter kitap kapağı

YANKI MERİH DOĞDUĞUN YERDE ÖZGÜRLÜĞE KANAT ÇIRPAMAZSIN. Tüm muhteşem hikâyeler iki şekilde başlar: Ya bir insan yolculuğa çıkar ya da şehre bir yabancı gelir der Tolstoy. Bende bu yeni şehirde yabancıydım. Bu yolculuğun ucunu göremediğim gibi sonunu da göremiyordum. Hikayemin nasıl ilerleyeceğini bilmeden adım attım bu şehre. Yıllarca acımı içime akıtmak yerine hıçkıra hıçkıra ağladığım günler oldu. Kendimi dış dünyaya kapattığım, perdelerimi bir gün bile aralayıp, ışığın girmesine bile müsaade etmediğim günler vardı mesela. Güneş neydi bulut neydi bilmeden yaşadım o acıyı. Kimseyi bu acıma ortak etmeden, gelen herkesi görmeden uğurladığım, sesimin soluğumun dahi acıyla dolduğu bir dönemim oldu. O zamanlar geçmez sanırdım ama geçermiş. Zaman dediğimiz şeyi çok da hafife almamak lazımmış. Çok ağırdı esasen.Bir şekilde atlattım ama hala sızısı var. Kolay değil insanın kendi düğününde terk edilmesi.Bende yaşattığı ağır travmayı atlatmam sandığımdan daha zor olmuştu. Güvendiğin dağlara karlar yağdığında anlıyorsun aslında en önemli şeyin 'güven ve sadakat' olduğunu. Unuttum mu hayır. Üzülüyor muyum kesinlikle üzülmüyorum. Bazı şeyler yaşanmalı ve bazı acılar çekilmeliydi. O gün bütün davetliler masada sessiz sessiz ağlayan o enkaza bakıyordu. Çakılmış kalmıştım nikah masasında. Halbuki sabah yanımdaydı Yasin. Beraber fotoğraf çekimine gidip düğün salonuna gelmiştik. Kapıdan tek başıma girmiş hemen arkamdan geleceğini söylemişti. İçime çöreklenen o acıyla baş etmeye çalışmıştım. İçimde bir huzursuzluk vardı. Sanki bişeyler olacak diye içim içimi yiyordu. Ve arkadaşı Yasin'in gittiğini söyleyince bir kere daha hislerimin beni yanıltmadığını anlamış oldum. Son kez andım adını. Ne bir ah çıktı dudaklarımdan ne bir kötü söz. Gitmişti. Ve ailem bir terslik olduğunu gözlerimden anlaşmışlardı. Herkesin içinde ağlamam abimin kanına dokunmuştu. Hala nikah masasında oturuyordum. Uçarak yanıma geldiğini ve beni kollarının arasında nasıl sıkı tuttuğunu hiç unutmadım. Zangır zangır titriyordum. O benim dağımdı. Yıkılmayayım diye tutmustu. Hüsran olan o düğün bittiğinde, beni kollarının arasından bir an olsun ayırmadı. Hayal meyal arkadaşlarına ' o iti bana bulacaksınız' dediğini hatırlıyorum. Enkazı -yani beni- eve bırakıp gitti. Abim gittikten sonra o gelinlikle kapıyı kilitleyip yatağımın üzerine resmen yığıldım. Yaşadığım acı bir yana sabaha kadar ağlamıştım. Nasıl da güzeldi gelinliğim. Kuğu gibi süzülüyordum giydiğim gün. Yasin'in gözlerinde mutluluğu görmüştüm. Ya da ben öyle sanıyordum. İnsan işte. Sevdiğini bilirsin ama sevildiğinden emin olamazsın derler ya işte tam da o hesaptı. Bir daha asla düğünlere katılmadım. Nerede düğün görsem veya bir gelin yanaşmadım. Duyduğum davul sesi veya gelin arabalarını buğulanan gözlerimle izlerdim. Artık ne o gelin arabasına binebilirdim ne de 'gelin' olabilirdim. İşyerinden doktor arkadaşım Rabia' nın ısrarlarına rağmen düğününe katılmadım. Yaşadıklarımı bildiği için sadece gözlerime bakmıştı. Uzun ve derin. Canım. Hastanenin koridorunda karşılıklı durmuş birbirimizi izliyorduk. Hala gözlerine bakarken bende acı , Rabia da ise derin pişmanlık vardı. Yıllarca doğup büyüdüğüm şehrimi tek seferde işte bu yüzden terkettim. Bu şehri seçmemdeki ana neden buydu ama diğer sebebi de doğu görevimi aradan çıkartmaktı. Şehir benimle zıt olabilecek her şeye sahipti. Özellikle soğuğu .. Hele hele zemheri zamanı ne yaparım bilemiyorum. Tek düşündüğüm şey hızlıca uzaklaşmaktı. Zaman ne kadar geçmiş olursa olsun artık üzerimdeki bu ölü toprağı atmalı ve silkelenmeliydim. Zamanla sürecimin nasıl ilerleyeceğini bilmiyorum. Sadece benim şu an nefes almaya ihtiyacım vardı. Herseyden ve herkesten uzaklaşmalı, kendimi dinlemeliydim. Ben Doktor Yankı. Hikayeme Kars Sarıkamış'ta devam ediyorum. Sancılı hikayeme yeni sancılar eklememek üzere yola çıkıyorum. Yeni başlangıçlardan oldum olası korkan ben, kendimi, hikayemde en yeni başlangıçlara gebe buldum. Hemde sadece 10 gün içinde. Düşünecek vakit yoktu. Acımı kalbime gömüp…

Bölümün tamamını WritePad'de oku