Stella Verse: Kısa Hikayeleri

Neon Vadi Barı (Gizem Gerilim)

Yazar:

Stella Verse: Kısa Hikayeleri - serhat sarica kitap kapağı
Stella Verse: Kısa Hikayeleri kitap kapağı

Geceye Söylenenler Astrum şehrinin arka sokaklarından birinde, dışarıdan bakıldığında sıradan görünen ama içine girildiğinde zamanı unutturan bir bar vardı: Neon Vadi. Sokakta yürürken neon tabelası göz kırpar gibiydi. Sokak lambaları titrek, duvarlar yazı doluydu. Ama içeride… Sürekli çalan caz melodileri, eski model robot garsonların ağır ağır dolaşması, ve bardaki kadife koltukların üstüne sinmiş sigara dumanı hepsi bir rüya gibi gelirdi gelenlere. Roux adında biri vardı orada, her gece aynı köşede oturan. Yüzünde zamansız bir ifade, ellerinde çizilmiş bir harita gibi dururdu. Ne işi yaptığı bilinmezdi. Ama her gelen onu tanır, onunla konuşmak isterdi. O gece bar biraz daha sessizdi. Yağmur bardaktan boşanırcasına yağıyordu. Kapı açıldı. İçeriye ince yapılı, sırılsıklam olmuş bir adam girdi. Ceketinin yakası kalkıktı, gözlerinde bir şey saklıydı. Yavaşça bara yürüdü, Roux’un karşısına oturdu. “Bir zamanlar bu şehirde birini beklerdim,” dedi. “Ama sanırım o artık gelmeyecek.” Roux, kadehinden küçük bir yudum aldı. “Ne zaman bırakmayı düşündün?” “Dün gece,” dedi adam. “Bugün yine onu gördüm. Ama bu kez yürüyüp geçti. Beni tanımadı.” Barın lambaları bir an titredi. Dışarıda yıldırım çaktı. O sırada robot garsonlardan biri masaya yaklaştı. Barda nadir olan bir içki bıraktı masaya, üzerine küçük bir notla: “Geçmiş, yalnızca onunla oturursan seni terk etmez.” Adam, Roux’a baktı. “Bunu sen mi yazdın?” Roux başını iki yana salladı. “Hayır. Bazen bu bar kendi notlarını bırakır. Ne zaman vazgeçmeye yaklaşsan... seni durdurmak ister gibi.” Gecenin sonunda, adam ceketini çıkardı, kadehini bitirdi. Kapıya yürüdü. Ama çıkmadan önce bir şey fark etti. Kapının yanında, duvarda küçük, kazınmış bir not: “Burası bekleyenlerin yeri değildir. Ama bazen biri gelir.” Gülümsedi. Belki de o kişi, kendisiydi. Neon Vadi, ertesi gün yine açıldı. Roux yine köşedeydi. Ama bu kez iki kadeh vardı önünde. Ve yağmur hâlâ dinmemişti. ★★★★★★★ Sessizlikte Çalan Şarkı Barın köşesinde bir piyano vardı. Tozlanmış, yıllardır çalınmamış gibiydi. Ama o gece biri geldi… Ve sessizlik bozuldu. Küçük yapılı bir kızdı bu gelen. Saçları gümüş gibi parlıyordu, gözleri griydi. Adı Mira idi. Sokak çocuklarından biriydi belki de. Ya da sadece kaybolmak isteyen biri. Kimse onu içeri girerken fark etmedi. Roux bile değil. Ama o, sessizce piyanonun başına oturdu. Hiç konuşmadan… Parmaklarını tuşlara koydu. Ve çalmaya başladı. İlk nota eski bir yara gibi açıldı barda. İkinci nota, birinin iç çekişi gibiydi. Üçüncü nota geldiğinde insanlar dönüp bakıyordu. Barda ilk kez sessizlik oluşmuştu. Kadehler havada asılı kalmış, kelimeler yarım bırakılmıştı. Sadece Mira çalıyordu. Sadece müzik konuşuyordu. Müzik bittiğinde kimse alkışlamadı. Çünkü herkes o şarkının içinde kalmıştı. Bir süre öylece bakakaldılar. Sonra Mira ayağa kalktı, başını hafifçe eğdi. Piyanonun üstüne küçük bir kart bıraktı: “Her notada bir anı yaşar. Ama bazıları sadece bir kez çalınır.” Ve kapıdan çıkıp gitti. Neon ışıklar gözlerini takip edemedi. Roux, onun bıraktığı karta uzandı. Küçük harflerle yazılmış bir isim daha vardı: Luna. Mira adını uydurmuştu. Ya da belki gerçek adı buydu. Kim bilir? Bar eski haline döndü. Ama o gece… Neon Vadi’de sessizlik çalmıştı. ★★★★★★★ Kum Saati Bar her zamanki gibi loştu. Hafif bir tütün kokusu, duvarlardaki nem ve ucuz alkolün birleşimi, mekâna kendine has bir ruh verirdi. Saat gece yarısını geçmişti. Roux köşedeydi, klasikleşmiş duruşuyla. O sırada içeriye uzun paltolu bir adam girdi. Yüzünü gölgede bırakan geniş şapkası, onu daha da gizemli gösteriyordu. Elinde eski görünümlü, camdan yapılma küçük bir kum saati vardı. Kumları ağır ağır akıyordu. Hiçbir şey söylemeden bara yürüdü. Ve kum saatini tam ortadaki masaya bıraktı. “Bir saat içinde biri burada kaybolacak,” dedi sadece. “İzlemek isteyen kalabilir.” Sonra köşede boş bir masaya geçti. Ve beklemeye başladı. Bar sustu. Birileri gülmeye çalıştı ama sesi havada boğuldu. Robot garsonlar bir an duraksadı. Kum saati, tuhaf bir ş…

Bölümün tamamını WritePad'de oku