İlk Karşılaşma
Yazar: Melkira

Aklıma koymuştum bu çocuğu bulacaktım.Albüme bakmaya devam ettikçe her an dejavu yaşıyordum.Karşıma onunla olan en güzel anının fotoğrafı çıktı.Yine gözümde canlandı o anlar. “Turuunç,keşke bir bisikletimiz olsaydı, ne güzel sürerdik.” Dedi Hilal. “Tavşan gel bir daha annemlere söyleyelim alsınlar,gel hadi.”Anneleri çok iyi arkadaştı aynı şekilde babalarıda.Tunç başladı lafa “Anne biz Hilal le bisiklet almak istiyoruz.”Dedi anneleri bakışıp gülüştü çünkü onların bu isteklerini uzun zamandır biliyordular.Şeyda yani Tunç’un annesi “Oğlum gelecek ay alırız dedik ya niye ısrarla soruyorsun.”dedi Sibel’de yani Hilal’in annesi arkadaşı Şeyda’ya hak verir gibi kafa salladı.İkili üzülerek kapıdan çıkarken kapının önünde onları bekleyen babalarını bisikletle gördüler.”Babaa teşekkül edeliim canım babamm.”Diye koştu babasının boynuna Hilal.”Teşekkürler baba gerçekten bizi çok mutlu ettiniz,sana da teşekkürler Ali amca.”Dedi Tunç.O gün bisikletleriyle sabaha kadar beraber vakit geçirdiler.Ara sıra düşüyordu Hilal,Tunç’ta onu alıp yakındaki Mese Bakkal ’a gidiyorlardı.Sahibi Şevket amca çok tatlı yaşlı bir adamdı.Her geldiklerinde onlara yaşlarını soruyor Hilal’den 4,Tunç’tan da 7 cevabını alınca “Aa o zaman size yara bandı veremem, küçüksünüz.”diyordu alay edercesine. Artık yorulmuşlardı sonuçta kaç saattir bisiklet sürüyordular durmadan. Birlikte bisiklet sürerken de Tunç’un annesinden aldığı küçük kamerayla da bir sürü fotoğraf çektirmişlerdi insanlara. İkisi de eve gidip bugün yaşadıkları şeyleri düşünerek uykuya daldılar. Bu fotoğrafı görünce Tunç’u bulmaya ant içtim.Onu bulacak,ne yaptığını soracak ve yeniden tanışacaktım.Albümdeki işim bitmişti baktıkça duygulanıyordum istemsizce.Bilgisayarımın şifresini girip google bastım.Tunç’un adını ve soy adını yazdım unutmamıştım, onu unutmak mümkün değildi. Tunç Yıldırım çıkan sonuçlara baktım bir fotoğraf ilişti gözüme googlesda.Tıkladım ve büyüttüm evet oydu bu Tunç’tu.Onu bulmuştum fotoğrafta Doç Dr. Tunç Yıldırım yazıyordu,doktor olmuştu.Çok yakışmıştı ona scrubs.Fotoğrafın altında konum vardı kendi kliniğini açmıştı.Hemen hazırlanıp çıktım evden.Tunç fotoğrafta yazana göre beyin cerrahı olmuştu.İşime geldi, zaten son günlerde yaşadığım dejavu için doktora gidecektim.Konuma ulaşmıştım, yoldayken zar zor randevu bulduğum için direkt girdim içeri.Randevu saatini beklerken heyecandan yerimde duramıyordum.Saat gelene kadar kliniği incelemeye başladım.Burası sadece muayene olunan yermiş aslında Tunç başka bir hastanede çalışıyormuş.Ben bunları araştırıp kliniği incelerken randevu saati gelmişti ismim ekranda yanınca içeri girdim.Tunç’un suratını gördüğümde bayılmamak için direndim.”Buyurun gelin, şu koltuğa oturun lütfen.”Dedi bana.Gösterdiği yere oturdum ve bana “Çok tanıdık geldiniz,daha önceden tanışıyor muyuz neyse neyiniz vardı?”dedi. Çocukluk arkadaşı olduğumuzu söyleyip söylememek arasında gidip gelirken bir anda söyleyiverdim.”Ben Hilal, tavşan hatırladın mı?”dedim heyecanla. “Gerçekten sensin, görüşmeyeli ne kadar uzun zaman olmuş özlemişim. Seni muayene ettikten sonra uzun uzun bir kafede konuşuruz ama şu an bana şikayetini söyle.”dedi. Beni gördüğüne mutlu olmuş gibiydi ama sanırım muayene olmaya geldiğim için yani hasta olduğum için üzülmüştü. “ Son günlerde yıllar önce olan dejavu hastalığım geri döndü son iki gündür bu şikayeti yaşıyorum ve seni de bu şekilde buldum dejavu yaşadığımda Gözümde canlanan Anıdaki kişileri araştırmaya başlıyorum ve ben artık tedavi olmak istiyorum.”dedim.Tunç “ Yaklaşık 8-9 ay önce Dejavu için bir tedavi geliştirildi bunu bir ilaçla sıfırlayabilir ve bir daha hiç yaşamayabilirsin bu sorunu.” Deyince havalara uçtum. Tunç bana ilacı yazdı kullanım talimatını söyledi artık bir ay ya bu hastalığı yeniyordum.iİaçlarımı düzenli kullanırsam bir ay sonra artık hiç Yaşamamak üzere dejavu bitiyordu. Tunç’la yarın buluşmak üzere bir yer ayarladık ben de klinikten çıkıp en yakın eczaneden ilacimi aldım ve eve doğru gittim.Akşam olmuştu yemeğimi yiyip uyudum.Ya…