SONUN KEHANETİ

BÖLÜM 8

Yazar:

SONUN KEHANETİ - Özlem Buse Şahin kitap kapağı
SONUN KEHANETİ kitap kapağı

Bilincimin parçaları ağır ağır geri dönerken, soğuk ve sert toprağın üzerinde yattığımı fark ettim. Ne zaman yere yattığımı hatırlamıyordum. Sırtımda hissettiğim soğuk toprağın tuhaf huzur verici bir etkisi vardı. "Ben iyiyim," dedim kırık bir sesle. Aslında hiç de öyle hissetmiyordum. Ash, üzerime eğilmişti. Panik dolu gözlerinin yerini belli belirsiz bir rahatlama almıştı. Bakışları, üzerimde gezinirken ona bakmak, çekildiğim dipten yüzeye çıkmak gibiydi. Alnını gerginlikle ovaladığında bir an sonra soğukkanlı bir ifadeye büründü. Fakat derinlerde bir yerde hâlâ bir gölge dolaşıyordu. Vi ve Aello yanımda oturuyor, Casey, ayakucumda dikiliyordu. Bakışları bir kılıç kadar keskindi. İçlerinde ateşin dansı vardı. Fakat bir göz kırpışı sonrasında normale döndüler. Scott, az ilerde duygularını pek de belli etmeyen sır dolu bakışlarla beni izliyordu. Sanırım artık benden iyice nefret ediyordu. Fenrir, ortalarda görünmüyordu. Kendimi toparlamak için kalkmayı denediğimde bedenim bana itaat etmedi. Vi, yavaşça sırtımı destekleyerek beni kaldırdı. Sessizliği ilk bölen Aello oldu. "Gerçekten iyi misin?" Sesi normalden daha alçak ve yumuşaktı. Yüzümü görebileceği bir pozisyona geçip, bir şey var mı diye inceledi. Kendimi çok güçsüz hissediyordum. Sırtımı dayadığım ağaç gövdesinde kendime gelmeye çalışırken terlediğimi fark ettim. Saçlarım tenime yapışmıştı. Ormanın serin havası ensemden içeri giriyordu. Yine de canlandırıcı bir etkisi vardı. İtiraf etmem gerekirse kendimi çok bitkin hissediyordum. Kafamın içinde gördüğüm vizyonun yankıları hâlâ devam ederken, ağrı şakaklarıma baskı yapıyordu. Tüm kaslarım saatlerce yürümüşüm gibi sancıyordu. "İyiyim... biraz zamana ihtiyacım var," dediğimde sesim çatlak çıktı. Sanki boğazımı yırtana kadar bağırmış gibiydim. Vi, ayaklanıp hızla ateşin yanına gitti. Çok geçmeden geri döndü. Aldığı su matarasını açıp bana uzattı. Suyu minnetle içerken, boğazıma iğneler battı. Suyun serinliği boğazıma işlerken, "Ne oldu?" diye sordum. En az benim kadar kötü görünüyorlardı. Ash, gözlerindeki gölgelerle bana döndü. Dudakları ince bir çizgi halinde sıkılmıştı, kendini dizginler gibiydi. "Büyü," dedi. "İşlemeye başladığında nöbet geçirdin." Bir an durdu. Gergindi. "Bedenin büyüye direnmeye çalışıyor gibiydi.” "Sana bunu yapmaman gerektiğini söylemiştim." Aello’nun sesi bu kez azarlar gibi çıktı. Vi araya girdi. "Ash, seslendiğinde siz gideli on dakika bile olmamıştı. Vücudun şiddetle sarsılıyordu. Gözlerin yarı kapanmış, ellerin ters dönmeye başlamıştı," Sesi diğerleri gibi azarlayıcı değildi. "Ne yapacağımızı bilemedik." Sözlerinin içindeki çaresizlikle içime bir ağırlık çöktü. Büyünün böyle bir etkiye maruz bırakacağını bende bilmiyordum. Demek ki ben vizyonun içinde yaratıktan kaçarken, beni uyandırmaya çalışıyorlardı. Ash'in sesini gerçekten duymuştum. Casey, "Bir daha bunu yapma," dedi ondan hiç beklemediğim bir tepkiyle. Sesinde soğukluk vardı fakat etkilendiği her halinden belliydi. Gücüm yoktu. Bu yüzden savunmaya geçmedim. Bunun gerekli olduğunu biliyordum. Yalnızca bu şekilde bir tepki vereceğimi tahmin edememiştim. "En azından bir işe yaradı," dedim konuyu başka yere çekerek. Bununla birlikte ortamı hem yumuşatmak hem de konuyu geri de bırakmayı ümit ediyordum. Vi'nin gözlerinde umut kırıntıları vardı. "İşe yaradı mı?" "Evet. Her şeyi anlatacağım ama ilk önce ateşin başına geçelim. Biraz üşümeye başladım." Herkes ayaklandı. Ash, kalkmam için elini uzattı. Gözlerim ellerine takıldı; ince, zarif ama aynı zamanda güçlü eller. Bir an duraksasam da yavaşça eline uzandım. Parmak uçlarımız birbirine değdiğinde içimde bir ürperti hissettim. Kalbim bir anlığına, sanki ona seslenilmiş gibi nabzımı hızlandırdı. Elinin sıcaklığı, içimde yankılandı, teması içimde bir şeyler uyandırıyor gibi oldu. Ash, yavaşça beni ayağa kaldırırken, elleri bir an bile tereddüt etmeden beni kavradı. Temasımız kesildiğinde parmak uçlarımdan tüm vücuduma yayılan sıcaklık bedenimde varlığını sürdürmeye devam etti. Bakışlarında gergin…

Bölümün tamamını WritePad'de oku