SONUN KEHANETİ

BÖLÜM 25

Yazar:

SONUN KEHANETİ – Özlem Buse Şahin kitap kapağı
SONUN KEHANETİ – Özlem Buse Şahin kitap kapağı

İçimden bir ses kaçıp kendimi kurtarmamı haykırdı. Oysaki aklım bu mantıklı öneriye uyum sağlayacak kadar yerinde değildi. Bedenim kaskatı kesilmiş halde avcısına kilitlenmişti. Göz göze geldiğim dehşet her saniye biraz daha yaklaşıyordu. Hedefi belliydi, tam üzerime geliyordu. Diğeri yer altının derinliklerinden fırlamıştı. Şimdiki gökyüzünde süzülüyordu. Bir el parmaklarımı sımsıkı tutunca kendime gelir gibi oldum. Bu samimi sıcaklık, düşünmem, harekete geçmem, bir kaçış yolu aramam konusunda zihnimi uyandırdı. "Daire oluşturun!" Ash'e odaklanmaya çabaladım. Ama aklım türlü türlü düşüncelere kayıyordu. Kalbimi dinlemek istiyordum. Cas'in dediği gibi kendime bir meşale yakmak ve onu takip etmek istiyordum. Ama Harpy'nin tiz çığlığı kulaklarımızı doldurunca aklım yine kalbimi yendi. Hayatım boyunca korkularımın, hatalarımın, eksik parçalarımın beni yönlendirmesine izin verdiğimi düşündüm. Daha çocukken her şeyin daha basit olması gerektiği zamanlarda bile tasasız olmayı hiç becerememiştim. Şimdi pişmanlıkla celladımı beklerken çok uzun bir yaşam sürmeyeceğimi biliyor ve gülmeye, eğlenmeye daha fazla vakit ayırmış olmayı istiyordum. Hayatım boyu ilk tercihim güçlü olmaktı. Güçlü olmak, kırgın bir yalnızlıktan daha kolay geliyordu. Çocukken okuduğum masallardaki kahramanlar gibi cesur olmayı istiyordum. Ama çoğu masalda kahramanlar sonunda ölüyor olurdu. Savaşçıları bekleyen nihai sonları anlamaya başladıktan sonra savaşçı olmayı istemekten vazgeçmiştim. Çünkü savaşçılar hep bir şeylerini kaybederdi. Hayatlarını, inançlarını ya da sevdiklerini... Ne kadar istemiyor olsam da al işte buradaydım. Kader, ben kaçmaya çalıştıkça beni yine istemediğim o savaşa çekmişti. İrademle seçmesem de yine de bu yola adım atmak zorunda kalmıştım. Yanıma gelen Aello'nun sırtındaki sadaktan birkaç ok çekip yaklaşan tehlikeye doğru attığını izledim. Her hamlesinde Harpy'i kıl payı ıskalıyordu. Buraya gelmeyi ben seçmemiştim. Ama hayatım beni buraya sürükleyen seçimlerden ibaretti. Kimisi benim kimisi başkalarının. Loncanın kapısına bırakılışım, yaptığım seçimler ve kabullendiğim yalnızlıklar beni buraya taşımıştı. Kaçmak bir seçenek olmaktan çıkmış bir yolculuğa dönüşmüştü. Sevilmekten öte, sevmenin değerini daha çok öğrenmiştim. Umudu öğrenmiş ve umudun yarınların ilhamı olduğunu fark etmiştim. Loncanın kütüphanesinde kendi sonunu bekleyen bir hayalet olabilirdim. Ama pencerenin ardında kalmamayı seçmiştim. İnsanlık için bir tohum ekmeye karar vermiştim Bu bir son muydu? Belki. Ama sonumun nasıl olacağına hala ben karar verebilirdim. Geç değildi. Her zaman bir yolu vardır. Bir Harpy'nin pençelerine, hayatını ve senden geriye kalanları bırakacak kadar zayıf mısın dedim kendi kendime. Üstelik bu yol da yalnız da değilsin. Beni alsa dahi duracağını sanmıyordum. Hayır , buna izin veremezdim. Ne yanımdakiler ne de kendim için. Eğer yaratık beni alacaksa ona kolay bir zafer sunmayacaktım. Eğer bir son olacaksa o son benim irademle yazılacaktı. Hızla üzerimize yaklaşırken grup içinde herkes bir daire oluşturdu. Kılıçlar çekilmişti ama sadece çelik yetmezdi; başka bir güçte çağrılmalıydı. Bunu kimin çağırması gerektiğini biliyordum. Ellerimi kaldırıp, büyünün sözleri zihnimde yankılanırken, bu anın daha önceden kaderime yazılmış gibi hissettirdiğini fark ettim. Yapacağım büyüyü önceden bilmem rastlantı değildi. Zaman sadece insanın bir algısıydı. Geçmiş bir nokta da gelecek rotamın nereye varacağını belki de biliyordum. Bu yüzden doğru zamana kadar parmak uçlarımdaki mucizeyi kullanmamıştım. Şimdi oraya vardığım için neyim var neyim yoksa kullanacaktım. Parmaklarım irademin bir uzantısı olarak hareket etmeye başladı. Büyünün kadim ritmi, benimle birlikte nefes aldı. Sözler, dilimden dökülürken havayı bir titreşimle doldurdu. Sözler, açık bir kapıdan içeri giren ev sahibi rahatlığında dudaklarımdan dökülmeye başladı. "Uyan Rüzgâr ve es, İtaat et ve şahlan, Her nefesle kükre ve fırtınaya dönüş, Hava seni tanır, nefesimdedir sır." İlk kelimelerimle birlikte,…

Bölümün tamamını WritePad'de oku