SONUN KEHANETİ

BÖLÜM 1

Yazar:

SONUN KEHANETİ - Özlem Buse Şahin kitap kapağı
SONUN KEHANETİ kitap kapağı

36.000 yıl önce Amata, Rod'a yaptığı son şifa büyüsü ile tükendiğini hissetti. Kelimeler artık diline dolanmaya başlamıştı. Kaç kere tekrar ettiğini bilmiyordu. O kadar yorgundu ki göz kapakları onları kapatması için adeta yalvarıyordu. Bedeninin her yeri sancıyla ağrırken, birkaç saat önce hazırladığı iksirin etkisinin geçtiğini hissediyordu. Bir saniyeliğine bile gözlerini kapatsa kendini daha iyi hissedebileceğini düşündü. Fakat yapmıyordu çünkü Rod daha önemliydi. Daha Maksim ve James' in acısı yüreklerinde taze iken Rod'un acısı, üzerlerine eklenmeyecekti. Rod, Amata'nın gövdesine sardığı bandajların içinde sakin nefesler alıyordu. Acı hissetmesin diye verdiği haşhaş sütü etkisini hâlâ sürdürüyordu. Köprüde göğsüne aldığı öldürücü darbeden beri baygındı. Neredeyse yarım günlük yolu Myrina ve Keyks'in omuzlarında baygın geçirmişti. Rod koma halindeyken, onlar da yıllar önce tapınak olduğunu düşündükleri fakat şimdi yıkılmış sütunlar, çatlamış taşlardan başka hiçbir şey olmayan bir kalıntıya sığınmışlardı. Tapınağın beyaz taşları zamanın ve unutuluşun gölgesinde artık grileşmişti. Girişteki merdivenlerde taşlar dökülmüş, etrafını saran fresklerden geriye kiminin kırık kanadı, kiminin başsız gövdesi kalmıştı. Sarmaşıklar, duvarların çatlaklarından içeri sızmış, yok olmanın soğuk nefesiyle örülmüşlerdi. Tapınakta sağlam kalan tek şey, tam ortada yıkıntı bir çeşmenin üzerinde dikilen insan figürüydü. Çevresindeki yıkıma aldırış etmeden olabildiğine sağlam durmayı başaran tek şeydi. Gökyüzüne bakan yüzü her ne kadar tahrip olsa da heykelin yumuşak kıvrımlarından kadın olduğu anlaşılıyordu. Ne olduğu veya kim olduğuna dair başka bir iz yoktu. Bu sessiz heykel tüm hikâyesi ve geçmişi ile unutulan bu yerin geriye kalan tek şahidi idi. Amata, tapınaktan gözlerini ayırdığında Myrina ve Keyks'in ne kadar yorgun olduğunu gördü. Keyks, kalıntıların bir köşesinde sırtını bir kayaya yaslamış dinlenmeye çalışıyordu. Gözleri kapalıydı. Ama Amata onun uyumadığını biliyordu. Krallığın renklerini taşıyan asil üniforması artık kurumuş kan içindeydi. Cap dağlarında sardıkları bacağından da artık kan akmıyordu. Amata, değiştirmeyi sayısız kez teklif etse de Keyks inatla her defasında iyiyim demişti. Keyks' in yüzü, krallıkta onu ilk gördüğü andaki adamın yüzü değildi artık. Yorgun ve bitkindi. Aldığı sorumluluğun ağırlığı, savaştığı şeyler, yüzünde derin çizgiler bırakmıştı. Gözaltlarındaki mor halkalar karşılaştığımız tüm o şeylerin izlerini taşıyordu. Kitlenmiş çenesi sıktığı dişlerin gerisinde sakladığı acıyı ve azmi gizlerken, Ruavel’ini— Çok eski zamanlardan kalma, kullanana güç veren bir çeşit büyülü kılıç —sıkmaktan parmak boğumları bembeyazdı. Az ilerisinde Myrina oturuyordu. Dinlenmeyi kendine hak görmüyormuş gibi sırtını yıkıntı iri taşlara vermiş bıçaklarını bileyliyordu. Parlak mavi gözleri, neşesinin izlerini taşımıyordu artık. Dudakları ince bir çizgi halini almıştı. Hırs ve intikam doluydu. Amata, Myrina' nın yansıtmadığı çaresizliğinin onu içten içe tükettiğini biliyordu. Yolculuğun başında her birinin ruhuna işlenmiş o kararlılığın ipi bir gerilip bir gevşeyip durmuştu. Belki şimdiye kadar çoktan kopmuş bile olması gerekirdi. Fakat her biri kendinden daha büyük bir şeye hizmet etmek için çıkmıştı bu yola. Krallığa ve geleceğe. Unutulamayacak bir şeydi. Bu yüzden ip, gergince, geriye kalanları ve inançlarını bir arada tutmaya devam ediyordu. Rod, inlediğinde Amata gözlerini hemen ona çevirdi. "Rod," diye seslendi Amata yumuşakça. "Kendini nasıl hissediyorsun?" Arkasında taşları ezen bot sesi duyuldu. Gelen Myrina idi. Dizlerinin üzerine çöktü fakat hiç ses çıkarmadı. Dikkatlice Rod'u izliyordu. Eli, yüzü, savaştıkları onca şeyin izlerini taşımaktan kir içindeydi. Rod inledi. "Myrina.” Myrina'nın kitlenmiş çenesi hemen yumuşayıp Rod' un elini tuttu. "Buradayım Rod," diye karşılık verdi acılı ve yumuşak bir sesle. "Ben... beni kaldırın lütfen." "Olmaz dinlenmen lazım," diye itiraz ettiler Amata ile aynı anda. "Evet dinlenmen lazım…

Bölümün tamamını WritePad'de oku