SON VURUŞ

1. BÖLÜM SON DÖRT HAFTA

Yazar:

SON VURUŞ – Fatma kitap kapağı
SON VURUŞ – Fatma kitap kapağı

1. BÖLÜM SON DÖRT HAFTA "Son vuruş!" diye bağırdım, kulaklığımın mikrofonuna doğru. Valorant Vanguard yani ülkenin en büyük e-spor turnuvasının başlamasına dört hafta kalmıştı ve ben takımımla kaldığım takım üssünde gecenin üçünde tek başıma rastgele oyuna girmiştim. Girmiştim girmesine ama akşam yediden bu yana oyun başında olduğum için sabrım çökmüş, uyku dört bir yandan etrafımı sarmıştı. Öyle ki tuşlara basan parmaklarım karıncalanıyor, mouse avuç içimden fırlamak istiyordu. Ve şu an bizim takımda sona kalan kişi bilerek adamı vurmuyor, oyalanıyordu. Sabır çekmek adına uzun bir nefes aldım, "vur da bitsin artık!" "Tamam Reyna sakin, ne bu ses tonu gece üçte," pişkin pişkin cevap verirken Reyna'yı özellikle vurgulamıştı. Oyuna girdiğinizde sesli sohbeti açarsanız takımdaki sizden ayrı dört kişi olurdu ve kimse birbirini tanımadığı için oynadığınız ajan adı ile seslenirdi, Valorant'ın kendine has artılarından biri daha işte. "Kaç saattir ekran başında olduğumu bilsen aklın şaşar," diye homurdandım, takımın gerisinden ses çıkmadığı için sadece ikimiz konuşuyorduk ve daha dakikasından adama gıcık olmuştum. Ekranını izlediğim kişi oyalanmaya devam ederken bir yandan da benimle uğraşmaktan geri kalmıyordu. "Merak ettim kaçmış Valorant süren?" şakacı yanı geri çekilirken gerçekten merak etmiş bir ilgiyle soruyordu. Ekranı izlerken ne süresi bütün hayatım burada geçiyor diyemedim tabii. Onun yerine daha mantıklı bir cevaba ihtiyacım vardı hem de öyle bir cevap olmalıydı ki vurma zahmetine girmediği adamı vursun. Mikrofon tuşuna basıp, "şöyle düşün şu an yerinde ben oynuyor olsaydım, çoktan maç bitmiş giriş ekranına geçmiştik," dedim ve tatlı tatlı güldüm. "Öyle mi?" diye anında cevap verdi ve daha sözleri bitmeden karşıdaki adamı normalden çok daha profesyonel olacak şekilde vurdu. Tamam, bunu beklemiyordum yayıldığım oyuncu koltuğumda anında dikleştim. "O neydi lan öyle!" istemsizce yükseldiğimde cevap olarak kusursuz bir kahkaha ile karşılık verdi, "ekle oynarız." Şoku atlattığım anda yükseldim, "madem bu kadar iyisin ne uğraştırdın yarım saat akılsız herif!" "Az şov yaptım, eğlenmedin mi?" dedi bu sefer, bu çocuk harbiden garipti. Ağzımın içinde bir şeyler mırıldandığımda mikrofonum açık kalmıştı ve bu onu daha çok güldürdü. Sesi kulaklığımdan beynime ulaştığında garip bir ürperti hissettim. Salak adam! "Ha ha ha, çok komiksin budala!" Son cümlelerimi söyledikten sonra beklemeden oyunu kapattım ve yarısı boynuma asılı olan kulaklığı çıkarıp ekrana astım. Vücudumun her hücresi isyan bayrağı çekmiş gibi sızlıyordu. Koltuktan doğrulduğum anda kolum, bacağım, belim buzlanmış bir dalın kırılmasını andırır şekilde çatırdadı. Sanırım ölüyorum, aklımdan geçen cümleye zaferle güldüm, girdiğim yaklaşık on maçın çoğunda kazanmanın verdiği tatlı mayhoşluk vardı üstümde. Dudaklarım istemsizce kıvrıldı. Yerine gelen keyfimle birlikte uyumak için asma katın dönen merdivenlerine doğru ilerledim. Aslında birkaç el daha atsaydım derecem yücelik üçten radiant'a yani oyundaki en üst seviyeye çıkacaktım ama işte biraz daha oynarsam muhtemelen Serra'ya denk gelecektim ve benim bu saatte uyumadığımı görüp kafayı yiyecekti. Serra bizim takım koçumuzdu ve tahmin edeceğiniz gibi çok sert bir kadındı. Özellikle geçen sene finalde olanlardan sonra... merdivenleri çıkarken geçen seneyi düşünmek modumu anında yere serdi. Merdivenler sonunda bittiğinde takımın yatak odalarının olduğu kata varmıştım. Yan yana dizilmiş odaların ilkinin önünde durdum; kapıda Aslı ve Aylin'in resmi vardı. İkisi birbirlerine sırtlarını yaslayıp kollarını önlerinde bağlamışlardı. Sağ taraftaki Aylin'in doğuştan gelen saçlar ve zeytin yeşili gözlerinin içi oyunbaz bir ifadeyle bakıyorken, solundaki Aslı'nın saçları baştan sona kızıldı önüne düşen perçemleri arasından kestane rengi gözleri insanı büyüleyecek gibi bakıyordu. İkisi birbirine oldukça zıt olsalar ve sürekli saçma sapan kavgalar etseler de bir saat bile ayrı kalamıyorlar, ikisini ayırdığımızdaysa üssün içinde devasa bir…

Bölümün tamamını WritePad'de oku