Sadece başlangıç...
Yazar: Jisulinos

(Teşekkürler yazısı🌈) Buraya benim kurgumu okuyan herkese merhaba ve şimdiden teşekkür ederim. Bu kitabı açmak sadece bakmanız da benim için çok kıymetli. Destek ve yorumlarınızı esirgemeyin kötü veya iyi yorumlarınızı dikkate alacağımı belirtmek isterim. Kitabımı daha çok sade rahat okulanabilecek bir şekilde yazacağım geliştikçe değiştirebilirim yazım şeklimi ama kurgusu sabit kalıcak HERKESE İYİ OKUMALARRRR🌸🌷🌿⭐🌱 ............ Hırs, insanı içten içe delirtebilen, sevgisini yiyip bitirten garip bir motivasyondur. En kötü yanı ise o hissi aldığında bir daha bırakamaman. Nereye gidersen git, artık senin kanına işler. Son damlana kadar çeker seni içeriye.Sanki bir virüs gibi yayılır vücuduna. Ve bu virüs benim bedenime işlemişti. Farkına bile varamamıştım. Oysaki hırs bana çok uzak olan bir duyguydu. Doğup büyüdüğüm yerde asla hırs yapmamıştım. Her zaman kendi hâline takılan bir çocuk olmuştum. Şimdi ise işler ne hâle gelmişti. Sabahtan akşama kadar uğraştığım, küçük bir hatasında çöpe attığım resimlerim gözlerimin önünde kaldırılıyor, sanat galerim kapanıyordu. Kariyerime basamaklarla çıktığım merdivenlerin birer birer kendi ellerimle kırıldığını izliyordum. Ağzımdan tek bir cümle çıkmıyor, şok olmuşçasına etrafı seyrediyordum. Arkamdan gelen beyaz ışıklar birer birer parlıyor, beni magazin dergilerine sergilemek isteyenler küfürler saydırıyorlardı. Hiçbiri umrumda değildi; ne bugün, ne dün, ne de iki yıl önce. Duvarlarını kendim sarıya boyattığım, yerdeki mermerleri tek tek ustaya sorup yaptırdığım, çerçevelerin hangi renk olacağına kadar verdiğim bu galerimde sadece duruyordum. Tepki veremiyordum. Kıpırdayamıyordum. Sanki bedenim bana ait değilmiş gibiydi. Bayılacakmış gibi olurken Ekapıda beni izleyen efsun koşarak yanıma yaklaştı, beni omuzlarımdan tuttu, kendine çekti. "İyi misin, Irmak?" diye seslendi bana. Efsun bunu bilerek yapıyordu. Tüm bu sanat sergimi onun yüzünden kaybediyordum. Sanki beni gerçekten önemsiyormuş gibi elleriyle olmayan ateşimi kontrol ediyordu. Bunu magazine ne kadar iyi bir insan olduğunu göstermek için yaptığı aşikârdı. Ona kitlenerek, "Çek elini üstümden," diyebildim. Ellerimi kaldırıp onu itecek gücü bulamasam da sözlerimle bile onu itebilirdim. Efsun hafif başını sallayarak beni kınarmışçasına baktı. "Beni buna sen zorladın, Irmak. Sonuçlarına katlan." Efsun sinir bozucu gülüşünü yapıp bana sırtını dönerek gitmeye başladı. Bense kımıldamıyor, giden resimlerime teker teker bakıyordum. Bunlar benim gözümün nur kıymetlimdi; şimdiyse depoya kaldırılan bir kâğıt israfı olmaya hazırlanıyordu. Bu, benim kaldıramayacağım kadar acımasızlıktı.