7
Yazar: Rabia Kaya

Sabah uyandığımda aklımda dönüp duran tek mevzu Sevda’nın son konuşmamızda söyledikleriydi. Evlilik teklifi için uygun bir zamana ihtiyacım vardı, şanslıydım ki yılbaşı sebebiyle şirket tatil için organizasyon düzenledikleri kartepeye gidilecekti. Müdür beyle görüşüp, durumu izah ettiğimde beni anlayışla karşıladı. Şirketteki toplantıda konuşmaları dikkatle dinlerken ara ara gözlerim kolumdaki saate kayıyordu. Konuşmacının sözünü bölmeden bana sessizce eğilerek “ sen çık istersen, daha gidecek yol için bavul hazırlamanda gerekiyorsa işlerini hallet. Senlik bir durum yok zaten” dedi. "Teşekkür ederim efendim." Saygısızlık olmasın diye kalan on dakikamı yine toplantıda geçirdim. Öylece toplantı ortasında gitmeyi kendime yakıştıramadım ve kalmak istedim. Suat Bey’in görüşlerini bildirdiği konuşması sonlandı. Suat ve Müdür Yardımcısı Gürkan Bey firmamızın kozmetik ürünle alakalı projenin detaylarını kendi aralarında konuşurlarken, ceketimin önünü ilikleyip odadan ayrıldım. Elimde kalan dosyaları ve su şişesini masamın üzerine bıraktım. Elime aldığım çantamla odadan çıkmadan önce son kez masaya göz gezdirdim ve eksik bir şey unutmadığıma emin oldum. Şirketten çıkıp, arabamı getiren Vale’ye teşekkür edip uzattığı anahtarı elime aldım. Arabama binip, ilerlerken şirketten uzaklaşıp ana yolda, radyomun sesini biraz daha yükselttim. Şarkı çalarken bir yandan “ acaba ne tarz yüzük alsam?” Diye düşündüm. Düşüncesi o kadar içimdeki kelebekleri uçuruyordu ki, bunu kontrol edemiyordum. Gülümseyerek, yola bakarken bir anda telefonuma gelen bildirimle ceketimin iç cebinden çıkarıp ekranına baktım. Gönderen: Fisun “ Mehmetcim istersen, sana yardımcı olabilirim. Yüzük konusunda kararsız kalma.” Gönderilen: Sağol, iyi düşünmüşsün. Kuyumcunun oraya gel sana konum atacağım. Gönderen: Fisun “ Tabii, gelirim.” Kuyumcunun önündeki boş yere arabamı park ettim. Arabadan inerken anantarı cebime attım ve ellerimi pantalonumun cebindeyken ilerlemeye devam ettim. Fisun kaldırımda bana doğru gülümseyerek el salladığında adımlarımı hızlandırıp birkaç dakika da yanına yaklaştım. Elinde beyaz küçük poşet vardı. "Hoşgeldin. Benden önce varmışsın, helal olsun." "Evet eczaneye gitmiştim, senin attığın kuyumcunun konumu buralara yakındı." " İyi bakalım. Kime aldın ilacı, hayrola?" "Kendime aldım, biraz üşütmüşüm de antibiyotik verdi doktor diğer söylediklerinden evde vardı, almadım." "Geçmiş olsun ya bileydim, Damla’dan yardım isterdim. Hasta halinle çağırdım seni buraya kadar, özür dilerim." Koluma girip beni kuyumcu dükkanına soktuğunda, bozuntuya vermeden ilerledim ve içerideki beyefendiyle göz temasımı kesmeden gülümsedim. "Merhabalar, buyrun. Ne bakmıştınız?" "Ben evlenme teklifi için, yüzük bakmaya gelmiştim de en güzel olan model türlerinizi gösterir misiniz?" "Tabii, elbette." Gözlerini yüzüklerin olduğu rafa çeviren adam, birkaç yüzük modelleri gösterirken, Fisun’la hâlâ kol kola duruyordum. "Şaşırdım doğrusu, kız arkadaşıyla evlenme teklifi yüzüğünü seçmeye gelen birini görünce. Genelde süpriz olarak yapılır." Aniden gerildiğimi hisseden Fisun, kollarını göğsünde topladı ve benden birkaç adım uzaklaştı. " Biz arkadaşız, yardımcı olmak için yanındayım." "Ah anladım, kusura bakmayın." Mahcup bir şekilde göz göze geldiğimiz o kısacık anda kolumdan ayrılıp birkaç adım sağımda durdu. Beyefendinin gösterdiği modelleri incelemeye başladım. Hepsi birbirinden güzel ama git gide fiyatları yükseliyordu. "Ne tarz bir model düşünüyorsunuz?" "Bilmiyorum ki, ince parmakları var. Sadeliği tercih eder." "Çoğunlukla kadınlar Baget model yüzükleri beğeniyor." "Doğrudur, ama biraz fazla abartılı. Bunu sevmeyebilir." "Parmak ölçüsünü biliyor musunuz?" "Hayır maalesef, bilmiyorum." "Prenses model tektaşlaşlarımız da mevcut, dilersiniz bunlara bakın efendim." Elimde duran kutudaki yüzüğe bakarken Fisun’a doğru döndürdüm. "Sence nasıl? Senin parmağın da incecik deneyelim mi? Nasıl duracağını bilmiyorum, merak ettim." "Tabii, deneyebilirsin." Yavaşça yüzüğü taktım ve ellerindeki…