Son Sözüm

3

Yazar:

Son Sözüm - Rabia Kaya kitap kapağı
Son Sözüm kitap kapağı

Sabah horozların ötüşü ve kuzuların meleşmesiyle uyandım. Gözlerimi araladım, esneyerek yatağın içinde doğrulup oturdum. Perdeyi araladım. Camı açtığımda sabahın serinliği yüzüme vurdu. İçeri dolan aydınlıkla oda bir anda canlandı. Parmağımdaki alyansa baktım. Daha dün tek başımaydım. Hayatım durmuş gibiydi. Şimdi ise bir dönüm noktasındaydım. Sorumluluk taşıyan bir adamdım artık. Erkenden işlerimi halletmem gerekiyordu. Şarjdan çıkardığım telefonumu elime aldım. Rehberden dayımın numarasını bulup aradım. Kısa bir çalmanın ardından sesi duyuldu. “Alo?” “Alo, selamün aleyküm dayı.” “Aleyküm selam yeğenim.” “Nasılsınız? Yengem nasıl? İyisinizdir inşallah.” “İyiyiz çok şükür. Şirkette toplantıdaydım, yeni çıktım. Çocuklar okulda. Yengen de evdedir.” Onun şehir hayatına alışmış, düzenli ve sakin bir sesi vardı. Aramızdaki mesafe sadece kilometre değildi; yaşam biçimimiz de birbirinden oldukça farklıydı. “İyi bakalım dayı… Sana bir şey danışacağım.” “Söyle yeğenim. Elimden geleni yaparım.” Derin bir nefes aldım. “Köyde kıt kanaat geçinmek yetmiyor. Yeteri kadar para kazanamıyorum. Evlilik aşamasında olduğum bir kadın var. Ona güzel bir gelecek sunmak istiyorum.” Karşı tarafta kısa bir sessizlik oldu. “Güzel düşünüyorsun yeğenim,” dedi sonunda. “Adam dediğin sorumluluk almalı. Ama şehir kolay değil. İş bulmak zor. Kalabalık… Kimse kimseyi tanımaz. Pat diye iş de bulunmaz.” Sözleri gerçekçiydi ama gözümü korkutmuyordu. “Zor olduğunu biliyorum dayı. Ama denemeden de bilemem. Yanında bir iş imkânı olursa… En azından başlangıç için… Ben çalışmaktan kaçmam.” Sesim kararlıydı. Artık sadece kendim için değil, Sevda için de konuşuyordum. Dayımın nefes alışını duydum. “Gel bir konuşalım yüz yüze,” dedi. “Belki depoda ya da saha kısmında bir yer ayarlarız. Ama çalışmak ağırdır, ona göre.” İçimde bir umut kıpırdadı. “Ağır işten korkmam dayı. Yeter ki önü açık olsun.” “O zaman hazırlan. Şehre geliyorsun demek ki.” Telefonu kapattığımda camdan dışarı baktım. Köy aynı köydü. Ama ben artık aynı çocuk değildim. “Evet dayı.” “Ben bir müdürle görüşeyim. Eğer şirkette boş bir pozisyon var da dolmadıysa, seni almasını isterim.” Kalbim hızlandı. “Bir şey ister mi benden? Referans falan…” “Deneyimine dair belgelerin var mı? Üniversite diploman nerede?” Bir an duraksadım. “Kayboldu sanırım… Emin değilim. Taşınırken kaybolmuş olabilir.” “Tamam, onu dert etme. Ben halletmeye çalışırım. Eğer olumlu olursa biletini alırım. Uçakla gelirsin. İzmir’e varınca bana yazarsın.” İzmir… Bu kelime artık sadece bir şehir değil, yeni bir başlangıç gibi geldi. “Tamam dayı. Haber bekliyorum senden. Allah razı olsun.” “Hadi bakalım. Kendine dikkat et.” Telefonu kapattım. Derin bir nefes aldım. Hayatımın yönü değişmek üzereydi. Kapıyı açıp odadan çıkacağım sırada kapı kolu kıpırdadı. Kapı aralandı ve Sevda’yla burun buruna geldik. Bir an ikimiz de durduk. Sonra Sevda gülümsedi. Gülümseyince yanağındaki gamzeler belirginleşti. Eğilip o gamzenin kenarına küçük bir öpücük kondurdum. “Günaydın hayatım,” dedi. “Seni kaldırmaya gelmiştim. Kahvaltı hazır.” “Tamam,” dedim. “Geçelim canım.” Birlikte salona doğru yürüdük. Ben hâlâ uykulu gözlerle masaya ilerledim. Sevda çay dolduran annesinin yanına geçip yardım etmeye başladı. Masada bana ayrılan köşeye oturdum. Bu evde artık bana ait bir yer vardı. Ama içimde söylemem gereken bir şey vardı. “Sevda’m… Anne…” dedim boğazımı temizleyerek. “Sizinle bir şey konuşmak istiyorum. Murat babama da işten gelince söylerim.” İkisi de dönüp bana baktı. Sevda’nın yüzünde hafif bir merak, annesinin yüzünde ise alışılmış bir endişe vardı. Bir an durdum. Bu cümleyi kurduğum anda artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı. “Dayımla konuştum,” dedim. “Şehirde bir iş ihtimali var. İzmir’de.” Sevda’nın elindeki çay kaşığı fincana hafifçe çarptı. Sessizlik… Süheyla teyze elindeki çatalı tabağın kenarına yavaşça bıraktı. Yüzü ciddileşmişti. Sessizce beni dinliyordu. Gözlerimi ondan ayırıp Sevda’ya çevirdim. “İzmir’e, dayımın yanına gitmeyi düşünüyorum,” ded…

Bölümün tamamını WritePad'de oku