Son Sözüm

16

Yazar:

Son Sözüm - Rabia Kaya kitap kapağı
Son Sözüm kitap kapağı

1 Ay Sonra 02.09.2024•• Sezay ve İkbal Kadın kuaför dükkanının önüne geldiğimde heyecanım kalbimden fırlayacak gibiydi. Arabayı kaldırım kenarındaki boş kısma park ettim. Anahtarı cebime atıp, arabanın yanından ayrılmadan kapılarını kitli olduğundan emin olmak için kapının kolunu tutup oynattım. Kapalıydı. İlerleyip kapıyı açtığımda içerideki fön makinesinin kokusu midemi bulandırsa da aldırış etmedim. Simli ve beyaz renkteki uzun abiyesi ile şahane görünen İkbal'im, bakışlarını aynadaki yansımasından ayırıp bana baktığında. Gözlerimiz birbiriyle buluştu, içim ısındı. Birkaç adımda tam karşısına geçip durdum. Ellerini ellerimd dolayıp, gözlerine baktığımda içten bir gülümseme belirdi dudaklarında. "Hayatım, çok güzel görünüyorsun." tam iltifat etmeye başladığımda çalan telefonumun sesi buna mani oldu. Etrafı dolduran askeri marş şarkılarından biri olan zil sesimle telefonu ceketin iç cebinden çıkarıp ekrandaki isme bakındım. Arayan Mehmet'di. Efendim devrem? Nerdesiniz? Biz nikah salonuna geçelim mi? Kuaförde misin sen? Etraftaki aynaların olduğu duvarlara ve etraftaki dağınık masalarda gözlerimi gezdirirken cevapladım. "Evet şimdi geldim. İkbal'i alıp geçeceğim." diyerek durum güncellemesi belirttim. Telefonu cebime koyup, karşımdaki beni büyüleyen güzelliğin beden bulmuş haline baktım... İkbal'im... Benim Bal Kız'ım. Maşa yaparak kıvır kıvır olan saçlarının uçları, başındaki ince taşlarla dizili tacı ile masallardaki gibi muazzam bir prensesten bile öteydi. Güzelliği, bana bütün orduyu alev alev yandırırdı. Narin ve incecik ellerini ellerimin arasına alıp, saçlarını omzundan geriye doğru savurduğumda evimin kapısı aralandı. Kafamı boynuna yaslayıp, dudaklarımı boynuna bastırdım. Kıkırdayan bir ses çıkardığında güzel gülüşünü görmek için kafamı yasladığım boynundan geri kaldırdım. "Allığı mı fazla kaçırmışlar yoksa kızardın mı?" " Yaa Sezay, çok seviyorum seni." Boynuma doladığı kollarını başımı yana çevirip öptüm. Her santimini tek tek öpmek istedim. Çünkü göreve gittiğimde altı ay hasret kalacaktım. Aceleyle kuaförün kasasına ödemeyi yapıp, arabama bindik. Salonun olduğu alana vardığımızda bütün gözler arabadan inip, salonun koridorlarında ilerleyene kadar bizi izlemeye devam etti. Pistin tam ortasında durup gözlerimiz buluştuğunda bir elini havada asılı kalan ellerimde, diğer elini de omzuma koydu. İncecik belini saran kollarımla birlikte çalan müziğin melodisiyle dans etmeye başladım. Asker adımlamasıyla koşmak bile bu kadar zorlamamıştı. İkimizde dışarıya gülücükler saçarken, acaba hata yapacak mıyız korkusundan bedenlerimizin ne kadar gerildiğini hissedebiliyorduk. Şarkı çalmaya devam ederken elindeki mikrofonla anons yapan beyefendi "hadi bu tatlı çiftimize eşlik edelim. Kalkın bakalım!" diyerek seslendi. Ardından pistin her köşesinde dans eden çiftler ile dolduğunda gözlerimi her birinde gezdirdim ve tekrar karşımdaki İkbal'imin güzel çehresini izlemeye koyuldum. Makyajı yapan kişi boşuna zahmet etmişti çünkü benim eşim doğal haliyle bile dünyamın en güzeliydi. Müziğin karmaşık sesi arasında kulağıma doğru yaklaşıp "Sezay?" diye seslendi İkbal. Efendim karım? son harfi uzatarak söylediğimde keyifle dudağı yukarı doğru kıvrıldı. Mehmet ve Sevda nerede? Bir aksilik yok değil mi? Tahminimden emin bir şekilde " gelirler merak etme. Kafamla sol tarafı işaret ederek göstetirken "Çocuklarla uğraşıyorlar bak oradalar!" diyerek geçiştirdim. Gülümseyerek gözlerini Mehmet ve Sevda'nın olduğu noktayı izlerken bende o tarafa bakındım. Bir anda sabırsız bir ifadeyle gözlerime bakarak "Bizde çocuk yapalım! Düğünden hemen sonra!" dediğinde gülme krizim tuttu. Şarkı durduğunda kendimi toparlayıp pistin kenarına geçerek ayakta beklemeye başladık. Sıraya giren herkes tek tek altın ve paraları boynumuzda duran kurdeleye takıyordu. Gülümseyerek her bir misafirle anılarımızı ölümsüzleştirmek üzere fotoğraf çektik. Altın ve paraları düğünlerde görmeye alışıktım ama askerdeki tim arkadaşlarım Sefa, Deniz, Celal, Güray, Fuat, Hakan ve Gülay…

Bölümün tamamını WritePad'de oku