Son Sözüm

12

Yazar:

Son Sözüm - Rabia Kaya kitap kapağı
Son Sözüm kitap kapağı

Sabah geç kalmamak için kurduğum alarmların sonu ben uyanmadıkça gelmeyecekti. Yastıktan kafamı kaldığımda gözlerimdeki çapaklar yüzünden etrafı net göremedim. Gözlerimi ovalayıp, yorganı bir hışımla üzerimden kaldırdım. Soğuk zemine değen ayaklarım ilk başta tüylerimi diken diken yapsa da adımlarımı attıkça sızısı geçiyordu. Dolabımdaki ütülenmiş mis kokan beyaz gömleği askısından çıkardım. Geniş omuzlarımdan dolayı bazıları dar gelmeye başlasa da aralarında en iyisi buydu. Kollarımın düğmelerini ilikleyip siyah ceketimi üzerime giyindim. Kravatı Sevilay yengemin gösterdiği şekilde denedim, denedim ve son kalan sabrımla tekrar denediğimde olmuştu. Hele şükür oldu! Kapının eşiğinde gölgesi görünen yengem kapıyı tıklatarak "Yardım lazım mı?" diye sordu. Hallettim gerek kalmadı! diyerek seslendim. Gölgesi git gide uzaklaştığında eşofmanımı dizlerimden aşağı indirip çıkardım. Katladığım kıyafetleri dolaba koydum, pantalonumu giydim. Arkamı dönüp yatağın üzerinde kalan kemerimi belimden geçirip iyice sıkarak taktım. Cep telefonumu ve bitmek üzere olan sigara paketimi cebime koydum. Etrafa son kez göz gezdirdim, her şey tamamlanmıştı. Banyoya doğru yönelmek için odadan ayrıldım. Sevilay yenge! Gördüğüm görüntü karşısında gülmeme engel olamadım. Naz yere oturmuş bardağından dökülen sıcak çikolatasının lekelerini halıdan yok etmeye çalışıyordu. Bana dizlerinin üzerinde gözlerini dikmiş bakarken " Nolur sussaydın abi! Neden çağırıyorsun! Ne oldu evladım? diyerek elindeki sarı mutfak beziyle telaşla gelen Sevilay yenge, bir bana baktı bir de gözleri yerde çalışmalarını yapan Naz'a bakındı. Gözlerini iri iri açmış öylece kaşlarını çattığında eğilip Naz'ın elindeki kalemleri topladı. Ya sana kaç kere masada otur iç dedim, ne bu odada içeceğim diye ısrar ettin de noldu? Gördün mü sonucunu bari? İkisini baş başa bırakıp, kapıyı açtım. Ayakkabılarımı hızla giyinip asansöre bindiğimde derin bir nefes aldım. Her bindiğimde aynı gerginlik bulutu üzerime çöküyordu. İçimden bildiğim bütün duaları okurken, çoktan çıkış yapacağım kata varmıştım. Asansörün kapısını aralayıp dışarı çıktım. Sokakta arabayı nereye park ettiğimi kısa bir an unutsam da elimle tabi yaa ordaydı dercesine sallayıp sola doğru yöneldim. Anahtarımın düğmesine basıp sesini duymamla özlemimi dindirmek için hemen kendimi sürücü koltuğuna attım. En son benden sonra dayım arabamı kullandığı için koltuğum geriye doğru çekilmiş vaziyetteydi. Yandaki boşlukta bulunan kolu çekerek eski pozisyonuna geri döndürdüm. Direksiyonu tutup ana yola geçeceğim an çalan telefonumla radyonun sesini kıstım. Efendim yenge? Kuzum niye kahvaltı yapmadan gittiniz? Ben yolda atıştırırım yenge kalkar kalkmaz yemeye alışkın değilim zaten. E her sabah yiyorsunuz ama, o nasıl oluyor? Yenge yoldayım ya valla, ölmek için çok gencim. Sonra konuşuruz, görüşürüz. Çocuk gibi beni azarlayan cümlelerini en azından şindilik ertelemek istedim ve aramayı sonlandırdım. Camı aralayıp pantalonumun cebinden çıkardığım son sigaramı dudaklarımın arasındayken yaktım. Paketi orta kısımdaki boş kısma bırakıp arabadan inerken çöpe atmam gerektiğine dair aklımda not ettim. Sigaramdan derin bir nefes çekip kafamı solumdaki camdan dışarı üfledim. Parmaklarımın arasında hâlâ sigaramla duruyorken, kırmızı ışığın yanmasıyla duraksadım. Düşmek üzere olan külünü işaret parmağımla hafif iteleyerek dışarı doğru püskürttüm. Kırmızının yerini yeşil aldığında önümdeki siyah BMW model araçla arka arkaya ilerlerken dönemeçli yolda ayrı yollardan geçtik. Benim arabama nazaran daha dikkat çeken modeldi. Ama her erkeğin arabası kendine göre kıymetliydi. Siyah renklerindeki Honda Chr arabamın, her şeyini seviyordum. Ev ve iş yerinin arasındaki mesafeyi tamamladığımda arabadan indim ve bana doğru ilerleyen valeye gülümseyerek " Günaydın, arabam size emanet." diyerek park etmesi için avcuna anahtarımı bıraktım. Şirketin giriş kısmındaki tanıdık yüzlere her zamanki gülümseyen bakışımı atıp, odama girdim. Yine bir yığın ürün inceleme raporları masam…

Bölümün tamamını WritePad'de oku