Son Sözüm

1

Yazar:

Son Sözüm - Rabia Kaya kitap kapağı
Son Sözüm kitap kapağı

2002- Manisa Akhisar Burada sabahları erken kalkılırdı. Gün daha doğmadan herkes ayakta olur, el birliğiyle tarladaki işler yapılırdı. Yaz ayının ortasındaydık; kavurucu güneş tepedeyken saatlerce durmaksızın çalışırdık. Geçim kaynağımız hayvancılıktı. Dedem sağdığı sütleri pazarda satar, evin geçimini o şekilde sağlardı. Avludan annemin sesi yükseldi: “Mehmet yavrum, nerelerdeydin? Saatlerdir sana sesleniyorum.” Annemin yanına yaklaşarak cevap verdim: “Semra ile tarladaki işlere yardım etmeye gittim. Ne oldu, anne?” Annem elindeki süt kovasını bana doğru uzattı. “Süt sağdım. Bunu anneannene götür de bize yoğurt yapsın. En son bahçedeydi, oraya bak.” Annemin uzattığı kovayı iki elimle kavradım. Süt ağzına kadar doluydu; en ufak bir dikkatsizlikte taşabilirdi. Bu yüzden yavaş adımlarla, dikkatlice ilerlemeye başladım. Ara sıra dengem bozulur gibi olduğunda duruyor, kovayı yeniden kontrollü bir şekilde kavrıyordum. Parmaklarım metal kulpun etrafında iyice gerilmişti. Üzerime çöken sıcakla birlikte avuçlarım terlemeye başlamıştı. Koridorda ilerlerken başımı hafifçe çevirip bahçeye baktım. Ortalıkta kimsecikler yoktu. Az önceki hareketlilik yerini garip bir sessizliğe bırakmıştı. Tam o sırada kulağıma ince bir kâğıt hışırtısı geldi. Önce rüzgârın savurduğu bir gazete sandım. Ama birkaç adım daha attıkça ses daha belirgin hâle geldi. Koridorun sonuna doğru ilerledikçe hışırtı netleşiyor, sanki biri aceleyle bir şeyler karıştırıyormuş gibi duyuluyordu. Salonun aralık duran kapısından içeriye baktığımda, anneannemi divanın kenarında oturmuş hâlde gördüm. Elindeki Kur’an-ı Kerim’in sayfalarını ağır ağır çeviriyordu. Az önce duyduğum o kâğıt hışırtısının sebebi buydu. Kapının eşiğinde sessizce durup onu izledim. O an, odanın içindeki huzur neredeyse dokunulacak kadar yoğundu. Pencereden süzülen gün ışığı, anneannemin yüzüne yumuşak bir aydınlık veriyor; odanın tozlu havasında ince ışık çizgileri oluşturuyordu. Elimdeki süt dolu kovayı dikkatlice ahşap, kahverengi tezgâhın üzerine bıraktım. Metal kulpun çıkardığı hafif ses odanın sessizliğine karıştı. Anneannem, beni fark etmiş olmalıydı. Elindeki kutsal kitabın satırlarından başını kaldırdı. Göz göze geldik. Bakışlarında hem dinginlik hem de tanıdık bir sıcaklık vardı. Anneannem eliyle yanına gelmem için işaret etti. Usulca yanına geçip yüksek minderin üzerine bağdaş kurarak oturdum. Elindeki Kur’an-ı Kerim dizlerinin üzerinde açık duruyordu. Tereddütle yüzüne baktım “Anneanne, sana bir şey sormak istiyorum.” Anneannem gözlüklerinin üzerinden bana bakarak gülümsedi. “Neyi merak ettin, Mehmet? Sor bakalım, evladım.” Sayfalardaki kıvrımlı harfleri işaret ettim. “Bu yazılar çok karmaşık ve farklı. Nasıl okuyabiliyorsun?” Anneannem parmak uçlarıyla satırların üzerinden hafifçe geçti. “Biraz zor elbette,” dedi sakin bir sesle. “Ama küçüklüğümden beri gittiğim kurslarda öğrendim. Tekrar ede ede aklımda kaldı. Zamanla sen de öğrenirsin inşallah.” Gözlerim heyecanla parladı. “Bana sen öğretirsin, değil mi?” Anneannem başını salladı. “Ben de öğretirim, annen de öğretir tabii.” “Olur!” diye sevinçle yerimde kıpırdandım. Heyecanla minderin üzerinde zıplamaya başlayınca anneannem düşerim korkusuyla kolumdan tutuverdi. “Yavaş ol, Mehmet,” dedi hafifçe gülerek. Minderdeki yerimden doğrulup ayağa kalktım. O an asıl gelme amacımı neredeyse unuttuğumu fark ettim. Tezgâhın üzerindeki süt kovasına baktım. “Anneanne,” dedim, biraz mahcup bir sesle, “annem bunu sana getirmemi istedi. Yoğurt yapacakmışsın.” Anneannem ağır aksak adımlarla ayağa kalktı. Bir eli belindeydi, diğer eli bastonundan destek alıyordu. Yan yana, yavaş yavaş mutfağa doğru ilerledik. Bastonun zemine her değdiğinde çıkardığı tok ses, sessizliği bölüyordu. Tezgâha boyum yetmediği için divanın altında duran taburelerden birini çekip getirdim. Ahşap tabureyi tezgâhın önüne yerleştirip üzerine çıktım. Böylece kovaya daha rahat uzanabiliyordum. Anneannem ocağın altını dikkatlice yaktı. Mavi alev bir anda tencerenin altını sardı. Tencereyi o…

Bölümün tamamını WritePad'de oku