7.BÖLÜM
Yazar: Ebrar

Çaresizim, çaresiz Gün gelir arkasından Koşarsın 'Bekle' dersin Bir kere dönüp bakmaz ~~~~~~ Geçmiş 17.01.2013 Ankara... Ankara soğuğu... Ankara Ayazı... O gün daha da hissedilir, rüzgar etrafı savurur olmuştu. Geceyi andıran karalılık gökyüzü insanın içine ağır bir huzursuzluk bırakması bir şeyler oluşunun işaretiydi belkide Huzursuzluğun sahibi ise Buğulu okul camından azar azar yağan karı izleyen Genç kızdı. Liseye geçişinin üzerine çok geçmemişti kendi halinde genellikle yalnız takılmayı seven. Bazen sohbetlere dahil olsada kimseyle fazla samimi olmayı istemezdi. Genç kız yine cama bakarak dipsiz bir kuyuyu andıran düşüncelerinde silkinen Şeyse bahçede öğrencileri izleyerek dolanan sert çehreli adamdı. Onu gördüğü anki Heyecandan dolayı mont bile almadan dışarı fırlamıştı. O adam babası Ömer Ilgan. Babasını son zamanlarda doğru düzgün görememişti, sınavları ve babasının üst sınıflara girdiğinde okulda göremiyor evde bile vakit geçiremezken babasının boş zamanına denk gelmesi onu heyecanlandırmıştı. Babasının fizik öğretmeni olduğu okulda okumak onun için bir lütuftu. Tabii birde; Abisi... Kaan Ilgan İkinci babası, en iyi arkadaşı, yoldaşıydı. Onunla da aynı okulda fakat sınav senesi olmasıyla onu rahatsız etmek istemiyordu. Çıkmadan bile belli olan soğuk onu titretmişti. Ancak durmadan okul kapısının orda dolanan babasının yanına doğru hızlı adımlarla gitti. "Babaların Bir tanesi" diyerek yanına vardığında. Normalde olsa boynuna atlayarak sarılırdı. Ama okul saatlerinde babasının bundan hoşlanmadığını bildiğinden yeltenmedi bile. Babası Ömer kızının yanına gelmesiyle sert çehresinin yansıyan gülümseme izleri, ısıtacak bakışları kızının üzerine bakıcı kaşların çatılmasını sağlamıştı. "Niye üzerine birşey almadan çıktın hasta olcaksın." Dedi üzerindeki ceketi çıkarmaya yeltendi ama kızının onu kolunu tumasıyla durkasadı. "Zaten birazdan içeri gireceğiz gerek yok hem hemen hasta olmuyorum ben" umursamayıp üstündeki ceketi çıkaracak ken yanlarına gelen ve genç kızın omzuna hırka bırakan çocukla bakışları ona döndü. "Bensiz baba kız vakti mi yapıyorsunuz?" Dedi alınmış şekilde Kaan babası onun bu haline alayla bakarak cevap verdi. "Olur mu kızım sensiz baba kız vaktinin tadı çıkmaz." Babasını alayıyla Kaan biraz bozulsada yanında ki kızın kıkırdaması bu bozulmaya değerdi. Bir daha böyle gülemeyeceğini bilseler ne yaparlardı. "Gül sen gül zaten senin yüzünden bir babam tarafından zorbalanmadığım kalmıştı." Sesinde belli olan sahte kızgınlıkla Umay daha büyük kahka attı. Bunu kesen ise bir silah, bir çığılık, bir yıkılış olmuştu. Karşılarında ki adam Ömer Ilgan, babalarının yere düşmesiyle ne olduğunu anlamadan bir silah sesi daha koptu Bu sefer daha büyük bir çığılık adam yerde düşmüştü. Kız ve gençte onun yanına. " Baba !" Kızın çığılıkları göz yaşları durmak bilimyordu. Adamın hala gözü açık bacaklarının üzerinde yere çökmüştü. Bir bacağından birda kolundan vurulmuştu. Onalara silah tutan adamsa yanlarına doğru gelmeye başlamıştı. Bunu daha yeni fark ediyorlardı. Kapıda siyah bir araç aracın önünde duran üç adam ve onlara doğru gelen silahlı adam kızın içindeki korku daha da büyüyordu. Babasını kolunu tuttu abisinin onu sarıp sarmalamasını istedi ama yine abisi gözü dönümüş şekilde adamın üzerine atlamıştı orada sırtını yaslayacak kişi gitmiş babasını ayık turmak için zar zor dahayanıyordu. Gelen adamsa gençten böyle bir performans beklemiyor olacak afalladı ama ona karşılık verdi. Kaan iyi dövüşüyor olsada karşısındaki adam hem iyi dövüşüyor hemde ondan daha kalıplıyıdı. Adam Kaanı yere atması birkaç dakika bile sürmemişti kafasını hafif çavirerek arkasında bulunan adamlara kafa işerati yaptı. Adamlar birşey anladı ve yereden kalkmak üzere olan çocuğun iki yanına sarıldılar çocuk aralarında debelensede onu arabaya doğru götürmeye başalmışlardı. " Abi !" Bir feryat daha bir çığlık daha ne kadar yüksek ne kadar içliyse öyleydi ama kimse sesini duymaydı. "Bırak lan oğlumu!" Yanındaki babasını vurulmasına rağmen dizlerinin üze…