1.BÖLÜM
Yazar: Ebrar

Nedeniyse istediğim yapabilmekti , akrabalarımın olmaz laflarını onlara yedirmekti, istemeselerde beni destekleyen ailemi gururlandırmak için di , şu an onu yapıyor olamlıyım ki üstümdeki kamuflaj la çevrelediğimiz mağraya dalmak için saniyeler saymazdım ve sanırım o vakit gelmişti. "Mızrak son durum bildirimi" kısık bir sesle söyleğim şeye anında cevap aldım. "Temiz komutanım." Dedi. "Diyerleri" "Temiz." "Temiz." "Temiz." "Temiz." Timin geri kalanındanda aynı cevabı aldıktan sonra dudağımın kenarı kıvrıldı. "Kimse konumunu bozmadan giriş yapıyoruz." Benim hareketlenmemle tam onay alarak hepsi mağranın çevresindeki girişlere doğru ilerliyodu. Dışarıdaki adamları sessizce halletmiştik. Kalmıştı ki içeridekiler ve belgeler. Timdekilerin girişlerde konumlandığını gördüğümde "Şimdi!" Demiştim Aynanda hepimiz mağraya giriş yaptı. Ben içirideki 3 adamı indirirken kulaklığımdanda askerlerin küfürleri eksik olmuyordu. "Lan Fişek mal mısın? O adam benimdi niye önüme atlayıp vuruyn piç." "Yemiyenin malını yarker abi ben napayım." "Haklı" "Haklı" Sondaki onay cünleleriyle gülüşümü tutamamıştım. Silah sesleri azaldığında etrafı kontrol ettim, yaşayan bir kansız yoktu fakat belgeler de yoktu. Şimdi ne bok yiyecez diye içimden geçirirken Tetiğin bağırma sesiyle o tarafa döndüm ki elinde bir çantaya sıkı sıkı sarılmış dizlerinin üzerine çökmüş Cevahir'i beklemiyordum. İlk önce şaşırsamda daha sonra nasıl bulduğunu detaylı konuşuruz diyerek yanlarına gittim. "Oo Cevahir bey naber?" dedim. Bana şoka girmiş gözlerle bakarken devam ettim. "Şaşırdın tabi üç yerinden vurup öldü sandığın askerim seni bulmasına" Evet, bundan önce ki görevimde karın boşluğu, sol omzum ve sağ bacağından vurulmuştum tam iki buçuk aya hastaneden çıkmayarak sonrada evde dinlenerek ve antrenmanlara devam ederek dört ayda sahaya geri dönmüştüm. Ağzında bir şeyler geveledi ama lne dediğini anlamamışıtım. Artık sıkılarak elinde kene gibi yapıştığı çantayı çekerek elinden aldım. Timden Lugat geldi. Ve tuzak olup olamama ihtimaline baktı temiz olduğuna kanaat ettiğinde çekildi. Çantayı açtığımda içinde birsürü yıllardır bulamya çalıştığımız operasyonlarla ilgili fazlaca önemli belgeler vardı. Elimi kulaklığıma atıp askeri üsse bilgilendirme geçtim. Onlar güvenli bölgeye gidip beklememizi askeri aracın bizi alıp burdaki üste gidip uçakla ülkemize döneceğimizi söylemişlerdi. Evet, ülke dışı bir operasyondu. Timi toplayıp yanımıza Cevahir de alıp burdan beş km uzakta olan güvenli bölgeye yürümeye başladık yürürken aynı zamanda tetikteydikte çünkü burası tam bir terorist yuvasıydı. Dikkatli yürürken en sonunda bölgeye varmıştık çok belemeden araç gelerek bizi üsse götürdü. Oraya gittiğimizde zaten uçak hazırdı. Gitmeden önce oradaki komutana bilgi verip uçağa bindik. ***** Uçağın kalkış alanına indiğinde kapılar açıldı ve sırayla indik en son ben Cevahir'i ensesinden tutup indirdim. bizi karşılayan askerlerden ikisi geldi ve Cevahir'in kollarına girip götürmüşler. Derin bir soluk alırken gözümü etrafta gezdirdim. Askeriyenin kapısından bize doğru gelen Albay'ı gördüğümde askerlerin sıraya dizilmişti. Bende en öne geçerek asker selamına durmuştuk."Hoş geldiniz asker" hebir ağızdan "Sağol" dedik ve hazır ola geçtik. "İyi iş çıkardınız asker bu görevi de layığıyla yerine getirdiniz. Bir sornaki görev bildirimine kadar serbestsiniz" dedi. Yanımızdan uzaklaşırken bana dönerek "Bir yere gitmeden odama gel." Dediğinde "Emredersiniz komutanım" dedim. Arkamı döndüğümde bizimkiler çoktan kendini salmıştı bile Tufan,Tetik ve Lugat yere çökmüş otururken yanlarında yedi seksen uzanmıs Fişek le güldüm. Hudut ve mızrakta ayakta konuşuyordu."Hadi burda duracağınıza evlerinize gidin" dedim yüzümde oluşan tebessüm le Fişek doğrularak "Yok biz iyiyiz komutanım böyle" dedi aynı zamanda Tufan ve diyerleri ayağa kalkarak gitmeye hazırlandı. "Kendi adına konuş Fişek" dedi bana baş sallayarak gitti. Onun arkasından Fişek de bağırarak "Ama senin beni desteklemen gerekiyordu Aşkım" demişti onların bu hall…