SON KEHANET

BÖLÜM 2- FIRTINADAN ÖNCE

Yazar:

SON KEHANET - birkaleminizi_ kitap kapağı
SON KEHANET kitap kapağı

Keyifli okumalar 🤍🤍 Beni takip eder misiniz? Yorum istesem çok mu şey istemiş olurum acaba Deniz Şehri, Thaloria. Güneş doğmasına rağmen gökyüzü karanlıktı. Limanlardaki balıkçılar huzursuzdu. Dalgalar kıyıya vuruyor, sonra aniden geri çekiliyordu. Sanki denizin kendisi nefes alıp veriyordu. Şehrin merkezindeki sarayın en yüksek balkonunda Kraliçe Nerina korkuluklara tutunmuştu. Karnındaki sancı yine gelmişti. Derin bir nefes aldı. "Daha vakit var," dedi yanında duran şifacı. Ama Nerina'nın içini açıklayamadığı bir korku kaplamıştı. Çünkü sancıları başladığında deniz de değişiyordu. O anda limandan çığlıklar yükseldi. Herkes kıyıya koştu. Denizin ortasında dev bir su sütunu yükseliyordu. Yüzlerce metre... Belki daha fazla. Kimse böyle bir şey görmemişti. Su sütunu birkaç saniye gökyüzüne uzandıktan sonra dağıldı. Şehir sessizliğe gömüldü. Sonra başka bir şey oldu. Denizdeki tüm canlılar kıyıya yaklaşmaya başladı. Balinalar. Yunuslar. Deniz kaplumbağaları. Sanki görünmeyen bir çağrıya cevap veriyorlardı. Kraliçe Nerina elini karnına koydu. Ve ilk kez korktu. Çünkü içeriden gelen kalp atışını hissedebiliyordu. Güçlü. Kararlı. Ve garip bir şekilde... Denizle aynı ritimde. --- Aynı saatlerde... Ateş Şehri Pyrion. Dağın eteğine kurulan şehir her zamanki gibi sıcak olmalıydı. Ama değildi. Volkanın zirvesinden yükselen duman siyaha dönmüştü. Halk meydanlarda toplanmıştı. Kimse ne olduğunu anlayamıyordu. Tam o sırada yer sarsıldı. Evler titredi. Meydandaki ateş çanakları bir anda yükseldi. Alevler normalden üç kat daha büyüktü. Muhafızlar geri çekildi. Alevlerin içinden garip şekiller beliriyordu. Kanatlar. Yılanlar. Ejderha benzeri siluetler. Sonra hepsi kayboldu. Sanki hiç var olmamışlardı. Volkan Sarayı'nın içinde Kraliçe Elara acıyla gözlerini kapattı. Bir sancı daha. Şifacılar etrafında koşturuyordu. "Henüz doğum başlamadı," dedi biri. Ama Elara onları dinlemiyordu. Çünkü sancı geldiği anda odadaki bütün meşaleler aynı anda alevlenmişti. Ateş onu hissediyordu. Şehir onu hissediyordu. Belki de bütün dünya hissediyordu. --- O gece... Deniz Şehri'nde ve Ateş Şehri'nde herkes gökyüzüne baktı. Çünkü yıldızların arasında daha önce hiç görülmemiş iki ışık belirmişti. Biri mavi. Biri kızıl. Birbirlerinden çok uzakta olmalarına rağmen aynı yöne hareket ediyorlardı. Sanki gökyüzünün ortasında buluşmak istiyorlardı. Olimpos'ta ise tanrılar sessizce onları izliyordu. Kimse konuşmuyordu. Çünkü herkes aynı şeyi düşünüyordu. Kehanet başlamıştı.

Bölümün tamamını WritePad'de oku