SON KEHANET

BÖLÜM 1 - KEHANETİN DOĞDUĞU GECE

Yazar:

SON KEHANET - birkaleminizi_ kitap kapağı
SON KEHANET kitap kapağı

Olimpos sessizdi. Bu, tanrıların sevdiği bir sessizlik değildi. Bu sessizlik yaklaşan bir felaketin habercisiydi. Gökyüzü bulutsuzdu ama yıldızlar olması gereken yerde değildi. Sanki görünmeyen bir el onları yerlerinden söküp yeniden dizmişti. Tanrılar bunun ne anlama geldiğini biliyordu. Bu yüzden o gece hiçbirinin yüzünde huzur yoktu. Olimpos'un en yüksek salonunda, altın sütunların arasında bir araya gelmişlerdi. Kimse konuşmuyordu. Ta ki salonun kapıları kendiliğinden açılana kadar. İçeri üç yaşlı kadın girdi. İplik eğiren. İpliği ölçen. İpliği kesen. Kader Tanrıçaları. Moiralar. Onları gören tanrılar bile başlarını eğdi. Çünkü kaderin önünde herkes eşitti. Bir süre sonra ortadaki kadın elindeki altın ipliği kaldırdı. İplik iki farklı renkte parlıyordu. Biri derin okyanuslar kadar maviydi. Diğeri kor halindeki ateş kadar kızıl. Salondaki sessizlik daha da ağırlaştı. "Zaman yaklaşıyor," dedi kadın. Zeus ayağa kalktı. "Ne gördünüz?" Kadının solgun gözleri doğrudan ona çevrildi. "Son Kehaneti." Bu sözler duyulduğu anda salondaki hava değişti. Poseidon'un yüzü gerildi. Hephaestus yumruklarını sıktı. Çünkü herkes bu kehaneti biliyordu. Ve herkes gerçekleşmesinden korkuyordu. Moira ipliği iki eliyle tuttu. Sonra kehaneti okudu. "Denizin son varisi ile Ateşin son varisi aynı gecede doğacak." Salonda çıt çıkmıyordu. "On sekizinci yaşlarında kaderleri mühürlenecek." Poseidon'un bakışları karardı. Hephaestus gözlerini kapattı. Ama kehanet bitmemişti. "Onlar birleştiğinde eski mühür uyanacak." Bu kez Zeus'un yüzü bile soldu. Çünkü binlerce yıldır saklanan sır, yalnızca birkaç tanrı tarafından biliniyordu. Ve o sır açığa çıkarsa... Tanrıların hükmü sona erebilirdi. "Hayır," dedi Zeus sertçe. "Bu gerçekleşmeyecek." Moira gülümsedi. Ama bu bir insan gülümsemesi değildi. Kaderin gülümsemesiydi. "Gerçekleşecek." Bir rüzgâr salonun içinden geçti. Meşaleler söndü. Gökyüzü karardı. Ve o anda, çok uzaklarda... Bir okyanusun en derin noktasında mavi bir ışık yandı. Aynı anda bir volkanın kalbinde kızıl bir alev parladı. Henüz doğmamışlardı. Henüz isimleri bile yoktu. Ama kader onları çoktan seçmişti. Ve artık hiçbir tanrı bunu değiştiremezdi Oy vermeden geçmeyiniz lütfen (:

Bölümün tamamını WritePad'de oku