♟️ SON HAMLE

8. BÖLÜM — ÜÇÜNCÜ HAMLE

Yazar:

♟️ SON HAMLE – zeynep ay kitap kapağı
♟️ SON HAMLE – zeynep ay kitap kapağı

8. BÖLÜM — ÜÇÜNCÜ HAMLE Tren düdüğü istasyonun içinde yankılandığında olduğum yerde kaldım. Ses o kadar yakından gelmişti ki rayların titreşimini ayaklarımın altında hissedebiliyordum. Fakat raylarda hiçbir tren yoktu. Yalnızca karanlık, paslanmış demirler ve üzerlerine çöken yoğun sis vardı. Birkaç saniye sonra düdük ikinci kez çaldı. Bu kez daha uzun, daha derin ve daha korkutucu bir ses çıktı ortaya. Mert'in bağlı olduğu sandalyenin arkasındaki duvar titredi. Tavandan ince tozlar döküldü. Babam başını kaldırıp tavana baktı. Yüzündeki ifade değişmişti. Onu daha önce hiç böyle görmemiştim. Korkuyordu. “Baba?” Cevap vermedi. “Baba, bana bak.” Yavaşça bana döndü. “Lara, elindeki taşı bırak.” Elimdeki beyaz şahı daha sıkı kavradım. “Bunu neden yapamıyorum?” “Çünkü o taş sana ait değil.” “Altında benim adım yazıyor.” “Biliyorum.” “Nasıl biliyorsun?” Babam birkaç saniye sustu. Ardından Mert'e baktı. “Onu çöz.” “Önce bana cevap ver.” “Lara...” “On beş yıldır öldüğünü sandığım babam karşıma çıkıyor, annemin kayıp olduğunu öğreniyorum, arkadaşım bir satranç tahtasının başında bağlı tutuluyor ve sen hâlâ bana sadece ‘taşı bırak’ diyorsun. Bana bir açıklama borçlusun.” Babam başını eğdi. “Haklısın.” Bu iki kelimeyi ondan duymak beklediğimden daha ağır geldi. “Öyleyse anlat.” “Burada değil.” “Tam burada.” “Hayır. Çünkü birazdan tren gelecek.” “Ortada tren yok.” “Gelecek.” “Bu istasyon yıllardır kullanılmıyor.” “Biliyorum.” “Öyleyse nasıl?” Babam gözlerini kapattı. “Çünkü bu istasyonun görünen kısmı kullanılmıyor.” Bir anda içim ürperdi. “Ne demek bu?” “Burada iki istasyon var.” Mert başını kaldırdı. “Lara, onu dinle.” “Sen susma.” “Ne?” “Senin burada ne işin var?” Mert birkaç saniye bana baktı. “Ben de senin gibi bir mesaj aldım.” “Kimden?” “Bilmiyorum.” “Ne yazıyordu?” “‘Oyunun ilk taşı senin önünde.’” “Sonra?” “Buraya geldim.” “Tek başına mı?” Mert başını iki yana salladı. “Hayır.” “Kim vardı?” “Derya.” Kalbim sıkıştı. “Derya mı?” “Evet.” “Derya seni buraya mı getirdi?” “Hayır. Bana burada beklememi söyledi.” “Sonra?” “Bir kadın geldi.” İstasyondaki kadın bize bakıyordu. Yüzünde hâlâ o sakin gülümseme vardı. “Benim.” Mert'in sesi titredi. “Evet.” Kadın birkaç adım attı. Babam hemen önüme geçti. “Yaklaşma.” Kadın durdu. “Onu benden saklayabileceğini gerçekten mi düşünüyorsun?” “Bu kez başaracağım.” Kadın hafifçe güldü. “On beş yıl önce de aynısını söyledin.” “Bu kez farklı.” “Hayır.” Kadının gözleri bana çevrildi. “Bu kez kızın büyüdü.” Bir adım daha attı. Babam elini kaldırdı. “Lara, arkama geç.” “Hayır.” “Geç.” “Artık benden bir şey saklama.” Babam bana döndü. “Eğer sana anlatırsam seni kaybederim.” “Beni zaten kaybettin.” Bu söz ağzımdan çıktığı anda babamın yüzündeki bütün sertlik kayboldu. “Bunu hak ettim,” dedi. İçimde bir şey acıdı. Ama ona sarılmadım. Çünkü Derya'nın sözleri aklıma geldi. Sakın ona sarılma. Babam gerçekten babam mıydı? Yoksa bu oyunun başka bir parçası mı? Kadın satranç tahtasına yaklaştı. “Yeterince konuştunuz.” “Sen kimsin?” diye sordum. Kadın bana baktı. “Bunu gerçekten öğrenmek istiyor musun?” “Evet.” “Öyleyse önce hamleni yap.” “Ben senin oyununu oynamayacağım.” “Çoktan oynuyorsun.” Elimdeki beyaz şahı gösterdi. “Onu elinde tuttuğun saniyeden beri.” Taşa baktım. Altında hâlâ adım yazıyordu. LARA. “Bu taşın anlamı ne?” “Şah.” “Biliyorum.” “Hayır. Bilmiyorsun.” Kadın masanın diğer tarafına geçti. “Şah, oyunun en güçlü taşı değildir.” “Biliyorum.” “En zayıfı da değildir.” “Biliyorum.” “Peki neden bütün taşlar onun etrafında hareket eder?” Cevap vermedim. “Çünkü oyun onun için oynanır.” Kadın parmağıyla tahtayı işaret etti. “Sen de aynısın.” “Ben bir taş değilim.” “Bunu söylemeye devam et.” “Bırak beni.” “Bırakacağım.” “Ne karşılığında?” Kadın gülümsedi. “Üçüncü hamleni yap.” Babam hemen araya girdi. “Hayır.” Kadın ona döndü. “Sen karışma.” “Onu bu oyuna sokmayacaksın.” “Onu bu oyuna sen soktun.” Babam sustu. Kadın tekrar bana baktı. “Baban sana gerçeği söylemedi.” “Biliyorum.” “Annenin nerede olduğunu söylem…

Bölümün tamamını WritePad'de oku