♟️ SON HAMLE

6. BÖLÜM — ŞAH

Yazar:

♟️ SON HAMLE – zeynep ay kitap kapağı
♟️ SON HAMLE – zeynep ay kitap kapağı

6. BÖLÜM — ŞAH “ Kızım, sonunda hamleni yapmaya geldin. ” O sesi duyduğum anda içimde bir şey koptu. Babam. On beş yıldır duymadığım, yalnızca rüyalarımın içinde parçalar halinde hatırladığım o ses, şimdi birkaç metre ötemdeydi. Aynı sakin ton. Aynı kendinden emin konuşma şekli. Çocukken korktuğumda beni sakinleştiren o ses, şimdi hayatımda duyduğum en korkunç şeye dönüşmüştü. Derya'nın parmakları hâlâ bileğimi sıkıca kavrıyordu. Yüzüne baktığımda onun da en az benim kadar korktuğunu gördüm. “Bu mümkün değil,” diye fısıldadım. Derya cevap vermedi. Kapının arkasındaki adam yeniden konuştu. “Lara, beni duyduğunu biliyorum.” Boğazım kurudu. “Babam öldü.” Koridordan kısa bir sessizlik geldi. Sonra adam güldü. “Biliyorum.” Bu tek kelime, dizlerimin titremesine yetti. Derya dudaklarını araladı ama konuşamadı. Ben kapıya doğru bir adım attım. Derya kolumu çekti. “Yaklaşma.” “Bu babam.” “Hayır.” “Sesini tanıyorum.” “Sesini kullanıyorlar.” “Kim?” Derya'nın gözleri kapıya çevrildi. “Bilmiyorum.” Kapının arkasındaki adam yeniden konuştu. “Derya, hâlâ aynı hatayı yapıyorsun.” Derya'nın yüzü bembeyaz oldu. “Hayır.” “Onu benden saklayabileceğini mi düşündün?” Derya başını iki yana salladı. “Sen öldün.” “Bunu sen de biliyorsun. Ölmek, oyundan çıkmak anlamına gelmez.” Bir an nefes alamadım. Kapı biraz daha açıldı. Karanlığın içinden önce bir el göründü. Ardından bir omuz. Sonra yüz. Gördüğüm adam... Babam değildi. Ama ona o kadar benziyordu ki birkaç saniye boyunca beynim bunu kabul etmek istemedi. Adamın saçları babamınki gibi siyahtı. Yüz hatları benziyordu. Gözleri bile aynı renkteydi. Fakat yaşça babamdan daha genç görünüyordu. “Sen kimsin?” diye sordum. Adam bana baktı. “Bunu gerçekten bilmiyor musun?” “Hayır.” “Baban sana hiç bahsetmedi mi?” “Hayır.” Adam hafifçe gülümsedi. “Tabii ki etmedi.” Derya araya girdi. “Cem.” Adamın yüzündeki gülümseme kayboldu. “Uzun zaman oldu, Derya.” Cem. Dosyada gördüğüm isim. Oyunculardan biri. “Sen babamın oyun arkadaşlarından birisin,” dedim. Cem başını eğdi. “Arkadaşı değildim.” “Öyleyse neydin?” “Rakibiydim.” Bu kelimeyi söylerken yüzündeki ifade değişti. “Ve senin baban kaybetti.” “Babam sana karşı mı oynadı?” “Bana karşı değil.” Cem'in gözleri masanın üzerindeki satranç tahtasına kaydı. “ Oyuna karşı. ” Derya öne çıktı. “Buraya neden geldin?” “Hamleyi kontrol etmeye.” “Hamle yapılmadı.” Cem güldü. “Yapıldı bile.” “Ne?” “Senin kızın buraya geldi.” Derya'nın yüzü gerildi. “Lara'yı bu oyuna sen sokmadın.” “Hayır.” “Öyleyse kim?” Cem bana baktı. “Babası.” Bir anda bütün gözler bana çevrilmiş gibi hissettim. “Babam beni bu oyuna sokmadı.” “Öyle mi?” “Ben çocuktum.” “Tam olarak.” Cem birkaç adım attı ve masanın yanına geldi. Elini tahtanın üzerine koydu. “Çocukların yaptığı hamleler yetişkinlerinkinden daha değerlidir.” “Ne saçmalıyorsun?” “Çünkü çocuklar oyunun kurallarını bilmeden oynar.” “Ben hiçbir şey yapmadım.” Cem başını iki yana salladı. “Yaptın.” “Ne yaptım?” “İlk taşı sen hareket ettirdin.” İçimde bir ürperti oluştu. “Ben hatırlamıyorum.” “Hatırlayacaksın.” “Ne zaman?” “Bir sonraki hamlede.” Cem masanın üzerindeki siyah filin yanına uzandı. Taşa dokunmadı. Sadece parmağını birkaç santim üzerinde gezdirdi. “Bu taş neden senin adını taşıyor, biliyor musun?” “Hayır.” “Çünkü sen filsin.” Kaşlarımı çattım. “Ben taş değilim.” “Şimdilik.” Derya sert bir şekilde araya girdi. “Yeter.” Cem ona döndü. “Sen hâlâ onu korumaya çalışıyorsun.” “Evet.” “On beş yıl önce de aynısını yaptın.” “Ve yine yapacağım.” Cem'in yüzü sertleşti. “Bu kez izin vermeyeceğim.” Derya bir adım öne çıktı. “Onu alacaksan önce beni geçmen gerekir.” Cem gülümsedi. “Bunu söylemeni bekliyordum.” Elini cebine attı. Bir anda Derya'nın önüne küçük bir satranç taşı fırlattı. Taş yerde yuvarlandı. Kral. Derya taşın üzerinde yazan ismi görünce dondu. Ben de yere baktım. Taşın altında bir isim vardı. SELİM. “Bu kim?” diye sordum. Derya'nın yüzü değişti. “Onu tanıyorum.” “Kim?” “Eski oyunculardan biri.” “Dosyadaki mi?” Derya başını salladı. “E…

Bölümün tamamını WritePad'de oku