♟️ SON HAMLE

20. BÖLÜM — İLK HÂLİM

Yazar:

♟️ SON HAMLE – zeynep ay kitap kapağı
♟️ SON HAMLE – zeynep ay kitap kapağı

20. BÖLÜM — İLK HÂLİM “ Ben senin ilk hâlinim. ” Kadının söylediği cümleyle birlikte içimde bir şey buz kesti. Aynı yüz. Aynı gözler. Aynı ses. Bana baktığında aynaya bakıyor gibiydim. Ama aynadaki ben değildi. Daha soğuk bir şeydi. Daha eski. Daha karanlık. Mert önümde durdu. “Lara, arkamda kal.” Kadın güldü. “Onu koruyabileceğini mi sanıyorsun?” “Deneyeceğim.” “Ne kadar güzel.” Kadın siyah şahı elinde çevirdi. “Şah, vezirini korumaya çalışıyor.” “Ben kimsenin taşı değilim.” Kadının gülümsemesi kayboldu. “Bunu söyleyen ilk kişi sensin.” “İlk kişi?” “Evet.” “Kimdi diğerleri?” “Hiçbiri.” “Çünkü hepsi kaybetti.” Mert bir adım öne çıktı. “Sen nesin?” Kadın ona baktı. “Ben Lara'nın senden önceki hâliyim.” Mert kaşlarını çattı. “Bu cevap değil.” “Ben ilk denemeydim.” “Ne denemesi?” “Şah ile veziri tek bir bedende birleştirme denemesi.” Derya'nın yüzü bembeyaz oldu. “Bunu yapmışlar.” Kadın Derya'ya baktı. “Evet.” “Nasıl?” “Başarısız oldum.” “Sen...” “Ben ölmedim.” Derya başını iki yana salladı. “Hayır.” Kadın gülümsedi. “Ben yalnızca bölündüm.” Bir anda bana baktı. “Bir parçam Lara oldu.” Sonra Mert'e baktı. “Bir parçam da sen.” Mert'in yüzü gerildi. “Benim bununla ilgim ne?” “Çok.” Kadın elindeki siyah şahı kaldırdı. “Çünkü sen benim kayıp yarımsın.” Mert geriye çekildi. “Hayır.” “Evet.” “Ben onun kardeşiyim.” “Biliyorum.” “İnsanım.” Kadın başını salladı. “Buna gerçekten inanıyor musun?” Mert sustu. Kadın bana döndü. “Sen de inanıyor musun?” “Evet.” “Peki neden oyunu görebiliyorsun?” Cevap veremedim. “Neden taşlar sana cevap veriyor?” Sessizlik. “Neden insanlar senin hamlelerinle değişiyor?” Yine cevap yoktu. Kadın yaklaşmaya başladı. “Çünkü sen sıradan bir kız değilsin.” Mert önüme geçti. “Yaklaşma.” Kadın durdu. “Sen hâlâ onu koruyorsun.” “Evet.” “Bunu neden yaptığını bilmiyorsun.” “Bilmek zorunda değilim.” “Hayır.” Kadın başını yana eğdi. “Çünkü senin görevin bu.” “Benim görevim değil.” “Doğduğun anda sana verildi.” “Ben hiçbir şey seçmedim.” “Hiçbirimiz seçmedik.” O anda babamın sesi duyuldu. “Yeter.” Hepimiz ona döndük. Babam hâlâ ayaktaydı. Yorgundu. Ama bakışları kararlıydı. “Bu kadar yeter.” Kadın babama baktı. “Sen hâlâ yaşıyor musun?” “Gördüğün gibi.” “Ben seni öldürdüm.” Babam gülümsedi. “Hayır.” “Nasıl?” “Çünkü beni hiç öldürmedin.” Kadın şaşırdı. “Ne?” Babam cebinden küçük bir taş çıkardı. Siyah piyon. “Beni öldürdüğünü sandığın gece...” Taşı avucunda çevirdi. “...yerime bunu bıraktın.” Kadının yüzü değişti. “Bu imkânsız.” “Sen oyunu çok iyi biliyorsun.” Babam taşı yere bıraktı. “Ben de öğrendim.” Kadın: “Sen bir insansın.” “Evet.” “İnsanlar oyunu anlayamaz.” Babam: “Ben oyunu anlamadım.” Bana baktı. “Ben sadece kızımı korumayı öğrendim.” Kadının yüzündeki ifade ilk kez değişti. “Lara'yı mı?” “Evet.” “Onu koruyamazsın.” “Belki.” Babamın sesi sakinleşti. “Ama denemeden de ölmeyeceğim.” Kadın bir anda elini kaldırdı. Bütün tahta sarsıldı. Babam yere düştü. “BABA!” Yanına koşmak istedim. Ama Mert beni tuttu. “Dur!” “Bırak!” “Bu bir tuzak!” “Babam!” “Lara, bak!” Mert beni çevirdi. Kadın tam arkamızdaydı. “Eğer ona gidersen...” Kadın parmaklarını şıklattı. Babamın etrafında siyah çizgiler oluştu. “...onu kaybedersin.” “Ne istiyorsun?” “Bir seçim.” “Yine mi?” “Evet.” “Ne seçmem gerekiyor?” Kadın iki taşı yere koydu. Beyaz şah. Siyah şah. “Birini al.” “Niye?” “Biri Mert'i temsil ediyor.” Diğerini gösterdi. “Diğeri seni.” “Hangisi hangisi?” “Bunu sen bulacaksın.” “Bulamazsam?” “Biriniz ölür.” Mert başını iki yana salladı. “Bunu yapma.” Kadın: “Seç.” “Hayır.” “Seç.” “Hayır!” “Seç!” Sesi bir anda patladı. Tahtanın üzerindeki bütün insanlar aynı anda bağırdı: “ SEÇ! ” Kulaklarımı kapattım. Mert elimi tuttu. “Lara, beni dinle.” “Dinliyorum.” “Taşlardan birini seç.” “Hangisini?” “Fark etmez.” “Ölebilirsin.” “Sen de.” “Ben seni seçemem.” “Biliyorum.” Mert bana baktı. “İşte tam olarak bunu istiyor.” “Ne?” “Bizi birbirimize karşı kullanmak.” Derya: “Doğru.” Hepimiz ona baktık. Derya tahtanın kenarında duruyordu. “Tahta insanların bir…

Bölümün tamamını WritePad'de oku