♟️ SON HAMLE

17. BÖLÜM — İKİ ŞAH

Yazar:

♟️ SON HAMLE – zeynep ay kitap kapağı
♟️ SON HAMLE – zeynep ay kitap kapağı

17. BÖLÜM — İKİ ŞAH “ Ama bu oyunda kardeşler aynı anda kazanamaz. ” Cümlenin son kelimesi salonda yankılanırken hiçbirimiz konuşmadık. Mert bana bakıyordu. Ben ona. Birbirimizin yüzünde yıllardır fark etmediğimiz bir benzerliği arıyorduk sanki. Aynı gözler. Aynı kaşların şekli. Aynı bakış. Daha önce hiç düşünmemiştim. Nasıl düşünebilirdim ki? Mert benim için yalnızca Mert'ti. Yanımda duran, bazen sinirimi bozan, bazen güldüren, bazen de hiçbir şey söylemeden ne düşündüğümü anlayan çocuk. Kardeşim olabileceği aklımın ucundan bile geçmemişti. “Hayır,” dedi Mert. Sesi o kadar kısıktı ki neredeyse duyamadım. “Bu doğru olamaz.” Annem ona doğru bir adım attı. “Mert...” “Bana öyle seslenme.” Annem durdu. “Sen benim annem değilsin.” Annemin gözlerinden yaş aktı. “Ben seni hiç unutmadım.” “Beni bıraktın.” “Bırakmadım.” “Yıllarca neredeydin?” “Yanındaydım.” Mert acı bir şekilde güldü. “Yanımda mı?” “Evet.” “Ben seni hiç tanımadım.” “Çünkü tanımaman gerekiyordu.” “Kim karar verdi buna?” Annem cevap vermedi. Mert bağırdı: “Kim karar verdi?!” İlk vezir sakin bir şekilde konuştu. “Ben.” Mert ona döndü. “Sen.” “Evet.” “Bizi neden ayırdın?” “Çünkü iki şah aynı tahtada yaşayamaz.” Mert'in gözleri öfkeyle doldu. “Ben şah değilim.” İlk vezir gülümsedi. “Henüz.” Ben araya girdim. “Bizi birbirimize karşı mı oynatacaksın?” “Ben değil.” “Kim?” “Tahta.” “Tahta kendi kendine karar veremez.” “Sen hâlâ bunu anlamıyorsun.” Kadın bana yaklaştı. “Bu oyun taşlardan oluşmuyor, Lara.” “Öyleyse neden satranç?” “Çünkü satranç, insanların birbirlerine yaptıklarının en dürüst hâlidir.” “Ne demek?” “Birini korumak için diğerini feda edersin.” Sustu. “Birini kurtarmak için başka birini kaybedersin.” Bir adım daha attı. “Ve sonunda herkes kendisini kazanan sanır.” Mert: “Ben senin oyununu oynamayacağım.” “Sen zaten oynuyorsun.” “Hayır.” “Bak.” Kadın yerdeki beyaz şahı gösterdi. Taşın kırık parçaları bir anda birleşmeye başladı. Çıt. Parçalar birbirine oturdu. Çıt. Taş yeniden oluştu. Ama bu kez beyaz şahın üzerinde bir isim vardı. MERT. Mert geriye çekildi. “Hayır.” Taş onun önünde durdu. Sonra siyah vezir benim önüme geldi. Üzerinde ise: LARA. İki taş. İki isim. İki kardeş. Ve aramızda yalnızca birkaç adımlık mesafe. Derya sessizce: “İki taraf da belirlenmiş.” “Ne demek?” Derya tahtaya baktı. “Biri şah.” Sonra bana baktı. “Biri vezir.” Mert hemen: “Hangimiz hangisi?” Derya cevap vermedi. Çünkü tahtadaki taşlar yeniden hareket etti. Beyaz şah bir kare ilerledi. Siyah vezir de aynı anda bir kare ilerledi. Tık. Tık. Ekranda iki kelime belirdi. ŞAH. VEZİR. Sonra yeni bir cümle çıktı: “KARDEŞİNİZİ BULDUYSANIZ, ARTIK BİRİNİZİ KAYBETME ZAMANI.” Mert bana baktı. “Lara...” “Evet.” “Eğer bu oyunun kuralı bizi birbirimize karşı oynatmaksa...” “Kurala uymayacağız.” “Nasıl?” “Bilmiyorum.” Mert ilk kez hafifçe gülümsedi. “İyi.” “Ne iyi?” “Çünkü ben de bilmiyorum.” “Sen korkmuyor musun?” “Çok.” “Ben de.” “Güzel.” “Güzel mi?” “İkimiz de korkuyorsak hâlâ insanız.” O anda annem ağlayarak gülümsedi. “İşte bu yüzden sizi ayırdılar.” Mert ona döndü. “Neden?” “Çünkü birlikte olduğunuzda oyunun kurallarını bozabiliyorsunuz.” İlk vezirin yüzündeki gülümseme kayboldu. “Yeter.” Annem ona baktı. “Onlara gerçeği söyle.” “Hayır.” “Artık saklayamazsın.” “Ben neyin gerçek olduğunu onlardan daha iyi biliyorum.” “Öyleyse söyle.” İlk vezir bir süre sustu. Sonra bana döndü. “Lara, doğduğun gece iki bebek vardı.” “Biliyorum.” “İkinizin de boynunda aynı işaret vardı.” “Ne işareti?” Annem boynumu gösterdi. “Şurada.” Elimi boynuma götürdüm. Çocukluğumdan beri orada küçük bir doğum lekesi vardı. Mert de kendi boynuna dokundu. “Benim de var.” “İkinizinki aynı.” “Bu ne?” İlk vezir: “Taşın mührü.” Derya: “Yani?” “Yani siz doğduğunuzda oyun sizi tanıdı.” “Bizi neden?” “Çünkü daha önce hiçbir çocuk oyunun iki tarafını aynı anda taşıyamadı.” “İki taraf?” “Şah ve vezir.” Mert başını salladı. “Bir insan hem şah hem vezir olamaz.” “Bir insan olamaz.” Kadın bana baktı. “Ama iki kardeş olabilir.” İçimde korkunç b…

Bölümün tamamını WritePad'de oku