♟️ SON HAMLE

14. BÖLÜM — MERT'İN HAMLESİ

Yazar:

♟️ SON HAMLE – zeynep ay kitap kapağı
♟️ SON HAMLE – zeynep ay kitap kapağı

14. BÖLÜM — MERT'İN HAMLESİ “ŞAH.” Kelime salonun içinde yankılandı. Bir kez. İki kez. Üç kez. Sonra sessizlik. Mert'in önündeki siyah şah hareketsiz duruyordu. Taşın yüzeyi ışığı yansıtmıyor, sanki bulunduğu yerdeki bütün aydınlığı içine çekiyordu. Mert ise taşın karşısında donup kalmıştı. Ben ona bakıyordum. O bana. İkimizin arasında yalnızca bir satranç tahtası vardı. Ama o an, o tahta sanki bütün dünyadan daha büyük görünüyordu. “Lara...” dedi Mert. Sesindeki korkuyu ilk kez bu kadar açık duyuyordum. “Buradayım.” “Bana yaklaşma.” “Niye?” “Çünkü ne olduğunu bilmiyorum.” “Ben de bilmiyorum.” “Hayır.” Başını iki yana salladı. “Sen artık benden daha fazlasını biliyorsun.” “Ne bildiğimi bile bilmiyorum.” “Gelecekteki sen beni uyardı.” “Beni de uyardı.” “Öyleyse hangimize inanacağız?” Cevap veremedim. Çünkü gerçekten bilmiyordum. Gelecekteki ben bana Mert'e inanmamam gerektiğini söylemişti. Ama Mert de aynı şekilde bana kendisini kurtarmamamı söylemişti. İki cümle birbirine tamamen zıttı. Birinin yalan söylemesi gerekiyordu. Belki ikisinin de. Derya yavaşça tahtaya yaklaştı. “Kimse taşlara dokunmasın.” Mert ona baktı. “Bana ne olacak?” Derya cevap vermedi. “Madem biliyorsun, söyle.” “Bilmiyorum.” “Yalan.” “Hayır.” Derya gözlerini siyah şahtan ayırmadı. “Bu oyunun kurallarını hiçbirimiz tamamen bilmiyoruz.” “Peki şimdi ne yapacağız?” “Bekleyeceğiz.” Mert acı bir şekilde güldü. “Beni öldürmelerini mi?” Annem araya girdi. “Hayır.” “Öyleyse?” Annem bana baktı. “Lara'nın kararını bekleyeceğiz.” Mert'in yüzü düştü. “Benim hayatım onun kararına mı kaldı?” Annem sessizce: “Evet.” Mert bana döndü. “Lara, sana bir şey söyleyeceğim.” “Dinliyorum.” “Ne karar verirsen ver, bana güvenme.” Kaşlarımı çattım. “Bunu neden söylüyorsun?” “Çünkü ben kendime bile güvenmiyorum.” “Ne demek?” Mert gözlerini kapattı. “Az önce gelecekteki halimi gördüm.” “Evet.” “Ve o adamın gözlerine baktım.” Bir süre sustu. “Beni tanımıyordu.” “Nasıl yani?” “Ben kendimi tanıdım.” Derya yaklaşarak sordu: “Ne gördün?” Mert'in sesi titredi. “Birini öldürüyordum.” Salon buz kesti. “Ne?” “Gelecekte... birini öldürüyordum.” “Kim?” Mert bana baktı. “Bilmiyorum.” “Yüzünü gördün mü?” “Hayır.” “Peki neden öldürüyordun?” “Çünkü önümde bir satranç tahtası vardı.” Mert ellerini saçlarının arasına götürdü. “Ve biri bana ‘şahı koru’ diyordu.” Annemin yüzü değişti. “Şahı mı?” Mert başını salladı. “Evet.” “Kim söylüyordu?” Mert cevap vermeden önce bana baktı. “Sen.” Nefesim kesildi. “Ben mi?” “Gelecekteki sen.” Derya geri çekildi. “Bu mümkün değil.” Mert ona baktı. “Burada mümkün olmayan ne kaldı?” Haklıydı. Hiçbir şey. O anda siyah şahın üzerinde ince bir çatlak oluştu. Çıt. Hepimiz sustuk. Çatlak büyüdü. Taşın içinden kırmızı bir ışık sızmaya başladı. Sonra tahtanın üzerinde bir yazı belirdi. OYUNCU SEÇ. Altında üç isim çıktı. LARA MERT DİĞERİ Mert ekrana baktı. “Diğeri kim?” Derya yaklaşınca isimler değişti. LARA MERT BABAN Babamın yüzü gerildi. “Hayır.” “Ne oldu?” diye sordum. “Bu seçenek olmamalı.” “Niye?” “Çünkü ben zaten oyundan çıktım.” Derya başını salladı. “Demek ki çıkmamışsın.” Babam ona baktı. “Ne demek istiyorsun?” “Tahta seni hâlâ oyuncu olarak görüyor.” Babam yavaşça bana baktı. “Lara, beni seçme.” “Niye?” “Çünkü oyun beni seçerse...” Sustu. “Ne?” “Senin yerine ben ölürüm.” Annem başını kaldırdı. “Bunu söyleme.” “Gerçek bu.” Annem babama doğru yürüdü. “Senin ölmeni kabul etmeyeceğim.” “Başka yol yok.” “Her zaman başka yol vardır.” Babam ona baktı. “Bunu on beş yıl önce de söyledin.” Annemin gözleri doldu. “Ve seni kaybettim.” “Hayır.” Babam elini onun yanağına koydu. “Beni kaybetmedin.” “Sen değiştin.” “Çünkü yaşamak için değişmek zorundaydım.” İkisine bakarken içimde garip bir his oluştu. Bu iki insan yıllardır birbirlerinden bir şey saklıyordu. Ama ilk kez birbirlerine bakışlarında yalan yoktu. Sanki yıllardır taşıdıkları bütün yük birkaç saniyeliğine ortadan kalkmıştı. Sonra ekrandaki yazı değişti. SEÇİM İÇİN 60 SANİYE. Sayaç başladı. 59 58 Mert bana baktı. “Beni seç…

Bölümün tamamını WritePad'de oku