♟️ SON HAMLE

11. BÖLÜM — HANGİSİ BABAM?

Yazar:

♟️ SON HAMLE – zeynep ay kitap kapağı
♟️ SON HAMLE – zeynep ay kitap kapağı

11. BÖLÜM — HANGİSİ BABAM? “ LARA, SAKIN BABANI SEÇME! ” Annemin çığlığı odanın duvarlarında yankılandı. Olduğum yerde kaldım. Karşımda iki adam vardı. İkisinin de yüzü aynıydı. İkisinin de gözleri aynı renkteydi. İkisinin de sesi aynıydı. Ama biri benim babamdı. Diğeri ise on beş yıldır yalnızca fotoğraflarda gördüğüm, varlığını bile bilmediğim bir adamdı. Kerem. Babam bana doğru bir adım attı. “Lara, annene inanma.” Annem hemen karşılık verdi. “Bana değil, gözlerine inan!” Kerem güldü. “İkiniz de hâlâ aynı şeyi yapıyorsunuz.” “Ne?” “Onu seçmeye zorluyorsunuz.” Kerem'in sesi sakinleşti. “İnsanları seçime zorlamak bu oyunun en sevdiği şeydir.” Mert araya girdi. “Peki hanginiz gerçek?” İki adam aynı anda ona baktı. “Ben.” İkisi de aynı anda cevap vermişti. Mert bir adım geri çekildi. “Harika.” Derya gözlerini kapattı. “Bizi özellikle buraya getirdiler.” “Kim?” Derya cevap vermedi. Ben hâlâ iki adama bakıyordum. “Biriniz bana bir şey söyleyecek.” İkisi de sustu. “Çocukluğumdan bir şey.” Babamın yüzü değişti. Kerem ise gülümsedi. “Bunu yapma.” “Neden?” “Çünkü geçmişteki anılarının hepsinin sana ait olduğunu düşünüyorsun.” “Ne demek istiyorsun?” “Bazı anılar sana anlatıldı.” “Ben hatırlıyorum.” “Emin misin?” Babam sertçe konuştu. “Kerem, yeter.” “Hayır kardeşim. Artık yeter.” Kerem bana döndü. “Lara, sana çocukken bir masal anlatılırdı.” İçim ürperdi. “Ne masalı?” “Bir kral vardı.” Babamın yüzü bembeyaz oldu. Kerem devam etti. “Kralın iki oğlu vardı. Biri beyaz taşları severdi, diğeri siyah taşları.” Bir anda çocukluğumdan silik bir görüntü geldi. Annemin kucağında oturuyordum. Elinde satranç tahtası vardı. Bana bir şey anlatıyordu. Ama yüzünü tam hatırlayamıyordum. “Masalı hatırlıyor musun?” diye sordu Kerem. “Hayır.” “Hatırlayacaksın.” Babam araya girdi. “Lara, ona inanma.” “Sen de konuşma!” Babam sustu. “İkiniz de susun.” Odanın içinde birkaç saniye boyunca yalnızca nefes alışlarımız duyuldu. Sonra masanın üzerindeki satranç taşlarından biri hareket etti. Tık. Beyaz at. Bir kare ileri. Derya tahtaya baktı. “İlk hamle.” “Ne?” “Tahta kendiliğinden hareket etti.” “Bu mümkün değil.” “Bu oyunda mümkün.” Bir taş daha oynadı. Tık. Siyah fil. Annem başını kaldırdı. “Başladı.” “Ne başladı?” “Geri sayım.” “Kaç?” Annem tahtaya baktı. “Otuz altı.” Mert'in yüzü değişti. “Otuz altı hamle mi?” “Evet.” “Sonunda ne olacak?” Annem bana baktı. “Son taş düştüğünde oyun bir kişiyi seçecek.” “Öldürmek için mi?” Annem cevap vermedi. Cevabı zaten biliyordum. “Ben mi?” “Hayır.” “Öyleyse kim?” “Bilmiyoruz.” Kerem güldü. “Ben biliyorum.” Herkes ona döndü. “Kim?” Kerem bana baktı. “Annen.” O anda annemin yüzündeki bütün renk çekildi. “Hayır.” Kerem gülümsedi. “Sen hâlâ oyunun seni affedeceğini mi düşünüyorsun?” Annem geri çekildi. Babam onun önüne geçti. “Bir adım daha atarsan...” “Ne yapacaksın?” Kerem kollarını iki yana açtı. “Beni yine öldürecek misin?” Babam sustu. “Yap.” “Kerem.” “Yap!” Kerem bağırdı. “On beş yıl önce yapamadığını şimdi yap.” Babamın elleri titremeye başladı. “Sen öldün.” “Hayır.” “Ben seni gördüm.” “Gördüğün kişi bendim.” “Nasıl?” Kerem'in yüzündeki gülümseme kayboldu. “Çünkü sen beni öldürdüğünü sandın.” “Ne yaptın?” “Ölmedim.” “Peki o gece kim öldü?” Kerem anneme baktı. Annem gözlerini kaçırdı. “Kim?” diye tekrar sordum. Kimse cevap vermedi. “ Kim öldü?! ” Kerem bana baktı. “Senin için bir cevap var.” “Ne?” “O gece annen öldü.” Annem başını kaldırdı. “Yalan.” Kerem ona baktı. “Gerçeği söyle.” Annem sustu. “Anne?” Annem bana baktı. “Lara...” “Ne oldu o gece?” Annemin gözlerinden yaş süzüldü. “Senin doğduğun gün...” “Evet?” “Ben bir karar verdim.” “Ne kararı?” “Birinin ölmesi gerekiyordu.” “Kim?” “Ben.” Odaya sessizlik çöktü. “Ne?” “Eğer ben ölseydim, oyun bitecekti.” “Peki neden ölmedin?” Annem gözlerini kapattı. “Çünkü baban beni kurtardı.” Babam başını eğdi. Kerem acı bir şekilde güldü. “Ve oyun onun yerine seni seçti.” “Beni?” “Evet.” “Ben doğduğum için mi?” “Evet.” “Bu saçmalık.” “Keşke öyle olsaydı.” Kerem masadaki kırmızı şa…

Bölümün tamamını WritePad'de oku