Son Arzum|İnkisar

Ehvenişer.

Yazar:

Son Arzum|İnkisar - Hiraeth kitap kapağı
Son Arzum|İnkisar kitap kapağı

Bölüm şarkısı: maNga-Dünyanın Sonuna Doğmuşum. Ekin Nehir Tan: İnsanların hayatında önemli dönüm noktaları olurdu. Denora’da ise tek dönüm noktası vardı: Anne rahmine düştüğünüz an. Denora için nasıl bir insan olduğunuz önemli değildi. Tehlikeli ya da masum, suçlu veya suçsuz, bunların her biri ailenizden birisi suçluysa bir kaç kelimeden ibaret kallıyrdu. Bunu en acı haliyle deneyimliyorum. Ailemden biri suçluydu. Aslında suçlu bile değildi. Emir, Abim. Emir Tan, -2 vatandaşı. Hayat her zaman acımıyordu, o gün bunu öğrenmiştim. 29 Şubat, kabustu benim için. Abimin bizden gidiş günüydü. Bizden değil, benden gidiş günüydü. Çünkü aileme göre bizim ailemiz üç kişiydi. Emir diye biri yoktu ailemizde. Onlar umursamamıştı ama ben canının yarısının gitmesi ne demekti, o gün anlamıştım. İntihar, Hep korkardım intihardan. Aslında korktuğum şey intihar olmazdı, intihar eden birinin eksilere düşmesinden korkardım. Çünkü intihar, eksilerden bile daha iyiydi. Eksilere düşersek elinde sonunda intiharı dileyecektik. 29 Şubat’ta bunu yaşamıştım. Şimdi ise bunun acısı benden çıkıyordu, gerçek anlamda. Eksilere düşüşümde ki neden cinayet olsa da, bir değer etken abimdi. Sorgulanmamıştım bile, ailemden biri eksilerde olduğu için. Ailem, 'sakıncalı aile' olduğu için. Bir insanın ailesinden birinin eksilerde olması, onunda suçlu olduğu anlamına mı geliyordu? Denora’da bu anlama geliyordu. Karşımda ki kötü haldeki yerleşim alanına bakarken içimden bunlar geçiyordu. Neden bunların hepsi tek bir sonuca çıkıyordu? O sonuç neden ölümdü? Dumanla karışık koku rahatsız ediyor, ortamın kötülüğünü yansıtıyordu. -3’deydim, Korkulu rüyamda. Suçsuzken buraya düşmüştüm ama bu Denora’nın umurunda değildi. Ailemden biri suçluysa, ben de suçlu oluyordum. Birini ölüme göndermek bu kadar basit miydi? Etrafıma bir kez daha göz attım, ne kadar incelersem inceleyeyim buranın cehennem olması değişmiyordu. Cehennemden de daha kötüydü burası, hayatta nasıl kalıyorlardı? Yaşam var mıydı burada, varsa nasıl bir yaşamdı? Suçluydu, buradaki herkes suçluydu. Burası suçtan ibaretti. -3, Denora’nın son ceza sistemiydi. -3’ten aşağısı yoktu, buradaki her insan kafasına göre suç işleyebiliyordu. Bir suça daha kurban gitmek istemiyordum. “25, Selim Artuğ.” Ses cihazından herkesin duyabileceği mekanik sesler yükseliyordu. “26, Beliz Yılmaz.” Aynı mekanik ses bir kez daha yükseldi. Bir ses; insanları ölüme çağırıyordu, belki ölümden de beterine. “27, Ekin Nehir Tan.” Ses bu sefer beni çağırmış, diğerlerinde olduğu gibi birini beni almaya göndermişti. Karşıdan bana doğru gelen kişiye baktım. Üstündeki lacivert gömlek ve siyah kotla güzel bir giyimi vardı. “Ekin, doğru muyum?” Diye sordu. Yanıt olarak başımı aşağı yukarı salladım, gerçi benim cevabımı beklemeden yürümeye başlamıştı. Onun peşinden giderken etrafa göz gezdirdim. Sanıldığı kadar kötü değildi -3, tabi ki görünüşten bahsediyordum. Artılarda bahsedilen eksiler çoğunlukla açlıktan ölenlerin olduğu, giyim namına bir şey olmayan ve çöpten geçilmeyen yerlerdi. Şimdi bulunduğum ortama baktığımda bu yüzden inanmakta zorlanıyordum. Artılar kadar temiz olmasa da berbat bir halde değildi burası, iyi bile diyebilirdim. Ama yine de korkuyordum, görünüşünün iyi olması içinde yaşayan insanları değiştirmezdi. Burada yaşayan her bir insanın içi bu şehirden daha kirliydi. Önümdeki adamın sağa dönmesiyle bende döndüm, iki evi geçtikten sonra beyaz, tek katlı bir evin önünde durmuştuk. Kapıyı homurdanarak açan adam benim geçmemi beklemeden içeri geçti, evin içine girdiğimde kapıyı arkamdan kapattım. Suçluların bulunduğu bir yerde niye bu kadar sakindim? “Niye her yeni geleni almaya beni gönderiyorsunuz abicim, işimiz gücümüz var bizimde.” Dedi beni getiren adam. “İşin ne peki, resim çizmek mi Erdem Bey?” Kahverengi tişörtü olan konuşmaya başladığında başım ona dönmüştü. “Sizinki ne peki Rüzgar Bey?” Dedi adının Erdem olduğunu öğrendiğim kişi. “Bildiğin gibi bir planımız var ya Erdem, onun için uğraşıyorum.” Plan mı? “Kaç senedir, 13?” Pişkin…

Bölümün tamamını WritePad'de oku