Son Arzum|İnkisar

Târumar.

Yazar:

Son Arzum|İnkisar – Hiraeth kitap kapağı
Son Arzum|İnkisar – Hiraeth kitap kapağı

Bölüm şarkısı- Son Arzum- Nilüfer. Son arzum, ölmekti. Diletemezler diyordum, hiç bir insan ölümü dileyemez. Dileyebiliyormuş, diletiyorlarmış. -4’te ölümden başka dileğin olmuyordu. Burası cehennemdi. İhanet suçuyla gönderilmiştik -4’e, bilmiyorlardı ki asıl ihanete biz uğramıştık. Üç ay önce, buraya ilk düştüğümüzde konuşmuştuk ‘hainler’ ile. “Yapmak zorundaydık.” Demişti Rüzgar, “-3’te çürüyemezdik.” “Neden biz? Neden suçsuzları seçtiniz özellikle?” Erdem’in sorusunu ukela bir tavırla cevaplamıştı Asel. “Biz suçluların yandaşıyız Erdem, sence suçluları kullanır mıyız?” Asel’in cevabını başta anlamamıştım, “Rona’nın başı kim, biliyor musun? Karşındaki bu adam.” Diyerek Rüzgar’ı göstermişti. “Ayrıca tebrik ederim; Rona ilk defa bir işini öldürerek tamamladı, sizin için tuttuğumuz o adamlar öldü Ekin.” Asel bu son sözüyle beraber Rüzgar’ı da alarak gitmişti. Bir mekanik ses değil, ihanet belirlemişti kaderimizi. Onlar bir kahraman misali onurlandırılırken biz öldürülmek üzere hedef gösterilmiştik. Her yerde biz varken en ufak hatamızda öldürülebilirdik. Keşke ölseydik. Keşke ben de öldürülseydim. 6 gün önce onunla beraber ben de ölseydim. Erdem altı gün önce beni korumak için ölmüştü. Keşke onun yerine ben ölseydim. Şimdi bu cehennemde yaşamak zorundaydım, tek başıma yaşamak zorundaydım. Bu cehennem yakıyordu, şeytanları kurtulmuştu ama acısı eksilmiyordu. Şeytanlar onlardı, Asel ve Rüzgar bu cehennemin şeytanlarıydı. Bizi kullanmış, sonra bir kenara atmışlardı. Ölüme terk edilmiştik. Yanacaktım bu cehennemde, geriye tek bir külümü bırakmayacaktım. Bu cehennem beni yakmazsa vicdanımın terazisinde kavrulacaktım. Yanacaksın Ekin, onu yaktığın gibi kendi vicdanının en derininde yanacaksın. Tekrardan merhaba, Denoralı. Aslında Denoralı diyemem, değil mi? Sonuçta Denora diye bir yer yok. Seni uyarmıştım, sayın okur. Bir dahakine anlatılan hikayeye değil, anlatana dikkat et* demiştim. Sen ise aynı hataya yeniden düştün; üzgünüm, yine kandın oyunlarımıza. Üzgünüm, yalanlarımla seni yaktığım için. Denora diye bir yer hiçbir zaman var olmadı, zihnimizin kuklaları. Rüzgar, Ekin, Asel ve Erdem. Her biri farklı bir hikayenin karakteri. Onlar yalancılar, siz bu hikayenin yananlarısınız. Peki ya onlarda yanıyorsa? Yalanlar ve Yananlar’da görüşürüz, değerli okur. Kukla mı demeliydim? DEVAM EDECEK… *= Bekleme Odası 21. Bölüm.

Bölümün tamamını WritePad'de oku