Sokolava'nın Sahtekarı

3.

Yazar:

Sokolava'nın Sahtekarı - Zeynep Yazkan kitap kapağı
Sokolava'nın Sahtekarı kitap kapağı

Çünkü oraya tek başıma gidecek cesaretim yoktu. Kaldıramazdım. Hayatım boyunca yüzlerce ceset görmüştüm. İnsanların ölmesini izlemiştim. Öldürmüştüm. Ama konu Düşes olduğunda içimdeki o boşluk hâlâ kapanmıyordu. Herkesin korkuyla önünde eğildiği kadın şimdi küçük bir mezarın altında yatıyordu. Ne unvanları onunla gelmişti. Ne gücü. Ne de insanlar üzerinde kurduğu korku. Toprak hepsini eşitlemişti. Düşes bir konuda haklıydı. Bunu yıllar önce söylemişti. *"Bu dünyada ne biriktirirsen biriktir, sonunda mezara tek başına girersin."* O zamanlar sözlerinin ağırlığını anlayamamıştım. Şimdi ise her mezar ziyaretinde aynı gerçekle yüzleşiyordum. Düşes gitmişti. Ve geriye, dolduramadığım bir boşluk bırakmıştı. Voditel dikiz aynasından bana baktı. Yüzünde alışık olmadığım bir ifade vardı. Üzüntü. "Düşes nasıl biriydi?" Sesi yumuşaktı. "Ben geldikten iki gün sonra öldürüldü. Sonra da siz başa geçtiniz." Bir süre cevap vermedim. Çünkü Düşes'i birkaç cümleye sığdırmak kolay değildi. Camın ardından kayan ışıkları izledim. "Anne gibiydi." Voditel şaşırmış görünüyordu. Dudaklarımda kısa, hüzünlü bir tebessüm oluştu. "Tabii insanların anladığı türden bir anne değil." Başımı koltuğa yasladım. "Şefkatliydi. Ama bunu göstermek için sarılmazdı." Gözlerimin önüne yıllar öncesi geldi. Düşes'in elime ilk kez silah tutuşturduğu gün. İlk kez yere yıkıldığım eğitim. İlk kez başarısız olduğum görev. "Biri seni kırmadan önce seni kendisi kırardı." Voditel kaşlarını çattı. "Bu biraz acımasızca." "Haklısın." Sessizce güldüm. "Zaten acımasızdı." Bakışlarım karanlığa kaydı. "Ama bunu nefret ettiği için yapmazdı." Bir an durdum. "Güçlenmemiz için yapardı." Arabanın içinde sessizlik oluştu. "Düşes'e göre fazla güven ihanet getirirdi. Fazla merhamet mezar kazdırırdı. Fazla sevgi ise insanı kör ederdi." Parmaklarımı birbirine kenetledim. "Bu yüzden bizi sert yetiştirdi." Sesim istemeden yumuşadı. "Ama her eğitimden sonra yaralarımızla da kendisi ilgilenirdi." Voditel dikkatle dinliyordu. "Dışarıdan bakan biri onun zalim olduğunu düşünürdü." Başımı hafifçe iki yana salladım. "Oysa o, hayatta kalmayı öğretmenin başka yolunu bilmiyordu." Boğazımdaki düğümü yuttum. "Bazı anneler çocuklarına masal anlatır." Bakışlarımı cama çevirdim. "Düşes bize nasıl hayatta kalacağımızı anlattı." Ve dürüst olmak gerekirse... Bugün hâlâ nefes alıyorsam bunu ona borçluydum. Sonunda Karael'in malikanesine vardığımızda araç yavaşça durdu. Kapıyı açmaya fırsat bulamadan Voditel arabadan indi. Her zamanki gibi önce çevreyi kontrol etti, ardından benim kapımı açtı. Yüzündeki gerginlik saklanacak gibi değildi. "Ya zarar görürseniz?" Kaşlarımı hafifçe kaldırdım. "Siz beni kurtardınız, Kontes." Sesi beklediğimden daha alçaktı. "Ya ben sizi kurtaramazsam?" Bir an sustum. Aramızdan geçen yıllar gözümün önünden geçti. Yeraltı dünyasında insanlar sadakati konuşmazdı. Gösterirdi. Voditel de bunu yıllardır göstermişti. Elimi omzuna koydum. Dudaklarımda hafif bir tebessüm belirdi. "Herkesi kurtaramazsın, Voditel." Bakışları yere kaydı. "Benim Düşes'i kurtaramadığım gibi." Sözler ağzımdan çıkınca ikimiz de sustuk. Bazı yaralar yıllar geçse de kapanmıyordu. "Düşes'in ölümü sizin suçunuz değildi." Başımı hafifçe salladım. "Belki." Gözlerim malikanenin yüksek duvarlarına kaydı. "Yine de insan bazen kendini affedemiyor." Voditel cevap vermedi. Çünkü bunun cevabı olmadığını biliyordu. Elimi omzundan çektim. "Nefes alıyorum." Malikaneye baktım. "Bu benim için yeterli." Sonra ona dönüp sakin bir sesle ekledim: "Ve eğer işler ters giderse..." Voditel'in yüzü gerildi. Ben ise hafifçe gülümsedim. "Arabayı hazır tut." Bu kez gülen oydu. Kısa ama samimi bir gülümsemeydi. "Her zaman olduğu gibi, Kontes." Şestyorka da araçtan inip valizleri bagajdan aldı. Voditel'le kısa bir vedalaşmanın ardından malikane kapısına doğru yürümeye başladık. Demir kapılar yaklaştıkça omuzlarım hafifçe düştü. Adımlarım yavaşladı. Yeşim Meval korkusuz bir Avtoritet değildi. Yeşim Meval yirmi dört yaşında, işitme engelli bir öğretmendi.…

Bölümün tamamını WritePad'de oku