Sokolava'nın Sahtekarı

2.bolum

Yazar:

Sokolava'nın Sahtekarı - Zeynep Yazkan kitap kapağı
Sokolava'nın Sahtekarı kitap kapağı

**13 YIL SONRA** **İSTANBUL – BEYKOZ** Dimitri elindeki tabletten başını kaldırdı. "Gaspoya, aldığımız istihbarata göre Karael buraya Rusya'dan bir ilaç sevkiyatı getirtecek." Pencerenin ardından görünen gri gökyüzüne kısa bir bakış attım. "Ne ilacı?" "Henüz bilmiyoruz." Parmakları tabletin kenarında gezindi. "Ama malikaneye girişiniz için gereken kimlik hazır. Bilgileri telefonunuza gönderdim." Telefonum titredi. Ekranı açıp gönderilen dosyayı incelemeye başladım. **Yeşim Meval.** Yirmi dört yaşında. İstanbul Üniversitesi Öğretmenlik Bölümü mezunu. Yüzde yetmiş işitme engelli. Kimsesizler yurdunda büyümüş. Satırları ikinci kez okudum. Sonra üçüncü kez. Garipti. Dosyada yazan hayatın hiçbir kısmı bana ait değildi. Öğretmendi. Sıradan bir hayatı vardı. İnsanlara yardım ediyordu. Geleceği vardı. Ben ise yıllar önce geleceği elinden alınmış bir çocuktum. Dosyayı kapattım. "İyi hazırlanmış." Dimitri'nin yüzünde belli belirsiz bir memnuniyet oluştu. "Karael sizi tehdit olarak görmeyecek." Bu cümle hoşuma gitti. Çünkü insanların yaptığı en büyük hata buydu. Beni küçümsemek. Beni eksik sanmak. Beni duymadığım için aptal zannetmek. Oysa hayatım boyunca en büyük avantajım insanların beni hafife alması olmuştu. "Özel çocuklara gönüllü işaret dili eğitimi verdiğiniz bilgisi de eklendi," dedi Dimitri. Başımı salladım. Bu detay özellikle önemliydi. Karael'in oğluna ulaşabilmem için kusursuz bir anahtar. Belki de bu yüzden ilk kez içimde rahatsız edici bir his oluşuyordu. Çünkü bu görevde kullanacağım kişi bir çocuktu. Ve çocuklar yeraltı dünyasının kurallarını hak etmiyordu. Dimitri yeniden konuştu. "Bunun dışında araştırmalarımız Karael'in Polina'yla bağlantılı olabileceğini gösteriyor." Odadaki sessizlik ağırlaştı. Polina. İsmi zihnimin içinde yankılandı. Yıllar geçmişti. Ama bazı isimler unutulmuyordu. Bazı insanlar ölse bile peşinizi bırakmıyordu. Bir an için kendimi yeniden o küçük kız olarak gördüm. Yetersiz bulunan. İstenmeyen. Geride bırakılan. Parmaklarım fark etmeden yumruk olmuştu. "Emin misin?" "Hayır." Dimitri başını iki yana salladı. "Ama bütün izler aynı yere çıkıyor." Bakışlarımı yere çevirdim. Annem. Rus yeraltı dünyasının korkulan kadınlarından biri. Benim içinse yalnızca beni ölüme terk eden kişi. Ne anne. Ne aile. Ne de başka bir şey. Sadece kapanmamış bir hesap. İçimde yükselen öfke yüzüme yansımadı. Yıllar önce bunu kontrol etmeyi öğrenmiştim. "Öğreniriz." Sadece bunu söyledim. Dimitri'nin başını eğmesi yetti. Kapı çalındı. İçeri genç bir Şestyorka girdi. "Buyrun, Gospodin." "Gaspoya'nın hazırlıkları tamam mı?" "Evet." Çocuk hızlıca cevap verdi. "Kimlik, pasaport, belgeler ve valiz hazır." Elimi kaldırarak çıkabileceğini işaret ettim. Çocuk kapıya yönelirken bakışlarının bir anlığına üzerimde durduğunu fark ettim. Çoğu insanın yaptığı hata. Merak. Yeraltı dünyasında merak genellikle ölümle sonuçlanırdı. Dimitri de bunu fark etmiş olmalıydı. "Ona güvenmiyorum." "Neden?" "Bazı insanlar sınırlarını unutuyor." Şestyorka'nın omuzları gerildi. Ben ise sadece onu izledim. Korku yavaş yavaş yüzüne yerleşiyordu. Kendi cezasını kendi zihninde veriyordu. Bu çoğu zaman daha etkiliydi. "Kafana takma." Dimitri bana baktı. "Ulaşamayacağı şeylerin peşinden gidenler genelde kaybolur." Bu kez gülen Dimitri oldu. Kısa ve sessiz bir kahkaha. "Gerçekten değiştiniz." Cevap vermedim. Eski Yeşim'i en son ne zaman düşündüğümü bile hatırlamıyordum. Belki çoktan ölmüştü. Belki de hayatta kalabilmek için onu ben öldürmüştüm. Köşede bekleyen Şestyorka'ya döndüm. "Sen benimle geliyorsun." Çocuk hemen doğruldu. "Eşyaları taşı." "Evet, Gaspoya." Birkaç dakika sonra binadan çıktık. Akşam çökmeye başlamıştı. Beykoz'un nemli havası yüzüme çarptı. Uzakta Boğaz'ın üzerinde ışıklar parlıyordu. Şehir her zamanki gibiydi. İnsanlar işten dönüyor, yemek planları yapıyor, hayatlarına devam ediyordu. Kimsenin haberi yoktu. Bu gece bir savaş başlayacaktı. Siyah sedan girişte bekliyordu. Voditel bizi görünce araçtan indi. Bakışları doğrudan Şestyorka'ya kaydı. "…

Bölümün tamamını WritePad'de oku