Siyah Matruşka

2. Korkunun Pusulası

Yazar:

Siyah Matruşka - losttdiary kitap kapağı
Siyah Matruşka kitap kapağı

"İnsan bazen gerçeği aramaz, gerçeğin peşine düşecek cesareti arar. Çünkü cevaplar çoğu zaman gözümüzün önündedir fakat onları görmek hayatımızı geri dönülmez biçimde değiştirmeyi göze almayı gerektirir. Ve bazı yollar vardır ki ilk adımı attığın anda artık eve dönen kişi, yola çıkan kişi değildir." Gözlerimi açtığımda odanın içine sızan sabah ışığı doğrudan yüzüme vuruyordu. Gece üzerimi bile değiştirmeden uzandığım için her yerim tutulmuştu. Kafamın içindeki uğultu yetmezmiş gibi komodinin üzerinde çalan telefonum da bana hiç yardımcı olmuyordu. Ekrandaki ismi görünce derin bir nefes aldım. Arayan Yeva'ydı. Gülce ve benim ortak çocukluk arkadaşımız olurdu kendisi. "Alo?" dedim uykulu sesimi toparlayarak. "Güzce! Saat kaç oldu haberin var mı senin? Defalarca mesaj attım, insan bir bakıverir ya!" Yeva'nın endişeli sesi kulaklarımı dolduruyordu. "Uyuyakalmışım Yeva," dedim yataktan doğrulurken. "Beni bu kadar çok sevdiğini bilmiyordum doğrusu." "Tabiki de seviyorum salak şey." Birkaç saniye sessizlik oldu. "Ayrıca iyi misin sen? Dün emniyete gidecektin. Bir gelişme var mı?" Boğazıma bir yumru oturduğunda gözlerimi tavana diktim. "Dosyayı kapattılar Yeva." Hattın diğer ucundaki sessizlik saniyelerde sürdü. "Ne? Nasıl yani kapattılar? Güzce saçmalama. Öyle pat diye bir anda nasıl kapatırlar?" "Somut bir delil bulamamışlarmış," dedim alaycı bir tonda. "Altı aydır tek iz bile bulamamışlar. Rusya'daki makamlardan da ses çıkmayınca arşive kaldırdılar dosyayı." "İnanamıyorum ya. Pervin abla nasıl? Ne kadar üzülmüşlerdir kim bilir?" "Annem bitti Yeva. Babam da annemi korumak için kabullenmiş gibi davranıyor. Evin içi yangın yeri anlayacağın." "Keşke elimden bir şey gelebilseydi. Gerçekten çok üzgünüm..." Gözlerimi kapattım. "Senin üzgün olacağın hiçbir durum yok Yeva. Elinden gelenin daha fazlasını da yaptığını biliyorum. Üzme kendini boşuna." "Nasıl üzmeyebilirim kendimi Güzce," dedi yorgun bir sesle. Ben ne kadar Gülce için çabalarsam o da benim kadar çabalıyordu. "Gülce'yi inan senin kadar seviyorum ve biliyorsun, biz sadece arkadaş değil sırdaştık. Sırdaşımın birini kaybettiğim için eksik hissediyorum. En az senin kadar." En az senin kadar eksik hissediyorum. "Ne diyeceğimi bilmiyorum." Derin bir nefes vererek elimi ağrıyan başıma attım. "Tek umudum Gülce'yi bir an önce bulmak." "Bulmak derken?" "Bulmak işte," dedim ayağa kalkarken. Oturduğum yer bile rahat gelmiyordu. "Polis veya ailem pes etmiş olabilir ama ben öyle yapmayacağım. İnanıyorum. Gülce hayatta Yeva." "Güzce," dedi sakin bir tonda. "Polisler ve hatta Rus makamları bile bulamamış. Sen tek başına nasıl bulacaksın?" Gözlerim açık olan cama kaydı. "Ben bir şeyi istiyorsam yaparım Yeva. Ya Gülce'yi bulacağım ya da onun gömüldüğü yerin hemen yanına gömeceğim kendimi." Lafını kesti. "Saçmalamayı kes Güzce!" Derin bir nefes aldı. "Ne Gülce'nin öldüğünü biliyoruz ne de sen böyle bir şeye kalkışacaksın. Duydun mu beni? Yüksek makamlar bulamamışsa bulamamışlardır. Ama bu senin böyle bir şey yapacağın anlamına gelmiyor!" "Bana bağırma Yeva. Ne yapabilirim söylesene? Benim ikizimden ümidi kesmişler. Ben de mi keseyim? Ya onu bulacağım ya da bulacağım. Eğer bulamazsam zaten Gülce'nin mezarına ziyarete gelirken bana da bir dal çiçek bırakırsınız herhalde." Oturduğu yerde doğrulduğunu gösteren hışırtılı sesler geliyordu kulağıma. "Güzce, beni delirtme," dedi sakin kalmaya çalışarak. "Sen şu an mantıklı düşünemiyorsun. Daha ne olduğunu bile bilmeden kendine mezar mı kazdırcaksın acaba? Planın bu mu?" "Evet," dedim hiç bekletmeden. "Gerekirse yapacağım bunu." İkiz olmak gerçekten garip bir duyguydu. İkizinizin küçük bir saç teline bile zarar gelse sizin canınız yanıyordu. Benim ikizimden yaşadığına dair bir haber bile yoktu. Ya ben nasıl yaşamalıydım? Bir sürelik sessizlik oldu. O da kelimelerini toparlayamıyordu ama eğer ikizi olsaydı anlardı beni. Onun ikizi yoktu. Sadece garip huylu bir abisi vardı. O da bir şey yapamazdı. İkisi de beni anlayamazdı. "Şimdi dikkatle beni dinliyorsun…

Bölümün tamamını WritePad'de oku