Siyah Kelebek | ASKER&DOKTOR

1. Bölüm: 'Nusaybin'

Yazar:

Siyah Kelebek | ASKER&DOKTOR – Merve 🪷 kitap kapağı
Siyah Kelebek | ASKER&DOKTOR – Merve 🪷 kitap kapağı

“NUSAYBİN” Son valizle birlikte binadan çıktı genç kadın. Şu dakikadan sonra hayatı büyük bir anlamda değişecekti. Arkadaşının elinden valizi almasıyla arabaya bindi. Doğup büyüdüğü şehirden ayrılıyordu. Hem de bir daha dönmemek üzere gidiyordu. Çok zordu onun için, bütün sevdiklerini burada bırakıyordu. En başta annesi olmak üzere. Arabanın hareket etmesiyle yeşil-mavi gözlü küçük adam ona sarıldı. Gözleri kendi gibi olan erkek kardeşi de geliyordu onunla. Onu da bu zulümden kurtarıyordu. Annesi altı sene önce trafik kazasında ölmüştü. Babalarıyla birlikte yaşıyorlardı şu zamana kadar. Annesi öldükten sonra babası çok değişmişti. Alkoliğin teki olmuş, her gece kumar oynuyordu. Bunun yanı sıra kafası estikçe yani her gün kardeşini dövüyor ona da birkaç tokat indiriyordu. Terminale geldiklerinde çantasını alıp arabadan indi. Ardından inen kardeşi elini tuttu sıkıca. Her şeyi anlayabilecek ve kendi fikrini söyleyebilecek yaştaydı. Bu yüzden genç kadın kardeşinin de fikrini almıştı. Kontrolden geçtikten sonra peronlara geldiler. Otobüsün daha gelmemiş olduğunu gördüler, o da bunu fırsat bilerek içeriye girip büfeye ilerledi. Yolda acıktıklarında bir şeyler yemek için yiyecek alacaktı. Alacaklarını aldıktan sonra sevdiklerinin yanına gitti. “Gitmek istediğinden emin misin Bergüzar?” arkadaşının sorusuyla bakışlarını ona çevirdi. “İstemesem bile tayinim oraya çıktı Hazal. Hem ondan ne kadar uzak olursak o kadar iyi.” Hazal, dolu gözeriyle arkadaşına sarıldı. Denizli’ye ilk geldiğinde tek arkadaşıydı o, sonra aralarına Eser de katılmıştı. “Biz varız burada, çok özlerim ben seni.” Bergüzar arkadaşını kendinden ayırdıktan sonra gülümsedi. Ne küçücük bir göz dolması ne de ses titremesi… hiçbiri yoktu onda çünkü insan içinde asla ağlamazdı, ne kadar yakınları olsa da. “Ben de sizi özleyeceğim canımın içi,” derken Eser’e döndü bakışları. “En çok ikinizi özleyeceğim. Siz benim kardeşimsiniz.” Otobüsün biri perona yaklaşmasıyla bakışlarını oraya çevirdi. Camın önündeki ‘MARDİN’ yazısını görmesiyle onların otobüsü olduğunu anladı. “Sen Hazal ablanla burada bekle biz Eser abinle valizleri koyup gelelim.” “Tamam abla,” Bergüzar otobüste yanına alacağı çantaları Hazal’a uzattıktan sonra valizlerle otobüsün yanına ilerlediler. Muavine valizleri verdikten sonra ona uzatılan küçük fişi telefonuyla kılıfının arasına sıkıştırdı. “Maddi açıdan sıkıntıdaysan yardım edelim,” Eser’in sözüyle kaşlarını çatarak ona baktı. “Kaç kere diyeceğim gerek yok diye! Ne zaman biriktiğim para var biliyorsunuz ki.” Kimseye minnet etmezdi. Annesi öldükten sonra ayakta kalmaya çalışmış ve başarmıştı da. İlk zamanlar ne kadar zor olsa da genel cerrah asistanlığı yaptığı süre boyunca köşeye para atmıştı hep. Şimdi de o paraya güvenerek Mardin’e gidiyordu. Yüklü bir meblağdı ve çok çok uzun bir süre onlara yeterdi bile. Muavinin kalkacak olan otobüsün çağrısını yapmasıyla Eser’e sarıldı. “Kendinize orada çok dikkat edin. Her gün aramayı da unutma, en azından iyi olduğuna dair haber versen bile yeter.” Eser’in dediğine kafasını salladı. “Siz de dikkat edin olur mu? Eğer nereye gittiğimizi soracak olursa hiç bilmediğinizi hatta sanki ilk defa öğreniyormuş gibi yapın.” İkisinden de onay aldıktan sonra Hazal’a sarıldı. Arkadaşının ağladığının farkındaydı ama bir şey demedi. Tanıdığından beri hep öyleydi o, karşısındaki insan ağlasın direkt yaş düşerdi yanağından. Çantaları aldıktan sonra kardeşiyle birlikte otobüse bindi. Satın aldığı koltuklara oturduktan sonra kendi çantalarını ve kardeşinin çantasını üste koyup koltuğuna oturdu. Araba hareket ettikten sonra ikisi de gülümseyerek dışarıya baktı. Hazal ve Eser birbirlerine sarılmış hızlı hızlı onlara el sallıyorlardı. Karşılık olarak onlar da el sallarken araba yavaşça terminalden çıkış yaptı. Önlerinde on beş-on altı saatlik yolculuk vardı. Bergüzar uyumayı planlamıyordu ama kardeşinin uyumasını istiyordu. “Oğuzhan.” “Efendim.” “Uykun geldiğinde kafanı bacaklarıma koyup uzanabilirsin bi’tanem,” olumlu dönüş aldığında gülü…

Bölümün tamamını WritePad'de oku