Bölüm 7
Yazar: lilianna

Yüzündeki siyah maskeyi kapatıp şirketin çatısına çıktım ve çantayı hemen alıp eve geri döndüm. Çantayı kapının yanına koyup köpeğim Luna'nın yanına , salona geçtim. "Merhaba kızım ben geldim." Luna sesimi duyar duymaz hemen koltuktan kalkıp backlarıma atladı. Onu daha fazla bekletmeyip kucağıma aldım ve bir süre birlikte koltukta uzandık. Fakat içimi kemiren birşey vardı. İçimdeki duygulara yenik düşüp Luna'yı yere bıraktım ve kapının yanındaki çantayı elime alip yerime geri oturdum. Biraz yaptığım daha doğrusu yapacağım işi sorguladım ama gerçekten içimi kemiriyordu. Bu yüzden daha fazla beklemeyerek çantayı açtım. Çantanın içinde; •Bir telefon , •Bir kulaklık , •Bir cüzdan, •Bir kağıtlarla dolu olan dosya, •Son olarak kırmızı fiyonklu ve gözlü , siyah tüyleri olan oyuncak tavşan. İlk önce tavşan peluşu alıp inceledim ama pek de bir şeyi yoktu. Sonra kağıt dolu dosyayı açıp baktım. Dosyada Shakespeare'in yazdığı Hamlet oyununun bir çıktısı vardı. Son sayfalarında Shakespeare ve onun eserleri ile ilgili birkaç not düşmüştü ama çok ta dikkat çekici değildi. Cüzdanı elime alıp baktım. İçinde 4 tane kredi kartı ve 1300 kadar nakit para vardı. Bir de Efsun'a benzeyen küçük bir kızın kameraya karşı gülümseyen bir fotoğrafı vardı. Biraz bakınca bunu Efsun olmadığını anladım çünkü Efsun'un zarif ve asıl yeşil gözlerinin aksine fotoğraftaki kızın açık mavi , parıltılı ve neşeli gözleri vardı. Yüksek ihtimalle kulaklıkla şarkı dinlemişti bu yüzden kulaklıkta pek birşey olmadığını düşünüp onu da diğerlerinin yanına koydum. Son olarak geriye sadece telefon kalmıştı. Her ne kadar ikilemde kalsamda sonunda açmaya karar verdim. Telefonunun şifresi yoktu yani açmak kolay olmuştu. Bakınca ekranında ne bir oyun ne bir sosyal medya uygulaması görebildim. Daha fazla bakınca telefonu'nun arka planının olmadığını ve galerisinin boş olduğunu fark ettim. Tek dolu olan yer müzik çalarıydı ve orada da 800'den fazla şarkı vardı. Normalde bu yaşlardaki kızların sosyal medya uygulamaları bol olur ama Efsun'un telefonunda hiç yoktu. Bu akşam beynimi daha fazla meşgul etmemek için aldığım eşyaları çantaya aynı şekilde yerleştirmeye başladım. Çantayı yerleştirirken birşeyin hareket ettiğini hissettim ve çantadakileri geri çıkarıp içini inceledim. Gerçekten de gizli bir bölme vardı. Ama bölme kilitliydi. Anahtarın nerede olduğunu düşünürken aklıma kulaklık geldi. Kulaklığın sağ tarafındaki kısmı açınca anahtar zaten elime düşmüştü. Anahtarı alıp hemen bölmeyi açtım. İçinden bir zarf ve mektup çıktı. İlk başta zarfı açtım dolu dolu bir zarftı. Zarfı açtığımda cüzdanda olan aynı kızın fotoğraflarıyla ve mektupla karşılaştım. Fotoğrafları hiç karıştırmadan sadece mektubu okudum; Sevgili ve tek kız kardeşim Mercan Karaca Öncelikle senden özür diliyorum. Yaptıklarımla ve söylediklerim ile kalbini kırdım. Ama sen de biliyorsun ki seni kendi canımdan çok sevdim ve korudum. Ama bunu bana anne ve babamızın verdiği ilaçlar yaptı. O günden sonra o ilaçları almadım. Sana zarar verdiğimi fark ettiğim günden beri inanmadım ailemize. Beni kontrol edemeyince sana olan sevgimi elimden aldılar. Beni duygusuz yaptılar ablacım... Sana beni unutma için ilaç vermelerini engelleyemedim. Yapamadım bunu , çünkü ben de çok küçüktüm. Aramızda iki yaş vardı ablacım iki yaş!.. Ama bizim birlikte kurduğumuz hayallerimiz de vardı... Beni nasıl unuttun ablacım. Beni nasıl arkada bıraktın gülüm... Ailemiz sana iyi davranıp sevgi verdiği için ve son karşılaşmamızdaki gibi kriz geçirmemen için bir daha seni görmeye gelmeyeceğim ama sana bu mektubu göndereceğim ve yolundan çekileceğim... Seni seviyorum ablasının hırçın Okyanusu , ve hep de seveceğim. Artık hayatında olmayan ablan Efsun 🐇 Mektubu aynı şekilde kapatıp geri yerine koydum... Efsun'un çok belli ailevi problemleri var ve bu en azı olabilir. Sonrasında zarfı geri koyunca gözüme boşta olan mektup çarptı. Bu sefer de bu mektubu açıp okumaya başladım. Sevgili ve tek kız kardeşim Mercan Karaca Biliyorum artık beni sevmiyorsun , ama sa…