Siyah Bal

Bölüm 8: Tenin Hafızası

Yazar:

Siyah Bal - İpek🩷 kitap kapağı
Siyah Bal kitap kapağı

Kuzey Kulesi'nin cam duvarlarına vuran yağmur damlaları, sanki gökyüzü bu odaya girmeye çalışıyormuş gibi hırçın bir ses çıkarıyordu. İçeride ise sadece şömineden gelen odun çıtırtıları ve Barlas'ın masasının üzerinde gezinen kaleminin sesi vardı. Odanın içindeki sessizlik o kadar yoğundu ki, kendi kalp atışlarımın ritmini duyabiliyordum. Ya da belki de o ses, hemen birkaç metre ötemde oturan ve varlığıyla odayı daraltan adamın yarattığı baskının bir sonucuydu. "Yoruldun," dedi Barlas. Başını kaldırmamıştı ama kaleminin sesi kesilmişti. "Hata yapmaya başladın. Üçüncü kez aynı satırı okuyorsun." Elimdeki tableti yavaşça masaya bıraktım. Haklıydı. Ekrandaki isimler, sayılar ve oturma düzeni birbirine karışmış, anlamsız birer karaltıya dönüşmüştü. Saatlerdir bu odada, onun dizinin dibinde çalışıyordum. Gözlerimi ovuşturup arkama yaslandım. "Zor bir liste," diye mırıldandım. "Birbirinden nefret eden bu kadar çok insanı aynı masalara oturtmamanı sağlarken beynim yandı. Neden hepsini aynı odaya topluyorsun ki?" Barlas sandalyesinde geriye yaslandı. Omuzlarını esnetirken siyah tişörtünün kumaşı kaslarında gerildi. Bakışları, masanın üzerindeki o loş lambanın ışığında zifiri bir gölgeye dönüşen gözlerime takıldı. "Çünkü düşmanlarını bir arada tutarsan, kimin kime hançer bileyeceğini daha rahat görürsün Gece," dedi sesi fısıltı gibi ama bıçak kadar keskindi. "Bu bir bağış gecesi değil; bu bir güç gösterisi. Kimin kimin önünde eğileceğini belirleme gecesi." Ayağa kalktı. Omuzlarımın istemsizce dikleştiğini hissettim. Bana doğru yürümedi; şömineye gidip sönmeye yüz tutmuş ateşle ilgilenmeye başladı. Arkası dönükken, "Smokini hallettin mi?" diye sordu. "Evet," dedim. "Yarın sabah 09.00'da okulun kapısında olacak. Terzi her şeyin kusursuz olduğunu söyledi." Barlas ateşle ilgilenmeyi bıraktı ve yavaşça bana doğru döndü. Ateşin turuncu yansıması, yüzünün bir tarafını aydınlatırken diğer tarafını koyu bir karanlığa gömüyordu. Yüzündeki o soğuk, heykelimsi ifadeye eşlik eden bir merak peydah olmuştu. "Peki ya sen?" "Ben ne?" "Sen ne giyeceksin?" Acı bir gülümseme yayıldı yüzüme. "Ben senin asistanınım Barlas. Muhtemelen arkada, listeleri kontrol ediyor ve senin içkini tazeliyor olacağım. Kimsenin ne giydiğimi umursayacağını sanmıyorum. Bir pantolon ve gömlek yeterli olur." Barlas bir an bile tereddüt etmeden bana doğru yürümeye başladı. Adımları o kadar sessiz ve o kadar emindi ki, bir avcının son hamlesini yapışını izliyor gibiydim. Tam önümde durdu. Oturduğum sandalyenin kollarından tutup üzerime doğru eğildi. Kaçacak yerim yoktu. Sırtım sandalyeye, bedenim onun sıcaklığına hapsolmuştu. "Yanılıyorsun," dedi, sesi boğuklaşarak. "Yanımda yürüyeceksin. Herkesin gözü üzerimizdeyken, pantolon ve gömlekle o salona giremezsin. Benim gölgem bile olsa, o gölgenin bir zarafeti olmalı." Elimi, sandalyenin kenarındaki ellerinin üzerine koyup onu itmek istedim ama parmaklarım onun tenine değdiği an, sanki bir elektrik akımına kapılmış gibi dondum. Eli buz gibiydi ama bende yarattığı his yanmaya eş değerdi. "Benim böyle elbiseler alacak param olmadığını biliyorsun Barlas," dedim, sesimin titremesine engel olmaya çalışarak. "O parayı anneme saklıyorum." Barlas hafifçe güldü. Başını biraz daha eğdi; şimdi burnu burnuma değecek kadar yakındı. Nefesi çilek ve tütün kokuyordu. Gözleri, dudaklarıma kaydı ve orada bir saniye daha fazla kaldı. "Senden para isteyen oldu mu?" dedi fısıltıyla. "Benim olan her şey senindir dedim Gece. Bunu sadece para olarak mı anladın?" Elini sandalyeden çekip yavaşça yüzüme doğru kaldırdı. Nefesimi tuttum. Baş parmağı, alt dudağımın hemen altındaki çukurda gezindi. Dokunuşu o kadar hafifti ki, bir hayal mi yoksa gerçek mi ayırt edemiyordum. Kalbim göğüs kafesimi dövüyordu. "Yarın akşam," dedi Barlas, sesi iyice kısılarak. "O salona girdiğimizde, kimse Barlas Korhan'ın ne kadar güçlü olduğunu konuşmayacak. Herkes, yanındaki o karanlık ve güzel kızın kim olduğunu, onun ruhunu nasıl ele geçirdiğimi konuşacak." "Sen benim ruhumu ele g…

Bölümün tamamını WritePad'de oku