Siyah Bal

Bölüm 6: Şeytanla El Sıkışmak

Yazar:

Siyah Bal - İpek🩷 kitap kapağı
Siyah Bal kitap kapağı

Geceler ne kadar uzun sürerse sürsün, sabahın o kaçınılmaz, o çiğ ve acımasız ışığı eninde sonunda perdenin kenarından sızar. Benim için sabah, bir kurtuluş değil, bir infaz saatiydi. Bütün gece gözümü bile kırpmamıştım. Yatakta dönüp durmuş, yorganı tepeme kadar çekmiş, karanlığın içinde nefesimi tutarak zamanın donmasını dilemiştim. Ama zaman, insana asla acımazdı. Odanın içindeki hava, gece boyunca ağırlaşmış, Barlas’ın ciğerlerine çekip üflediği her nefesle daha da zehirli bir hale gelmişti. Sırtım ona dönük olsa da, varlığını ensemde hissediyordum; o uyumamıştı. Biliyordum. Belki kitap okumuş, belki tavanı izlemiş, belki de sadece avının kıvranışını dinleyerek sessiz bir zaferin tadını çıkarmıştı. Gün ağarmaya başladığında, odanın içindeki eşyalar yavaş yavaş şekil almaya başladı. Gri, puslu bir ışık odaya doldu. Bu ışık, umut vadetmiyordu; soğuktu, cansızdı ve yüzleşmem gereken gerçeği aydınlatıyordu. Sabah saat 07:00. Disiplin kurulu toplantısına iki saat vardı. Karar anı gelmişti. Yatağın yaylarının gıcırtısıyla irkildim. Barlas yataktan kalktı. Hareketleri ağırdı ama hantallıktan değil, kendinden eminliğinden geliyordu bu ağırlık. Çıplak ayaklarının zemine basış sesini dinledim. Adımları bana doğru değil, dolabına doğruydu. Gözlerimi hala açmamıştım, uyuyor taklidi yapıyordum. Bu çocukça kaçış, ona vereceğim cevabı birkaç dakika daha ertelememi sağlıyordu sadece. Ama o, bu numarayı yutacak biri değildi. "Numara yapmayı kes," dedi sesi. Sabahın ilk saatlerinde sesi o kadar çatallı ve derindi ki, omurgamda bir titreşim yarattı. "Uyumadığını biliyorum. Nefes alışverişin seni ele veriyor." Yakalanmıştım. Daha fazla kaçmanın anlamı yoktu. Yavaşça gözlerimi açtım ve yatakta doğruldum. Odaya baktığımda, Barlas’ın dolabının önünde durduğunu gördüm. Üzerinde sadece siyah bir boksör külodu vardı. Sırtı bana dönüktü. Sırt kasları, hareket ettikçe geriliyor, kürek kemikleri belirginleşiyordu. Sol omzundan sırtına inen o gotik dövme, solgun teninin üzerinde kapkara bir leke gibi parlıyordu. Utanıp başımı çevirmem gerekiyordu belki ama yapamadım. O kadar rahattı ki, bu odada başka bir insanın, bir kızın olduğunu umursamıyordu bile. Burası onun krallığıydı ve o, kendi krallığında istediği gibi davranırdı. Siyah bir pantolon çıkardı ve yavaşça giydi. Sonra beyaz, jilet gibi ütülü bir gömlek aldı eline. Bu manzara, dünkü serseri, deri ceketli çocuktan farklıydı. Bu sabah, Velas Akademisi’nin sahibi olan o güçlü ailenin varisi gibi giyiniyordu. Düğmeleri iliklerken bana dönmedi. Aynadan, o küçük ve kirli aynadan gözlerimin içine baktı. "Kararın?" dedi. Soru sormuyordu, tahsilat yapıyordu. Yutkundum. Boğazım kurumuştu. Dilim damağıma yapışmıştı. Dün gece hazırladığım o gururlu reddediş cümleleri, o onurlu veda konuşmaları zihnimin karanlık köşelerine kaçışmıştı. Geriye sadece annemin yüzü, ödenmesi gereken faturalar ve sokakların o dondurucu soğuğu kalmıştı. Yataktan kalktım. Üzerimdeki buruşuk gri eşofmanlarla karşısında dikildim. Aramızdaki o birkaç metrelik mesafe, bir uçurum kadar derindi. "Kabul ediyorum," dedim. Sesim beklediğimden daha kısık, daha cılız çıkmıştı. Barlas, gömleğinin manşetlerini iliklerken duraksadı. Yüzünde bir zafer gülümsemesi beklemiştim ama o, ifadesizliğini korudu. Sanki "bugün yağmur yağacak" demişim gibi tepkisizdi. Sadece aynadaki gözleri biraz daha kısıldı. "Duymadım," dedi. Dişlerimi sıktım. Beni ezmek istiyordu. Beni dizlerimin üzerine çöktürmek, yalvartmak istiyordu. "Kabul ediyorum," dedim, sesimi yükselterek. "Teklifini kabul ediyorum Barlas. Senin... Senin himayene girmeyi kabul ediyorum." Arkasını döndü. Şimdi yüz yüzeydik. Gömleğinin yakasını düzeltirken üzerime doğru yürüdü. Her adımında oda küçülüyordu. Tam önümde durdu. Boyu o kadar uzundu ki, ona bakmak için başımı kaldırmak zorundaydım. "Güzel," dedi, kelimeyi ağzında yuvarlayarak. "Akıllıca bir seçim. Ya da korkakça. Bakış açısına göre değişir." Elini cebine attı ve siyah, metal bir kart çıkardı. "Bu, benim kişisel asistan kartım. Okuldaki…

Bölümün tamamını WritePad'de oku