Siyah Bal

Bölüm 21: Siyah Elmas

Yazar:

Siyah Bal - İpek🩷 kitap kapağı
Siyah Bal kitap kapağı

Korhan Holding’in devasa cam kapılarından çıkıp İstanbul’un o kasvetli, yağmurlu gecesine adım attığımızda, arkamızda koca bir enkaz bırakmıştık. Demir Korhan’ın o yenilmez sandığı tahtı, Sarp Soykan’ın kibrini besleyen o kusursuz imparatorluğu tek bir USB belleğin içindeki on yıllık günahlarla un ufak olmuştu. Arkamızdan patlayan gazeteci flaşları, polis arabalarının mavi-kırmızı çakarları ve o bitmek bilmeyen uğultu... Hepsi, Barlas’ın siyah Mercedes’inin kapısı kapandığında bıçak gibi kesildi. Arabanın içi sadece yağmurun cama vuran ritmik sesi ve ikimizin ağırlaşmış nefesleriyle doluydu. Barlas gaza öyle bir bastı ki, motorun o vahşi kükremesi sanki onun yıllardır göğüs kafesinde tuttuğu o çığlıktı. İstanbul’un o kaotik ışıkları camlarda birer çizgi halinde akıp giderken, Barlas tek kelime etmiyordu. Sadece sağ eliyle direksiyonu sıkıca kavramış, sol eliyle ise benim elimi, parmaklarımı kıracakmış gibi ama bir o kadar da muhtaçça tutuyordu. Şehirden çıkıyorduk. Karadeniz’in o hırçın, karanlık sularına doğru, uçurumun kenarına inşa edilmiş, kimsenin bilmediği o cam ve taştan yapılma, Barlas’ın gizli sığınağına doğru yol alıyorduk. Saatler sonra, dalgaların kayaları dövdüğü o sarp uçurumun kenarındaki evin önüne geldiğimizde fırtına tam anlamıyla patlamıştı. Barlas motoru durdurdu. Ellerini direksiyondan çekti, başını koltuğa yasladı ve derin, titrek bir nefes aldı. Sanki yirmi yıllık hayatında ilk defa ciğerlerine gerçekten oksijen giriyormuş gibiydi. Ona döndüm. Yüzündeki o sert, acımasız Korhan veliahdı maskesi tamamen erimiş, geriye sadece bana ait olan, yaralı ama artık özgür bir adam kalmıştı. Elimi uzatıp, şakaklarından süzülen yağmur ve ter karışımı damlaları sildim. "Bitti," diye fısıldadım. Barlas gözlerini açtı. O kapkara kuyularda artık babasının gölgesi, Sarp’ın nefreti ya da o zehirli rekabet yoktu. Sadece saf bir ateş, durulmuş bir deniz ve bana olan o korkutucu derecede büyük aşkı vardı. "Onların dünyası bitti Gece," dedi, sesindeki o derin titreşimle. Elimi tutup avuç içimi dudaklarına bastırdı. "Benim dünyam ise senin gözlerini açtığın o an başladı." Arabadan indik. Yağmur saniyeler içinde üzerimizdeki kıyafetleri sırılsıklam ederken, Barlas beni aniden kucağına aldı. İtiraz etmeme fırsat bile vermeden, beni o geniş, karanlık evin kapısından içeri taşıdı. İçerisi buz gibiydi ama Barlas’ın teninin sıcaklığı beni yakıyordu. Beni devasa salonun ortasındaki şöminenin önüne, yumuşak tüylü halının üzerine bıraktı. Hiç vakit kaybetmeden şömineyi yaktığında, alevlerin kızıl ışığı o karanlık odayı ve ıslak yüzlerimizi aydınlattı. Ayağa kalkıp üzerindeki o ıslak ceketi, ardından kravatını ve gömleğini çıkarıp bir kenara fırlattı. Çıplak, kaslı sırtında, alevlerin gölgeleri dans ediyordu. Sonra bana döndü. O an, odadaki hava öylesine yoğunlaştı ki, nefes almakta zorlandım. Bana doğru bir avcı gibi değil, ibadet etmeye hazırlanan bir inanan gibi yaklaşıyordu. Önümde diz çöktü. Barlas Korhan, önünde kimsenin boyun eğdiremediği o adam, şöminenin ışığında benim önümde diz çökmüştü. Elleri sırılsıklam olmuş siyah kazağımın eteklerine gitti. Gözlerimin içine baka baka, yavaş ve eziyet edici bir sakinlikle kazağımı başımdan sıyırıp çıkardı. Soğuk hava ıslak tenime değdiğinde ürperdim ama Barlas’ın dudakları anında o soğuğu yok etti. Öpücükleri karnımdan başladı, köprücük kemiklerime, boynuma doğru tırmandı. "Sen," diye mırıldandı tenime doğru, sesi şöminedeki odunların çıtırtısına karışırken. "Sen benim karanlığımın içindeki tek ışıksın. Babam beni bir canavar olarak yetiştirdi, Sarp beni bir düşman olarak gördü. Ama sen... Sen beni bir adam yaptın Gece." Ellerimi onun ıslak saçlarına geçirdim. Başını göğsüme bastırdım. Onun kalp atışlarını tenimde hissedebiliyordum; hızlı, düzensiz ve sadece benim için atıyordu. "Ben seni olduğun gibi seviyorum Barlas," dedim fısıltıyla. "Ne o lüks rezidanslara, ne de o holdingin gücüne ihtiyacım var. Benim tek sığınağım senin kolların." Bu sözlerim üzerine başını kaldırdı. Gözlerinde ilk…

Bölümün tamamını WritePad'de oku