Siyah Bal

Bölüm 18: İlan-ı Aşk

Yazar:

Siyah Bal - İpek🩷 kitap kapağı
Siyah Bal kitap kapağı

Siyah Mercedes, Velas Akademisi’nin devasa demir kapılarından içeri süzülürken, arabanın içindeki hava dışarıdaki keskin kış sabahına inat, adeta elektrik yüklüydü. Barlas’ın sağ eli direksiyondaydı; kemikli, uzun parmakları deriyi sıkıca kavramıştı. Sol eli ise benim dizimin üzerindeydi. Başparmağı, siyah deri eteğimin bittiği yerde, tenimde yavaş ve ritmik daireler çiziyordu. Bu küçük dokunuş, yaklaşan fırtınanın ortasındaki tek pusulam gibiydi. Dün geceki o yıkıcı, sınırları kaldıran saatlerden sonra, ikimiz de değişmiştik. Artık birbirimize sadece bir çekimle değil, görünmez, kalın halatlarla bağlıydık. Barlas beni kendi karanlığına çekmemişti; karanlıklarımızı birleştirip yeni bir evren yaratmıştık. Ve ben, o evrenin kraliçesi olmaktan zerre kadar korkmuyordum. Araba otoparktaki her zamanki, kimsenin park etmeye cesaret edemediği yerine, siyah bir panter gibi yanaştı. Motor sustuğunda Barlas bana döndü. Gözleri üzerimde, o bol yakalı siyah kazakta, saçlarımda ve yüzümde gezindi. "Hazır mısın Siyah Bal?" diye sordu, sesi arabanın sessizliğinde derin ve yankılıydı. "Seninle her şeye," dedim. Barlas gülümsedi. Arabadan indi, hızla benim tarafıma dolanıp kapımı açtı. Elini uzattı. Elini tuttum ama bu kez sadece parmaklarımızı kenetlemedik; avuç içlerimiz birbirine tam anlamıyla mühürlendi. Otoparktaki öğrencilerin fısıltıları, biz arabadan iner inmez bir uğultuya dönüştü. Kimse bize yaklaşmıyor ama herkesin gözü üzerimizdeydi. Okulun geniş, cam kapılarından içeri adım attığımızda, koridor adeta Kızıldeniz gibi ikiye yarıldı. Barlas her zamanki gibi başı dik, çenesi kasılmış, etrafına o dondurucu ve ulaşılmaz aurasını yayarak yürüyordu. Ama bu kez yanında ben vardım. Başımı eğmedim. Adımlarımı onunkilere uydurdum. Siyah deri botlarımın mermerde çıkardığı ses, kalbimin ritmine eşlik ediyordu. Kafeteryanın önünden geçerken, beklenen o an geldi. Sarp Soykan, arkadaş grubuyla —ve tabii ki yanından ayrılmayan Alara ile— masalardan birinde oturuyordu. Bizi gördüğü an elindeki kahve bardağını masaya bıraktı. Gülümsemesi yüzünden silindi. Dün gece o evden nasıl bir hayal kırıklığıyla çıktığını biliyordum ama şimdi, gün ışığında o maskeyi tekrar takmaya çalışıyordu. Ayağa kalktı ve doğrudan yolumuza çıktı. Barlas adımlarını yavaşlattı ama durmadı. Ta ki Sarp tam önümüzde durana kadar. "Günaydın," dedi Sarp. Sesindeki o neşeli tını bu kez yapaylıktan çatlıyordu. "Dün geceki o... tuhaf misafirperverlikten sonra, sizi bugün bu kadar enerjik görmek şaşırtıcı." Barlas cevap vermek için ağzını açtığı an, elini sıktım. Onu durdurdum. Bu, benim savaşımdı. Dün gece ona söz vermiştim. Bir adım öne çıktım. Barlas’ın korumasından çıkmadım ama Sarp’ın tam gözlerinin içine baktım. "Misafirperverliğimiz sadece dostlar içindir Sarp," dedim, sesim o koca koridorda buz gibi çınladı. "Sınırlarını aşanlar içinse, dün gece gördüğün sadece bir fragmandı." Sarp’ın gözleri kısıldı. O kusursuz prens maskesi çatlamış, altından kibirli ve öfkeli bir yüz çıkmıştı. Tam o anda, hafifçe başımı yana çevirdim ve saçlarımı omuzumdan geriye doğru attım. Siyah kazağımın bol yakası yana doğru kaydı. Dün gece Barlas’ın boynuma, köprücük kemiğime ilmek ilmek işlediği o morluklar, o karanlık aşkın mühürleri, tüm çıplaklığıyla gün yüzüne çıktı. Etraftan birkaç kızın nefesini tuttuğunu, Alara’nın ise şok içinde elindeki çantayı düşürdüğünü duydum. Sarp’ın bakışları doğrudan boynumdaki o izlere kilitlendi. Gözbebekleri titredi. Rengi bir kağıt gibi bembeyaz oldu. O izler, sadece birer morluk değildi; onlar benim Sarp’ın vaat ettiği o "temiz" dünyayı reddedip, Barlas’ın cehennemini seçtiğimin en büyük kanıtıydı. Savaş boyalarımdı. "Sen..." dedi Sarp, sesi ilk defa titreyerek. İğrenmeyle karışık bir şok içindeydi. "Sen gerçekten delirmişsin Gece. Seni o karanlık kuyuya çektiğini göremeyecek kadar körsün. Sen bir kurban değilsin, sen... sen bu canavarlığı gönüllü seçiyorsun." "Evet," dedim hiç çekinmeden. Yakamı düzeltme gereği bile duymadım. "Ben kurban değilim. Ve Barlas bir ca…

Bölümün tamamını WritePad'de oku